Her gün 10.00 ile 19.00 arası, randevu ile @psikologburakuysal
Psikolog Burak Uysal

Çocuklar İçin Duygu Kartları ve Sakinleşme Köşesi

Çocuğunuzla birlikte duygusunu seçin, ne kadar güçlü olduğunu ve bedeninde nerede hissettiğini işaretleyin; ardından ona uygun bir sakinleşme yolunu ve söyleyebileceğiniz kısa bir cümleyi görün.

Yanıtlarınız cihazınızdan çıkmazYaklaşık 6 dakikaHazırlayan: Psikolog Burak Uysal

Aracı kullanın

Başlangıç

Gizlilik: Bu araç tamamen tarayıcınızda çalışır. Yanıtlarınız sunucumuza gönderilmez; yalnızca siz “kaydet” derseniz bu cihazda saklanır ve tek tuşla silinir; bu sayfada reklam ve ölçüm etiketleri çalışmaz. Araç bilgilendirme amaçlıdır, bir uzman değerlendirmesinin yerine geçmez. Acil bir durumda 112'yi arayın.

Bu sayfada (8 bölüm)
  1. Bu araç ne işe yarar?
  2. Duygu okuryazarlığı neden önemlidir?
  3. Çocuğun duygusu nasıl adlandırılır ve kabul edilir?
  4. Çocuklara sakinleşme yolları nasıl öğretilir?
  5. Duygu kartları evde ve sınıfta nasıl kullanılabilir?
  6. Ne zaman bir uzmana başvurmalı?
  7. Seçtiğiniz kartlar ve yanıtlar nereye gidiyor?
  8. Sıkça sorulan sorular
Kısaca

Duygu kartları, çocuğun o an hissettiği duyguyu bir yüz resmiyle gösterip adını koymasına yardım eden basit bir araçtır. Bu sayfadaki etkileşimli araçla yaklaşık 4 ile 10 yaş arasındaki bir çocuk, yanındaki yetişkinle birlikte duygusunu seçer, gücünü beş basamaklı bir termometrede işaretler, bedeninde nerede hissettiğini gösterir ve balon nefesi ya da kaplumbağa tekniği gibi bir sakinleşme yolu seçer. Ebeveynler için söylenecek cümle örnekleri ve yazdırılabilir 12 duygu kartı da sayfadadır.

Psikolog Burak Uysal tarafından hazırlandı ve gözden geçirildi · Son güncelleme: 15 Ekim 2026

Bu araç ne işe yarar?

Bu araç, bir çocuğun içinde olup biteni kelimelere dökmesine yardım eder. Çocuk hissettiği duyguyu bir yüz kartından seçer, duygunun ne kadar güçlü olduğunu ve bedeninin neresinde hissettiğini gösterir, sonra o duyguya uygun bir sakinleşme yolunu yetişkinle birlikte dener. Araç yaklaşık 4 ile 10 yaş arası çocuklar için tasarlanmıştır ve bir yetişkin eşliğinde kullanılır; çocuğu değerlendirmez, sonuç ya da puan üretmez.

  • Ebeveynler zor bir anın ardından sakin bir sohbet açmak, akşamları günün duygularını konuşmak ve evde bir sakinleşme köşesi kurmak için kullanabilir.
  • Öğretmenler ve okul öncesi eğitimciler sabah duygu yoklaması ve sınıf içi sakinleşme alanı için ortak bir dil kurabilir.
  • Çocuklar henüz adını koyamadıkları bir duyguyu bir resme bakarak gösterebilir ve kendilerine iyi gelen yolu seçebilir.

Araç adım adım nasıl kullanılır?

  1. Çocuğunuzla yan yana oturabileceğiniz sakin bir an seçin. Önce yaşı seçin: 3 ile 6 yaş için 6 temel duygu büyük kartlarla, 7 ile 12 yaş için 12 duygu ve duygu çarkı gelir. Ardından üç etkinlikten birini seçin.
  2. “Duygumu anlatıyorum” etkinliğinde çocuk yüz kartlarından birini seçer; seçimi düzeltmeyin. 7 ile 12 yaşta duygu çarkını açıp daha ince bir kelime bulabilir, örneğin kızgın yerine sinirli ya da kıskanç.
  3. Sonraki adımlarda beş basamaklı duygu termometresinde duygunun gücünü ve beden çiziminde nerede hissettiğini işaretler. En üst basamakta araç bir yetişkine söylemesini ve birlikte nefes almayı önerir.
  4. “Ne yapabiliriz?” ekranında önerilen sakinleşme yollarından birini deneyin. Nefes kartında balon, 4-7-8 ya da kare nefes desenini seçebilir, isterseniz yumuşak sesi açabilirsiniz; ses başlangıçta kapalıdır.
  5. “Duygu tahmin oyunu” 8 kısa durumdan oluşur. Çocuk durumdaki kişinin ne hissettiğini yüz kartlarından tahmin eder, nazik bir geri bildirim alır ve “Bu durumda ne yapabilir?” sorusunu birlikte konuşursunuz. Puan yoktur; her durum bir yıldız, tur sonunda bir rozet kazandırır.
  6. “Duygu günlüğüm” haftalık görünümünde her gün için bir yüz seçin. Haftanın özeti en sık duyguyu ve renkli bir şeridi gösterir, ebeveyn için konuşma başlatıcı sorular önerir. Günlüğü isterseniz yalnızca bu cihazda kaydedebilir, tek düğmeyle silebilirsiniz.
  7. Ebeveyn bölümündeki adımlara göz atın; kartları ev, sınıf ya da sakinleşme köşesi için yazdırın.

Duygu okuryazarlığı neden önemlidir?

Duygu okuryazarlığı, çocuğun kendi duygusunu fark etmesi, ona bir ad vermesi, başkalarının duygusunu okuyabilmesi ve yoğun bir duyguyla baş etmeyi öğrenmesidir. Bu beceriler arkadaşlık kurmayı, hayal kırıklığına dayanmayı ve sorun çözmeyi destekler. Duygusunu söyleyebilen bir çocuk, onu vurarak, bağırarak ya da içine kapanarak göstermek zorunda kalmaz.

Psikolog John Gottman ve arkadaşlarının 1996 tarihli çalışması, anne babaların duygulara bakışının aile içi duygusal yaşamla ilişkili olabileceğini öne süren bir model sundu. Çocuğun olumsuz duygusunu yakınlaşma fırsatı olarak gören, adlandırmasına yardım eden ve sınır koyarak çözüm arayan tutum "duygu koçluğu", duyguyu küçümseyen ya da hemen kapatmaya çalışan tutum ise "geçiştirme" olarak anılır.

Amerikan Pediatri Akademisi'nin aileler için yazısı da duygunun adını koymanın, çocuğun ne yaşadığını tanımasına ve yeniden kontrol duygusu kazanmasına yardım ettiğini belirtir. Önerilen sıra şudur: önce yetişkin sakinleşir, sonra çocukla bağ kurar, en son konuşup akıl yürütür.

Yaşa göre hangi duygu becerileri beklenir?

YaşSık görülen duygu becerileriYetişkinin desteği
3 ile 5 yaşMutlu, üzgün, kızgın ve korkmuş gibi temel duyguları adlandırmaya başlar; duygular hızlı yükselir ve bedenle gösterilir. 4 yaş civarında üzgün bir arkadaşını teselli etmeye çalışabilir. Sakinleşmek için çoğunlukla bir yetişkinin yakınlığına ihtiyaç duyar.Duyguyu kısa bir cümleyle adlandırın, resimli kart gösterin, birlikte nefes alın.
6 ile 8 yaşHayal kırıklığı, utanma ve kıskançlık gibi duygulara ad verebilir; aynı anda iki duygu hissedilebileceğini anlamaya başlar. Hatırlatıldığında bazı sakinleşme yollarını kendisi kullanır.Termometreyle duygunun büyüklüğünü konuşun; "Ne oldu, ne hissettin, bir dahaki sefere ne deneyebilirsin?" diye sorun.
9 ile 12 yaşDuygularını ortama göre ayarlayabilir, başkasının bakış açısını daha iyi anlar; mahcubiyet, suçluluk ve gurur daha belirgin yaşanır. Sakinleşme yollarını giderek bağımsız seçer.Mahremiyetine saygı gösterin, yargılamadan dinleyin, yazma ya da yürüyüş gibi yollar önerin.

Her çocuk kendi hızında gelişir; mizaç, dil gelişimi, uyku ve evdeki değişiklikler bu becerileri etkileyebilir. Tablodaki bir beceri henüz görülmüyorsa bu tek başına bir sorun anlamına gelmez; tablo yalnızca bir başlangıç noktasıdır.

Çocuğun duygusu nasıl adlandırılır ve kabul edilir?

Adlandırmak, gördüğünüzü basit ve sakin bir cümleyle söylemektir: "Çok kızgın görünüyorsun." Kabul etmek ise kızgınlığı, kıskançlığı ya da korkuyu yanlış saymamaktır. Her duygu kabul edilebilir, ama her davranış kabul edilmez; sınır duyguya değil davranışa konur. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi'nin (CDC) anne babalar için rehberi duygu koçluğunu beş adımda özetler:

  1. Fark edin: Duyguyu büyümeden yakalayın; önce kendi gerginliğinizi kontrol edin.
  2. Bağ kurun: Göz hizasına inin, yumuşak bir sesle konuşun, isterse yanına oturun.
  3. Dinleyin: Eleştirmeden ve hemen çözüm sunmadan anlatmasına fırsat verin.
  4. Adlandırın: Emin değilseniz tahmin edin: "Üzgün müsün, yoksa biraz kızgın mı?" Yanılırsanız çocuk çoğu zaman sizi düzeltir.
  5. Birlikte çözüm arayın: Duygu yatışınca zarar veren davranışa sınır koyun ve iki üç basit seçenek sunun.

Ebeveynler için "söyleyin ve kaçının" örnekleri

AnSöyleyinKaçının
Kardeşi oyuncağını aldı"Oyuncağın alınınca çok kızdın. Kızgın olabilirsin, ama vurmak yok. Gel, birlikte konuşalım.""Bu kadar küçük bir şey için kızılmaz."
Karanlıktan korkuyor"Karanlık sana korkutucu geliyor. Ben yanındayım; gece lambasını birlikte açalım mı?""Koca çocuk oldun, korkulacak bir şey yok."
Oyunu kaybetti, ağlıyor"Kazanmayı çok istemiştin, şimdi hayal kırıklığı hissediyorsun. Bu zor bir duygu.""Ağlamayı kes, alt tarafı bir oyun."
Doğum günü partisine çağrılmadı"Davet edilmeyince üzüldün, belki biraz da kıskandın. Bu çok anlaşılır.""Kıskançlık çirkin bir şeydir."

"Kaçının" sütunundaki cümleler çoğu zaman çocuğu çabucak rahatlatmak için söylenir, ama duygunun önemsiz olduğu mesajını verebilir. Birini söylediğinizi fark ederseniz "Az önce seni dinlemeden konuştum, yeniden deneyelim mi?" demek, çocuğa onarmayı da öğretir. "Kızgınsın, anlıyorum; vurmana izin vermeyeceğim, yastığı sıkabilirsin" cümlesi ise kabulü ve sınırı birlikte kurar. Öfke patlamaları sık yaşanıyorsa çocuklarda öfke ve davranış sorunları sayfamız nedenleri ve evde atılabilecek adımları anlatır.

Çocuklara sakinleşme yolları nasıl öğretilir?

Sakinleşme yolları, çocuk sakinken ve oyun gibi öğretildiğinde daha kolay kalıcı olur. Duygu çok yükseldiğinde yeni bir beceri öğrenmek zordur; çocuk ancak daha önce defalarca denediği bir yolu hatırlar. Bu yüzden teknikleri önce keyifli bir anda deneyin, sonra küçük bir zorlanmada hatırlatın. Yetişkinin aynı yolu kendisi kullanması da güçlü bir örnektir.

Balon nefesi: çocuklar için kolay bir nefes egzersizi

Çocuk elini karnına koyar, burnundan yavaşça nefes alırken karnının balon gibi şiştiğini hisseder, sonra ağzından, balonun havası yavaşça kaçıyormuş gibi daha uzun bir sürede nefesini verir. Üç ile beş tekrar çoğu zaman yeterlidir. Amerikan Pediatri Akademisi, uzun ve acelesiz nefes vermenin stres tepkisini yatıştırmaya yardım edebileceğini belirtir.

Kaplumbağa tekniği

Kaplumbağa tekniği, kızgınlık ve hayal kırıklığı anları için dört adımlı bir yoldur. Çocuk kızgın olduğunu fark eder, içinden "dur" der, kaplumbağa gibi kabuğuna çekilip kollarını kendine sarar ve üç derin nefes alır; sakinleşince çıkıp bir çözüm düşünür. Vanderbilt Üniversitesi'ndeki erken çocukluk merkezi CSEFEL, tekniği bir kaplumbağa kuklasıyla oyun gibi öğretmeyi önerir.

Beş duyu sayma

Bu yol, kaygı ve korku anlarında dikkati içinde bulunulan ana taşır. Büyük çocuklar görülen beş şeyi, dokunulan dört şeyi, duyulan üç sesi, iki kokuyu ve bir tadı sayar; küçüklerde "Odada mavi olan üç şey bulalım" demek yeterlidir. Endişeler sık yaşanıyorsa çocuklarda kaygı ve korkular sayfamız yaşa göre beklenen korkuları anlatır.

Diğer sakinleşme yolları

  • Resim çizme: Duyguyu bir renge ya da şekle dönüştürmek, kelime bulamayan çocuğa çıkış yolu sunar.
  • Su içme: Birkaç yudum su kısa bir mola verir ve nefesi yavaşlatır.
  • Sarılma: Çocuk isterse sarılın; istemiyorsa yanında oturmak yeterlidir.
  • Bir yetişkinle konuşma: Duygu yatışınca ne olduğunu anlatmak olayı zihninde düzenler.
  • Hareket: Yerinde zıplamak ya da duvarı itmek gerginliği güvenle boşaltır.

Sakinleşme köşesi nasıl kurulur?

Sakinleşme köşesi, çocuğun yoğun bir duygu yaşadığında kendini toparlayabileceği küçük ve rahat bir alandır. Bir ceza yeri değildir; çocuk oraya gönderilmez, gitmeyi seçmesine yardım edilir. Küçük çocuklarda bir yetişkin yakında kalır. Köşeyi çocukla birlikte hazırlamak ve ilk günlerde neşeli bir anda ziyaret etmek, zor anda oraya yönelmeyi kolaylaştırır. Basit bir köşe için şunlar yeterlidir:

  • Sakin bir köşede yumuşak bir minder, battaniye ya da küçük bir çadır
  • Göz hizasında 12 duygu kartı ve elle çizilmiş beş basamaklı bir termometre
  • Balon nefesi ve kaplumbağa adımlarını gösteren resimli bir kart
  • Sıkılabilen bir top, peluş bir oyuncak, boya kalemleri ve duygularla ilgili resimli kitaplar

Duygu kartları evde ve sınıfta nasıl kullanılabilir?

Duygu kartları yalnızca zor anlarda değil, gündelik hayatın sıradan anlarında kullanıldığında en çok işe yarar. Duygu kelimelerini oyun ve sohbet içinde sık duyan çocuk, öfkeli ya da üzgün olduğu bir anda da o kelimelere ulaşabilir.

Evde etkinlik fikirleri

  • Akşam duygu sohbeti: Yatmadan önce herkes bir kart seçip o duyguyu hissettiği anı anlatır; anne ve babanın katılması duygulardan söz etmeyi olağan kılar.
  • Hikâye dedektifliği: Kitap okurken durup "Bu karakter şimdi ne hissediyor?" diye sorun ve kartı birlikte bulun.
  • Yüz taklit oyunu: Biri kart çekip duyguyu yüzüyle canlandırır, diğerleri tahmin eder.
  • Buzdolabı panosu: Çocuk okul dönüşü o anki duygusunu gösteren kartı öne çıkarır.

Sınıfta etkinlik fikirleri

  • Güne başlarken duygu yoklaması: Çocuklar adlarının yazılı olduğu mandalı bir kartın yanına koyar; katılım isteğe bağlıdır.
  • Hikâye sonrası sohbet: Masaldaki karakterlerin duygularını kartlarla sıralamak bakış açısı almayı geliştirir.
  • Duygu kelimesi haftası: Her hafta bir kart, örneğin "hayal kırıklığı" seçilir ve resim, hikâye ve drama etkinlikleri yapılır.
  • Okul ve aile iş birliği: Okul rehberlik servisiyle paylaşılan ortak kartlar, çocuğun evde ve okulda aynı dili duymasını sağlar.

Sınıfta mahremiyete özen gösterilir: kimse duygusunu açıklamaya zorlanmaz ve evdeki zor bir durumun sınıf önünde anlatılması beklenmez. Böyle bir işaret fark edilirse öğretmen konuyu bire bir ve rehberlik servisiyle ele alır. Kıskançlık ya da utanç kartı seçildiğinde bunların "kötü" değil, herkesin zaman zaman hissettiği duygular olduğunu söylemek çocuğa güven verir.

Ne zaman bir uzmana başvurmalı?

Öfke, üzüntü, korku ve kıskançlık çocukluğun olağan parçalarıdır. Bir uzmana danışmayı düşündüren asıl ölçüt, zorlanmanın ne kadar sürdüğü ve günlük hayatı ne kadar etkilediğidir. Birkaç haftadır süren ve evi, okulu, arkadaşlıkları ya da uykuyu belirgin biçimde zorlaştıran bir tablo varsa şu durumlarda destek almayı düşünebilirsiniz:

  • Öfke patlamaları sıklaşıyor, uzun sürüyor ya da çocuk kendine veya başkalarına zarar veriyor
  • Kaygı ve korkular okula gitmeyi, oyun oynamayı ya da uyumayı haftalardır engelliyor
  • Çocuk içine kapanıyor, sevdiği oyunlardan ve arkadaşlarından uzaklaşıyor, çoğu gün isteksiz görünüyor
  • Sık karın ya da baş ağrısı var; bu durumda önce aile hekimi ya da çocuk doktoru bedensel nedenlere bakar
  • Daha önce kazandığı becerileri belirgin biçimde kaybediyor

Bu aracın sonuçları bir değerlendirme değildir; listedeki işaretler de belirli bir durumun varlığını göstermez, yalnızca konuşmaya değer bir zorlanma olabileceğini düşündürür. Tanı ve ilaç gerektiren durumlarda bir psikiyatri hekimine, çocuklarda çocuk ve ergen psikiyatrisine başvurulması önerilir.

Türkiye'de ilk adım için aile hekimi ya da çocuk doktoru, MHRS üzerinden çocuk ve ergen psikiyatrisi, okul rehberlik servisi ve gerektiğinde Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) seçenekleri vardır. Nereden başlayacağınızdan emin değilseniz Kime Başvurmalıyım? yönlendirme aracı birkaç soruyla ilk adımı gösterir. Şiddet durumunda ALO 183'ü, acil bir tehlikede 112'yi arayın.

Küçük çocuklarla çalışan uzmanlar oyunu ve çizimi sıkça bir iletişim yolu olarak kullanır. Oyun terapisinin ne olduğunu merak ediyorsanız oyun terapisi nedir rehberimiz genel bilgi sunar.

Psikolojik danışmanlık da değerlendirebileceğiniz seçeneklerden biridir. Psikolog Burak Uysal, Serdivan'daki ofisinde ve uygun durumlarda online olarak 0 ile 17 yaş arası çocuk ve ergenlerle çocuk ve ergen psikolojik danışmanlığı, anne babalarla ebeveyn danışmanlığı görüşmeleri yapar. Türkiye'de pedagogun yasal bir unvan olmadığını ve çocuğu için destek arayan ailelerin nelere dikkat edebileceğini Sakarya'da pedagog arayan aileler sayfamızda bulabilirsiniz.

Seçtiğiniz kartlar ve yanıtlar nereye gidiyor?

Hiçbir yere gitmiyor. Çocuğun seçtiği kart, termometre basamağı ve beden üzerindeki nokta yalnızca kendi cihazınızın tarayıcısında işlenir; sunucumuza gönderilmez. Duygu günlüğünü kaydetmeyi seçerseniz kayıtlar yalnızca bu tarayıcıda durur ve "Sil" düğmesiyle tamamen kaldırılır. Araç çocuğun adını ya da okulunu sormaz, yalnızca kartları yaşa uydurmak için bir yaş aralığı seçmenizi ister. Bu sayfada reklam ve ölçüm etiketleri çalışmaz.

Sıkça sorulan sorular

Duygu kartları kaç yaşından itibaren kullanılabilir?

Resimli duygu kartlarına 2 ile 3 yaş civarında bakmaya başlanabilir; bu yaşta kartlar daha çok yüz ifadelerini birlikte adlandırmak için kullanılır. Bu sayfadaki araç, termometre ve beden adımlarını anlayabilen yaklaşık 4 ile 10 yaş arası çocuklar için tasarlanmıştır. Daha küçüklerde yalnızca kart seçimiyle yetinmek yeterlidir.

Duygu çarkı ile duygu kartları arasında ne fark var?

Duygu çarkı, duyguları bir daire üzerinde temel duygulardan daha ince duygulara doğru gruplayan bir şemadır ve genellikle okuma yazma bilen büyük çocuklarda ve ergenlerde işe yarar. Duygu kartları ise her duyguyu tek bir yüz resmiyle gösterdiği için küçük çocuklar için daha somuttur. İkisi birbirinin yerine değil, farklı yaşlar için tamamlayıcı olarak kullanılabilir.

Çocuğum kart seçmek ya da duygusunu konuşmak istemiyorsa ne yapmalıyım?

Zorlamayın; konuşmaya hazır olmamak da bir duygudur. Yanında sessizce oturmak, kendi duygunuzu bir kartla göstermek ya da "Hazır olduğunda buradayım" demek kapıyı açık tutar. Bazı çocuklar duygularını önce bir oyuncak ya da kukla aracılığıyla anlatmayı daha kolay bulur.

Olumsuz duyguları adlandırmak onları büyütmez mi?

Genellikle tam tersi olur. Çocuğun hissettiği şeye bir ad verildiğinde duygu daha anlaşılır ve yönetilebilir hâle gelir; görmezden gelinen duygular ise çoğu zaman davranışla daha yüksek sesle kendini gösterir. Önemli olan, adlandırmanın kısa, sakin ve yargısız olmasıdır.

Çocuğum öfkeliyken nefes egzersizi yapmayı reddediyor, ne yapabilirim?

Öfkenin en yüksek anında yeni bir şey denemek çoğu çocuğa zor gelir. O anda yalnızca güvenliği sağlayın ve yanında kalın; nefesi, siz kendi kendinize yavaşça nefes alarak gösterebilirsiniz. Balon nefesini sakin zamanlarda oyun olarak tekrarladıkça, zor anlarda kullanma olasılığı artar.

Bu kartlar ergenlik çağındaki çocuklar için de uygun mu?

Yüz resimli kartlar 11 ile 12 yaşından büyük gençlere çocukça gelebilir. Ergenlerle daha çok duygu kelimesi listeleri, günlük tutma, müzikle ya da yazıyla duygu ifade etme gibi yollar işe yarar. Duygu termometresi fikri ise yaş fark etmeksizin, "bugün stresin onda kaç" gibi bir soruyla kullanılabilir.

Duygularını düzenlemekte zorlanan çocuk için pedagog desteği gerekir mi?

Duygu kartları evde iyi bir başlangıçtır; güçlük sürüyorsa destek almak yerinde olur. Bunun için pedagog aramak gerekmez, Türkiye'de pedagog yasal bir unvan değildir. Duygu düzenleme konusunda çocuklarla çalışan psikologlar, çocuk gelişimciler ve psikolojik danışmanlar yardımcı olur; öfke ya da kaygı günlük hayatı ağır biçimde etkiliyorsa çocuk ve ergen psikiyatristi de görüş verir. Psikolog Burak Uysal bu konuda çocuklar ve aileleriyle psikolog olarak çalışır. Pedagog mu psikolog mu rehberine de göz atabilirsiniz.

Acil bir durumdaysanız kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa hemen 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun. Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi yerine geçmez.

Burak Uysal
Burak Uysal Psikolog

Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu. Serdivan'daki ofisinde çocuklar, ergenler, ebeveynler, yetişkinler ve çiftlerle psikolojik danışmanlık görüşmeleri yürütür.

Son güncelleme: 15 Ekim 2026 İçerik editörü: destek@burakuysal.org Hakkında daha fazla

İlgili sayfalar

WhatsApp ile yazın Instagram'da takip et@psikologburakuysal