Her gün 10.00 ile 19.00 arası, randevu ile @psikologburakuysal
Psikolog Burak Uysal

Çocuk Psikoloğuna Ne Zaman Gidilir?

Son güncelleme: 14 Ekim 202612 dakikalık okumaHazırlayan: Psikolog Burak Uysal
Bu sayfada (13 bölüm)
  1. Çocuk psikoloğuna ne zaman gidilir?
  2. Bir davranışın destek gerektirip gerektirmediği nasıl anlaşılır?
  3. Hangi yaşta hangi işaretlere dikkat etmeli?
  4. Hangi durumlarda beklemeden yardım alınmalı?
  5. Boşanma, taşınma ya da kayıp sonrası psikoloğa gitmek gerekir mi?
  6. Psikoloğa gitmeden önce evde neler yapabilirsiniz?
  7. Çocuğa psikoloğa gideceğini nasıl anlatmalı?
  8. Ergenlikte olağan değişim ile destek gerektiren durum nasıl ayrılır?
  9. Ebeveyn olarak kendiniz için destek almanız ne zaman yararlıdır?
  10. Çocuklarla çalışan psikologla ilk görüşmede neler olur?
  11. Çocuk psikoloğu mu, çocuk psikiyatristi mi?
  12. Psikoloğa gitmek çocuğu etiketler mi?
  13. Sıkça sorulan sorular
Kısaca

Çocuğunuzdaki bir zorluk birkaç haftadan uzun sürüyorsa, evde, okulda ya da arkadaş ilişkilerinde günlük hayatı belirgin biçimde etkiliyorsa, yaşıtlarından beklenenin dışında kalıyorsa ya da denediğiniz yollarla değişmiyorsa çocuklarla çalışan bir psikologla görüşmek yararlı olur. Kendine zarar verme sözleri, istismar şüphesi ya da ani ve ağır değişiklikler varsa beklemeden hekime ya da 112'ye başvurulur. Ebeveyn olarak süren endişeniz de tek başına geçerli bir nedendir.

Psikolog Burak Uysal tarafından hazırlandı ve gözden geçirildi · Son güncelleme: 14 Ekim 2026

Çocuk psikoloğuna ne zaman gidilir?

Çocuğunuzdaki bir zorluk birkaç haftadır sürüyor, günlük hayatını belirgin biçimde etkiliyor ve sizin denediğiniz yollarla değişmiyorsa, çocuklarla çalışan bir psikologla görüşmenin zamanı gelmiş olabilir. Her öfke nöbeti, her korku ya da her kötü not bir sorun işareti değildir; çocuklar büyürken zorlanır ve çoğu zorluk zamanla geçer. Belirleyici olan, zorluğun ne kadar sürdüğü, ne kadar yoğun olduğu ve çocuğun hayatında ne kadar yer kapladığıdır.

Ebeveynlerin bu soruyu sorarken çoğu zaman iki yönlü bir kaygı taşıdığını görürüz. Bir yanda “gereksiz yere çocuğumu psikoloğa götürüp onu etiketlemek istemiyorum” düşüncesi, diğer yanda “ya önemli bir şeyi kaçırıyorsam” endişesi vardır. Her iki duygu da anlaşılırdır. İyi haber şu ki bir psikologla görüşmek, çoğu zaman uzun bir süreç başlatmak anlamına gelmez; bazen tek bir ebeveyn görüşmesi, durumun olağan bir gelişim dönemi mi yoksa destek gerektiren bir zorluk mu olduğunu netleştirmeye yeter.

Bu arada bir terimi netleştirelim. “Çocuk psikoloğu”, ailelerin arama yaparken kullandığı yaygın bir ifadedir; Türkiye'de mevzuatta ayrı bir unvan olarak tanımlı değildir. Aradığınız kişi çoğunlukla çocuklar ve ergenlerle çalışan bir psikologdur. Benzer biçimde pedagog da yasal bir unvan değildir; bu konuyu pedagog mu psikolog mu rehberinde ayrıntılı anlattık.

Bir davranışın destek gerektirip gerektirmediği nasıl anlaşılır?

Bir davranışın destek gerektirip gerektirmediğini anlamak için beş soruya birlikte bakmak, tek bir belirtiye odaklanmaktan çok daha yol göstericidir. Bu sorulardan birkaçına “evet” diyorsanız, bir uzmanla konuşmak size netlik sağlayabilir:

  • Süre: Zorluk birkaç haftadan, örneğin bir aydan uzun süredir devam ediyor mu?
  • Yoğunluk: Davranış yaşıtlarında görülenden belirgin biçimde daha sık ya da daha şiddetli mi?
  • Yaygınlık: Zorluk yalnızca evde değil, okulda, akraba ziyaretlerinde ya da arkadaş ortamında da görülüyor mu?
  • Günlük hayata etkisi: Çocuğun uykusu, yemesi, okula gitmesi, ders çalışması ya da arkadaş edinmesi bu durumdan etkileniyor mu?
  • Değişim: Çocuğunuz daha önce yapabildiği bir şeyi yapamaz hâle geldi ya da kişiliğinde belirgin bir değişiklik fark ettiniz mi?

Bu ölçütlere ek olarak ebeveyn sezgisi de önemlidir. Çocuğunuzu en iyi siz tanırsınız. Belirli bir belirti sayamasanız bile, “bir şeyler yolunda değil” duygusu haftalardır peşinizi bırakmıyorsa, bu endişeyi bir uzmanla paylaşmak için geçerli bir nedeniniz vardır. Görüşme sonunda her şeyin yolunda olduğunu öğrenmek de değerli bir sonuçtur.

Hangi yaşta hangi işaretlere dikkat etmeli?

Aynı davranış farklı yaşlarda farklı anlam taşır; bu yüzden bir işareti değerlendirirken önce çocuğun yaşına bakmak gerekir. Üç yaşındaki bir çocuğun yere yatıp ağlaması gelişimin olağan bir parçası olabilirken, aynı davranışın on yaşında sık sık görülmesi farklı bir ihtiyaca işaret edebilir. Aşağıdaki tablo genel bir yol haritası sunar; bir tanı listesi değildir.

YaşSık görülen ve çoğu zaman geçici olanBir uzmanla konuşmayı düşündüren
0 ile 3 yaşYabancıdan çekinme, ayrılırken ağlama, kısa süreli uyku düzensizlikleriGöz temasının ve ismine tepkinin belirgin biçimde az olması, kazanılmış sözcüklerin ya da becerilerin kaybı, sürekli ve teselli edilemeyen huzursuzluk
3 ile 6 yaşÖfke nöbetleri, karanlık ya da canavar korkusu, kardeş doğumundan sonra kısa süreli bebeksi davranışlarYaşıtlarıyla oyuna hiç katılmama, haftalarca süren yoğun ayrılma güçlüğü, sık ve şiddetli saldırganlık, konuşmanın yaşıtlarından belirgin geride kalması
6 ile 12 yaşSınav öncesi gerginlik, arkadaşla küslük, ödev konusunda zaman zaman dirençOkula gitmeyi sürekli reddetme, sık karın ve baş ağrısı yakınmaları, arkadaşsız kalma, notlarda açıklanamayan düşüş, takıntılı görünen tekrarlar
12 ile 17 yaşEbeveynden uzaklaşma, mahremiyet isteği, duygu dalgalanmalarıHaftalarca süren içe kapanma ve isteksizlik, uyku ve yeme düzeninde belirgin değişim, madde kullanımı şüphesi, kendine zarar verme işaretleri

Tablonun sağ sütunundaki işaretlerden birini görmek, çocuğunuzda mutlaka bir sorun olduğu anlamına gelmez; yalnızca bir uzmanla konuşmanın yararlı olabileceğini gösterir. Okul öncesi dönemin gelişim basamaklarını okul öncesi gelişim dönemleri rehberinde ayrıntılı bulabilirsiniz.

Ailelerin en sık getirdiği konular nelerdir?

Ailelerin bir psikologla görüşmek istediği konular çoğunlukla birkaç ana başlıkta toplanır. Korkular, ayrılma güçlüğü ve sürekli endişe gibi duygusal zorluklar bunların başında gelir; bu konuyu çocuklarda kaygı ve korkular sayfasında anlattık. Öfke nöbetleri, vurma, kurallara uymama ve inatlaşma gibi davranışlar da sık görülür; ayrıntısı öfke ve davranış sorunları sayfasındadır.

Bunların yanında okula başlama ve okula uyum, kardeş çatışmaları, tuvalet eğitimi ve gece altını ıslatma, ekran kullanımı, tırnak yeme ve tikler, ergenlik dönemindeki iletişim sorunları da ailelerin sıkça danıştığı konulardır. Okula gitmek istemeyen ya da sabahları karın ağrısıyla uyanan çocuklar için okul reddi ve okul uyumu sayfası yol gösterici olabilir.

Hangi durumlarda beklemeden yardım alınmalı?

Çocuğun ya da başkasının güvenliğini tehlikeye atan durumlarda gözlem yapmak için beklenmez; hemen yardım alınır. Bu durumlarda ilk başvuru adresi bir psikolog değil, acil sağlık hizmetleri ya da bir çocuk ve ergen psikiyatrisi hekimidir. Aşağıdaki durumlarda 112'yi arayın ya da en yakın hastanenin acil servisine başvurun:

  • Çocuğun kendine zarar vermesi, ölmek istediğini söylemesi ya da buna ilişkin plan yapması
  • Başkasına ciddi biçimde zarar verme girişimi ya da tehdidi
  • Cinsel, fiziksel ya da duygusal istismara ilişkin bir şüphe
  • Gerçekte olmayan sesler duyma, aşırı şüphecilik ya da konuşmasının birden anlaşılmaz hâle gelmesi gibi ani ve ağır değişiklikler
  • Yemeyi neredeyse tamamen bırakma ve hızlı kilo kaybı
  • Madde ya da alkol kullanımına bağlı bilinç değişikliği

İstismar şüphesinde ALO 183 Sosyal Destek Hattı'ndan da destek alabilirsiniz. Acil durum geçtikten sonra psikolojik destek planlamak için bir psikologla görüşmek sürecin önemli bir parçası olabilir.

Boşanma, taşınma ya da kayıp sonrası psikoloğa gitmek gerekir mi?

Büyük bir yaşam olayının ardından çocuğun bir süre zorlanması beklenen bir tepkidir ve her zaman psikolojik destek gerektirmez. Anne ve babanın ayrılması, yeni bir şehre taşınma, kardeş doğumu, bir yakının kaybı ya da deprem gibi sarsıcı bir deneyim sonrasında çocuklarda uyku sorunları, ebeveyne yapışma, sinirlilik ya da derslerde geçici düşüş görülebilir. Çoğu çocuk, güvenli bir ortam ve tutarlı ebeveyn desteğiyle birkaç hafta içinde dengesini bulur.

Destek almayı düşündüren, tepkilerin zamanla azalmak yerine sürmesi ya da artmasıdır. Örneğin ebeveynleri ayrıldıktan üç ay sonra hâlâ her gece ağlayarak uyuyan, okula gitmek istemeyen ve arkadaşlarından uzaklaşan 8 yaşında bir çocuk düşünelim. Böyle bir durumda çocukla ve ebeveynlerle çalışmak, çocuğun yaşadıklarını anlamlandırmasına yardım edebilir. Bazı aileler ise olay öncesinde, örneğin ayrılığı çocuğa nasıl anlatacaklarını konuşmak için başvurur; bu da son derece yerinde bir adımdır.

Psikoloğa gitmeden önce evde neler yapabilirsiniz?

Karar vermeden önce birkaç basit adım, durumu daha net görmenizi sağlar ve bir uzmana başvurduğunuzda görüşmeyi daha verimli kılar. Bu adımlar uzman desteğinin yerini tutmaz, ama ona sağlam bir zemin hazırlar:

  1. İki hafta gözlem defteri tutun. Davranışın ne zaman, nerede, ne kadar sürdüğünü ve öncesinde ne olduğunu kısaca not edin.
  2. Öğretmenle konuşun. Aynı davranışın okulda da görülüp görülmediğini, arkadaş ilişkilerinin nasıl olduğunu sorun.
  3. Temel düzeni kontrol edin. Uyku saatleri, beslenme ve ekran süresindeki değişiklikler davranışı doğrudan etkileyebilir.
  4. Bedensel bir nedeni dışlayın. Sık ağrı yakınmaları, işitme ya da görme güçlüğü şüphesi varsa önce çocuk doktoruna başvurun.
  5. Çocukla sakin bir anda konuşun. Yargılamadan, “son zamanlarda biraz zorlanıyor gibisin, ne hissediyorsun” gibi açık bir soruyla başlayın.
  6. Ebeveyn olarak birlikte değerlendirin. Anne ve babanın, mümkünse çocuğa bakan diğer yetişkinlerin gözlemlerini karşılaştırın.

Gözlem defteri ve öğretmen bilgisi, ilk görüşmede psikoloğun durumu hızla anlamasına yardım eder. Bu adımlardan sonra davranış belirgin biçimde azaldıysa, belki yalnızca ortamdaki küçük bir değişiklik yeterli olmuştur. Değişmediyse ya da adımları uygulamak bile zorlaştıysa, destek almak için iyi bir zamandır.

Çocuğa psikoloğa gideceğini nasıl anlatmalı?

Çocuğa psikoloğa gideceğini dürüst, kısa ve yaşına uygun bir dille anlatmak en iyisidir; bunu bir ceza ya da bir tehdit gibi sunmamak gerekir. “Uslu durmazsan seni psikoloğa götürürüm” gibi cümleler, çocuğun görüşmeye kaygıyla gelmesine yol açar. Bunun yerine görüşmeyi, ailenin birlikte iyi hissetmek için attığı bir adım olarak anlatabilirsiniz. Yaşa göre bazı örnek cümleler şöyle:

  • Okul öncesi: “Çocuklarla oyun oynayan ve onların duygularını dinleyen biriyle tanışacağız. Ben de seninle olacağım.”
  • İlkokul: “Son zamanlarda sabahları çok zorlanıyorsun. Bu konularda çocuklara yardım eden biriyle konuşalım, belki birlikte işe yarayan bir yol buluruz.”
  • Ergen: “Bir süredir pek iyi görünmüyorsun ve bunu konuşabileceğin, bizim dışımızda biri olsun istiyoruz. İlk görüşmeye gidip sonra nasıl hissettiğine birlikte bakalım.”

Ergenlerde görüşmeye katılım kararına onları da ortak etmek, motivasyonu artırır. Ergen başta isteksizse, ilk adımı ebeveyn görüşmesiyle atmak da mümkündür.

Ergenlikte olağan değişim ile destek gerektiren durum nasıl ayrılır?

Ergenlikte ebeveynden uzaklaşma, odasına kapanma, arkadaşlara daha çok zaman ayırma ve duygu dalgalanmaları gelişimin olağan parçalarıdır; destek gerektiren durum ise bu değişimlerin ergenin genel işleyişini haftalarca bozmasıdır. Ergen ailesiyle daha az konuşuyor ama okuluna gidiyor, arkadaşlarıyla görüşüyor ve ilgi alanlarını sürdürüyorsa, çoğu zaman beklenen bir bağımsızlaşma sürecindedir.

Dikkat edilmesi gereken, geri çekilmenin her alana yayılmasıdır. Örneğin eskiden sevdiği futbolu bırakan, arkadaşlarıyla da görüşmeyen, öğlene kadar uyuyan ve sorulara tek sözcükle cevap veren 15 yaşında bir ergen düşünelim. Bu tablo birkaç haftadır sürüyorsa yalnızca ergenlik değişimi olarak görmek yerine bir uzmanla konuşmak yerinde olur. Ergenlerde uyku düzeninde belirgin değişim, okul başarısında hızlı düşüş ve sürekli umutsuz konuşmalar da önemli işaretlerdir.

Bu dönemde ebeveynlerin en çok zorlandığı konu, ergenle konuşabilmektir. Ergenler çoğu zaman sorgulanmaktan çok dinlenmek ister. Arabada birlikte yolculuk etmek ya da yemek hazırlamak gibi yan yana yapılan etkinlikler, karşılıklı oturup “ne oldu, anlat” demekten daha kolay sohbet başlatabilir. Ergen konuşmaya başladığında öğüt vermeden önce dinlemek, bir sonraki konuşmanın da kapısını açık tutar.

Ebeveyn olarak kendiniz için destek almanız ne zaman yararlıdır?

Bazen çocuğun zorluğunu en hızlı değiştiren adım, ebeveynin kendisinin destek almasıdır. Çocuğunuzla her gün aynı konuda tartışıyor, kendinizi tükenmiş ya da çaresiz hissediyor, eşinizle çocuk yetiştirme konusunda sürekli anlaşamıyorsanız, yalnızca ebeveynlerle yapılan görüşmeler önemli bir fark yaratabilir. Küçük çocuklarda pek çok davranış zorluğu, ebeveynin tutumundaki tutarlı değişikliklerle belirgin biçimde azalır.

Bu, ebeveynin hatalı olduğu anlamına gelmez. Çocuk yetiştirmek zordur ve her ailenin zorlandığı dönemler olur. Destek almak, ebeveynin elinde daha fazla araç olmasını ve kendi duygularını daha iyi düzenleyebilmesini sağlar. Sakin ve düzenlenmiş bir ebeveyn, çocuğun da daha kolay sakinleşmesine yardım eder.

Çocuklarla çalışan psikologla ilk görüşmede neler olur?

Çocuklarla çalışan psikologların çoğu ilk görüşmeyi yalnızca ebeveynlerle yapar; çocuk genellikle ikinci görüşmede sürece katılır. Bu ilk görüşmede endişenizin ne zaman başladığı, gebelikten bugüne gelişim öyküsü, aile düzeni, okul durumu ve şimdiye kadar denedikleriniz konuşulur. Ebeveynlerin çocuğun yanında rahatça konuşamayacağı konuları paylaşabilmesi için bu sıralama yararlıdır.

Çocukla yapılan görüşmeler yaşa göre şekillenir. Küçük çocuklarla oyun, resim ve hikâye gibi araçlar kullanılır; çocuk bu yollarla duygularını sözcüklere dökmeden de anlatabilir. Okul çağındaki çocuklarla oyunun yanında sohbet de artar. Ergenlerle ise görüşme çoğunlukla bir yetişkin görüşmesine daha yakındır. Görüşmelerin ardından aileyle yeniden bir araya gelinir ve evde neler yapılabileceği birlikte planlanır.

Çocuklarla yürütülen görüşmelerin nasıl planlandığını çocuk ve ergen psikolojik danışmanlığı sayfasında ayrıntılı anlattık. Psikolog Burak Uysal, Serdivan'daki ofisimizde 0 ile 17 yaş arasındaki çocuklar ve ergenlerle, ebeveynleriyle birlikte çalışır.

Çocuk psikoloğu mu, çocuk psikiyatristi mi?

Duygusal ve davranışsal zorlukların büyük bölümünde ilk adım çocuklarla çalışan bir psikologla atılabilir; bir tanının araştırılması ya da ilaç gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerekiyorsa çocuk ve ergen psikiyatrisi hekimine başvurulur. Psikologlar tıbbi tanı koymaz ve ilaç yazmaz. İki meslek çoğu zaman birlikte çalışır: hekim tanı ve tıbbi takip açısından, psikolog ise çocuk ve aileyle düzenli görüşmeler açısından sürece katkı verir.

Hangi durumda hangi kapıyı çalmanız gerektiğini ve Sakarya'da çocuk psikiyatrisi polikliniklerinin bulunduğu kamu hastanelerini çocuk psikoloğu mu, çocuk psikiyatristi mi rehberinde topladık.

Psikoloğa gitmek çocuğu etiketler mi?

Hayır, bir psikologla görüşmek çocuğa bir etiket koymak anlamına gelmez; tersine, çocuğu daha iyi anlamanın ve ona uygun bir destek planı yapmanın yoludur. Görüşmeler gizlidir ve siz istemedikçe okula ya da başka bir kuruma bildirilmez. Çocuklar da çoğu zaman psikologla görüşmeyi, kendilerini dinleyen bir yetişkinle zaman geçirmek olarak deneyimler.

Erken destek almak, sorunların büyümesini beklemekten çoğu zaman daha az yorucudur. Bir zorluğun başında yapılan birkaç görüşme, ailenin elinde somut bir yol haritası olmasını sağlayabilir. Çocuğunuzla ilgili endişenizi konuşmak isterseniz randevu talep formunu doldurabilir ya da 0554 125 42 23 numarasını arayabilirsiniz. Randevu talep formunu doldurmak bir ödeme yükümlülüğü doğurmaz; ofisimiz sizi arayarak uygun gün ve saati birlikte planlar.

Sıkça sorulan sorular

Çocuk psikoloğuna kaç yaşından itibaren gidilebilir?

Belirli bir alt yaş sınırı yoktur. Bebeklik ve erken çocuklukta görüşmeler çoğunlukla ebeveynlerle ve ebeveyn çocuk etkileşimi üzerinden yürütülür; çocuk büyüdükçe görüşmelere doğrudan katılımı artar.

Çocuğum psikoloğa gitmek istemiyorsa ne yapmalıyım?

Çocuğu zorlamak yerine kaygısını dinlemek ve görüşmeyi sade bir dille anlatmak daha yararlıdır. İlk adımı yalnızca ebeveyn görüşmesiyle atabilir, çocuğun katılımını onun hazır olduğu zamana bırakabilirsiniz. Ergenlerde karar sürecine katılmak isteksizliği çoğu zaman azaltır.

Anne ve baba çocuğu psikoloğa götürme konusunda anlaşamıyorsa ne olur?

Bu sık karşılaşılan bir durumdur. Önce ebeveyn görüşmesine birlikte gelmek, kaygıların ve beklentilerin konuşulmasını sağlar. Ayrı yaşayan ebeveynlerde velayet düzenlemesi de önem taşır; bu konu ilk görüşmede netleştirilir.

Okul rehber öğretmeni yeterli olmaz mı?

Okul rehber öğretmenleri okul içi uyum, akademik destek ve yönlendirme konusunda değerli bir kaynaktır ve çoğu zaman ilk başvuru noktasıdır. Daha düzenli ve ayrıntılı bir çalışma gerektiğinde ya da zorluk evde de belirginse, okul dışında bir psikologla görüşmek tamamlayıcı olabilir.

Psikolog görüşmeleri ne kadar sürer, kaç kez gitmek gerekir?

Görüşmeler çoğunlukla haftada bir planlanır. Kaç görüşme gerekeceği zorluğun türüne, süresine ve ailenin sürece katılımına göre değişir; ilk görüşmelerin ardından bir yol haritası ve ara değerlendirme zamanı birlikte belirlenir.

Çocuğun psikoloğa gittiği okula söylenmeli mi?

Bu kararı aile verir. Okuldaki zorluklar söz konusuysa öğretmenle iş birliği süreci kolaylaştırabilir; bu durumda bile hangi bilginin paylaşılacağını siz belirlersiniz.

Ekran başında çok zaman geçiren çocuk için psikoloğa gitmek gerekir mi?

Ekran süresi tek başına bir neden değildir; önemli olan ekran kullanımının uykuyu, okulu, aile ilişkilerini ve arkadaşlıkları ne ölçüde etkilediğidir. Ekran sınırlandırıldığında yoğun öfke ve huzursuzluk ortaya çıkıyorsa ya da çocuk diğer etkinliklere ilgisini tamamen kaybettiyse bir uzmanla konuşmak yararlı olabilir.

Online görüşme çocuklar için uygun mu?

Ebeveyn görüşmeleri ve ergenlerle yapılan bazı görüşmeler online yürütülebilir. Küçük çocuklarla yapılan oyun temelli çalışmalar ise çoğunlukla yüz yüze ortamda daha verimlidir; hangi yolun uygun olduğu ilk görüşmede birlikte değerlendirilir.

Pedagog diye arama yaptığımda karşıma çıkanlardan hangisine gitmeliyim?

Pedagog diye yapılan aramalarda farklı meslek gruplarından kişiler çıkar, çünkü Türkiye'de pedagog yasal bir unvan değildir. Seçimi diploma ve eğitime bakarak yapın: çocuklarla çalışan psikologlar, çocuk gelişimciler ve psikolojik danışmanlar bu desteği verir; tanı ya da ilaç gerektiğinde çocuk ve ergen psikiyatristi devreye girer. Psikolog Burak Uysal Serdivan'da çocuk ve ailelerle psikolog olarak çalışır. Sakarya'daki seçenekleri pedagog arayan ailelere hazırladığımız sayfada özetledik.

Acil bir durumdaysanız kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa hemen 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun. Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi yerine geçmez.

Burak Uysal
Burak Uysal Psikolog

Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu. Serdivan'daki ofisinde çocuklar, ergenler, ebeveynler, yetişkinler ve çiftlerle psikolojik danışmanlık görüşmeleri yürütür.

Son güncelleme: 14 Ekim 2026 İçerik editörü: destek@burakuysal.org Hakkında daha fazla

İlgili sayfalar

Bu konuda blog yazıları

WhatsApp ile yazın Instagram'da takip et@psikologburakuysal