Her gün 10.00 ile 19.00 arası, randevu ile @psikologburakuysal
Psikolog Burak Uysal

Çocuklarda Öfke ve Davranış Sorunları

Son güncelleme: 14 Ekim 202611 dakikalık okumaHazırlayan: Psikolog Burak Uysal
Bu sayfada (9 bölüm)
  1. Öfke ve davranış sorunları nedir?
  2. Yaşa göre görülebilecek işaretler nelerdir?
  3. Öfke ve davranış sorunlarının olası nedenleri nelerdir?
  4. Evde neler yapabilirsiniz?
  5. Ne zaman bir uzmana başvurmalısınız?
  6. Psikolojik danışmanlık sürecinde neler olur?
  7. Hangi durumlarda psikiyatri hekimine yönlendirilir?
  8. Serdivan'daki ofisimizde görüşmeler
  9. Sıkça sorulan sorular
Kısaca

Öfke her çocuğun yaşadığı sağlıklı bir duygudur; sorun, öfkenin sıklığı, süresi ve ifade biçimi çocuğun ve ailenin gündelik hayatını zorlaştırdığında başlar. Okul öncesinde öfke nöbetleri olağandır ve dört yaşından sonra çoğu çocukta azalır. Nöbetler bu yaştan sonra da sık ve uzun sürüyorsa, vurma, eşyaya zarar verme ya da kurallara sürekli karşı gelme eşlik ediyorsa bir psikologla değerlendirme, ebeveynlere tutarlı bir davranış planı kazandırır.

Psikolog Burak Uysal tarafından hazırlandı ve gözden geçirildi · Son güncelleme: 14 Ekim 2026

Markette yere yatıp çığlık atan iki yaşındaki çocuk da, odasının kapısını çarpıp bağıran on üç yaşındaki genç de öfkesini yaşına uygun bir dille anlatıyor olabilir. Ebeveynleri asıl düşündüren, bu anların ne kadar sık yaşandığı ve evdeki havayı ne ölçüde belirlediğidir. Bu sayfa olağan olanla destek gerektireni ayırmanıza, evde neler yapabileceğinize ve uzman desteğinin nasıl işlediğine odaklanır. Kriz anında atılacak adımlar için çocuklarda öfke nöbeti yazımıza bakabilirsiniz.

Öfke ve davranış sorunları nedir?

Öfke ve davranış sorunları, çocuğun öfkesini yaşına göre beklenenden çok daha sık, uzun ve yoğun yaşaması ya da öfkesini vurma, kırma, aşağılama ve kurallara sürekli karşı gelme gibi zarar veren yollarla ifade etmesidir. Öfkenin kendisi sorun değildir; çocuğa haksızlığı, sınırı ve ihtiyacı fark ettiren sağlıklı bir duygudur. Sorun, öfkeyi düzenleme ve ifade etme becerisinin yaşıtlarına göre geride kalmasıyla ortaya çıkar.

Davranış sorunları geniş bir yelpazedir. Bir uçta yorgunluk ve açlıkla artan, kısa süren nöbetler; diğer uçta aylarca süren ve evde, okulda, arkadaş ortamında tekrarlayan karşı gelme, saldırganlık ve kural ihlalleri vardır. Yelpazenin ileri ucundaki tablolar için hekimler karşıt olma karşı gelme bozukluğu ya da davranım bozukluğu gibi tanı adları kullanır. Bu tanıları psikiyatri hekimi koyar; psikoloğun rolü davranışın işlevini anlamak ve aileyle birlikte değişim planı kurmaktır.

Yaşa göre görülebilecek işaretler nelerdir?

Aynı davranış farklı yaşlarda farklı anlam taşır. İki yaşındaki bir çocuğun ısırması gelişimsel bir aşama olabilirken, aynı davranışın dokuz yaşında sık görülmesi daha dikkatli bir bakış gerektirir. Aşağıdaki tablo olağan sayılabilecek davranışları ve değerlendirme gerektirebilecek işaretleri yaş gruplarına göre özetler.

YaşOlağan sayılabilecek davranışlarDeğerlendirme gerektirebilecek işaretler
3 ile 6 yaşYorgun ya da aç olduğunda kısa öfke nöbetleri, sık ‘hayır’ deme, oyuncak kavgasında itme, sınırları sınamaNeredeyse her gün yaşanan ve uzun süren nöbetler, nöbet sırasında kendine vurma ya da başını çarpma, sakinleşmek için yetişkine hiç izin vermeme, kreşten sık şikâyet
7 ile 12 yaşHaksızlığa uğradığını düşündüğünde tartışma, ödev ve ekran saatleri konusunda pazarlık, ara sıra kaba sözlerOkulda sık kavga, eşyalara kasıtlı zarar verme, sürekli yalan ve suçu başkasına atma, öğretmene ve ebeveyne düzenli karşı gelme, hayvanlara sertlik
13 ile 17 yaşKurallar ve özgürlük konusunda yoğun tartışma, kapı çarpma, ebeveynden geri çekilme, ani duygu değişimleriEbeveyne ya da kardeşe fiziksel saldırı, haber vermeden eve gelmeme, okuldan uzaklaştırma, madde kullanımı ya da hukuki sorunlarla birlikte seyreden öfke

Tabloyu okurken tek bir davranıştan çok genel tabloya bakmak gerekir. Davranışın ne kadar zamandır sürdüğü, kaç farklı ortamda görüldüğü ve çocuğun öfkenin ardından toparlanıp toparlanamadığı, olağan bir gelişim döneminden destek gerektiren bir tabloya geçişi gösteren en önemli ipuçlarıdır.

Öfke ve davranış sorunlarının olası nedenleri nelerdir?

Öfke ve davranış sorunları bir ebeveynlik başarısızlığının işareti değildir. Çoğu zaman çocuğun mizacı, gelişimsel becerileri ve içinde bulunduğu koşullar birbirini besleyerek bir döngü oluşturur. Değerlendirmede aşağıdaki etkenler tek tek gözden geçirilir.

  • Mizaç: Bazı çocuklar duyguları daha yoğun yaşar ve daha geç sakinleşir. Bu çocuklar için aynı sınır, sakin mizaçlı bir kardeşe göre çok daha zorlayıcı olabilir.
  • Dil ve duygu becerileri: Ne hissettiğini sözcüklere dökemeyen çocuk duygusunu bedeniyle anlatır. Dil gelişimi geride kalan çocuklarda öfke nöbetleri daha uzun sürebilir.
  • Dikkat ve dürtü kontrolü: Dikkatini sürdürmekte ve dürtülerini durdurmakta zorlanan çocuklar gün boyu sık uyarı alır ve öfkeyle tepki verebilir. Bu ihtimalde dikkat eksikliği belirtileri rehberimiz yol gösterebilir.
  • Uyku, açlık ve aşırı uyarılma: Yetersiz uyku, düzensiz öğünler ve uzun ekran süresi öfke eşiğini düşürür.
  • Aile içi stres: Taşınma, ekonomik zorluklar, ebeveynler arasındaki gerginlik ya da bir yakının hastalığı çocuğun öfkesini artırabilir. Kardeşler arasındaki rekabet de öfkenin sık görüldüğü bir alandır; bu konuyu kardeş çatışmaları sayfamızda ele alıyoruz.
  • Zorlayıcı yaşantılar: Zorbalık, şiddete tanık olma ya da kayıp gibi yaşantılar bazı çocuklarda öfke ve huzursuzluk olarak dışa vurulur.

Farkında olmadan kurulan döngü

Davranış sorunlarında sık görülen bir döngü vardır: Çocuk bir isteği reddedildiğinde öfkelenir, ebeveyn yorulup geri adım atar ve çocuk öfkenin işe yaradığını öğrenir. Bazen tam tersi yaşanır; ebeveyn de sesini yükseltir ve tartışma her seferinde biraz daha büyür. İki yönde de kimse kötü niyetli değildir. Döngünün fark edilmesi onu kırmanın ilk adımıdır.

Evde neler yapabilirsiniz?

Evde en çok işe yarayan yaklaşım, kriz anını yönetmekten çok krizlerin arasındaki sakin zamanları değerlendirmektir. Aşağıdaki adımlar ebeveyn eğitim programlarında kullanılan ilkelere dayanır ve evde uygulanabilecek bir sıralama sunar.

  1. İki hafta boyunca kısa bir öfke günlüğü tutun. Öfkenin ne zaman başladığını, hemen öncesinde ne olduğunu ve sonrasında ne yaşandığını not etmek tetikleyicileri görünür kılar.
  2. Her gün on ile on beş dakikalık özel zaman ayırın. Bu sürede yönlendirme, soru ve eleştiri olmadan çocuğun seçtiği oyunu birlikte oynayın; ilişkinin güçlenmesi sınırların kabulünü kolaylaştırır.
  3. Az sayıda ve net kural koyun. ‘Uslu ol’ yerine ‘vurmak yok, kızdığında söyle’ gibi neyin beklendiğini anlatan üç dört kural, uzun listelerden daha etkilidir.
  4. İstenen davranışı yakalayın. Çocuğunuz öfkelendiği hâlde vurmadan durduğunda ya da kardeşiyle sakin oynadığında bunu somut olarak söyleyin: ‘Kızdın ama bağırmadan anlattın.’
  5. Sonuçları önceden belirleyin ve sakin uygulayın. Kural çiğnendiğinde ne olacağı kriz anında değil sakin bir zamanda konuşulmalı; sonuç kısa, orantılı ve tutarlı olmalıdır.
  6. Geçişleri önceden haber verin. Parktan ayrılma, ekranın kapanması ya da yatma saati için beş dakika önceden uyarı vermek nöbetlerin bir kısmını önler.
  7. Ebeveynler arasında ortak bir dil kurun. Bir ebeveynin izin verdiğini diğerinin yasakladığı evlerde çocuk sınırları daha sık sınar.
  8. Kendi öfkenizi onarın. Sesinizi yükselttiğiniz bir anın ardından ‘bağırdığım için üzgünüm, bir dahaki sefere sakinleşip konuşacağım’ demek, çocuğa öfkenin ardından ilişkinin nasıl tamir edildiğini gösterir.

Yaşa göre yaklaşım nasıl değişir?

  • Okul öncesi: Kısa cümleler, dikkatini başka yöne çekme, sakinleşene kadar yanında durma ve öfke dindikten sonra duyguyu adlandırma ön plandadır. Bu yaşta uzun açıklamalar ve nasihatler çoğu zaman işe yaramaz.
  • Okul çağı: Çocuk kuralların gerekçesini anlayabilir ve sorun çözmeye katılabilir. Sakin bir anda ‘bir dahaki sefere kızdığında ne yapabilirsin’ diye birlikte seçenek üretmek, ona sorumluluk ve kontrol hissi verir.
  • Ergenlik: Kurallar dayatmaktan çok müzakereyle belirlendiğinde daha kolay kabul görür. Tartışma büyüdüğünde konuşmayı sakinleşilen bir saate ertelemek, gencin onurunu ve ilişkiyi korur.

Örneğin her akşam ödev saatinde masayı itip bağıran sekiz yaşında, kurgusal bir çocuk düşünelim. Öfke günlüğü, krizlerin çoğunun okuldan döner dönmez ve aç karnına başlayan ödev saatinde çıktığını gösterebilir. Bu durumda ödevden önce kısa bir atıştırma ve yarım saatlik serbest zaman, ödevin küçük parçalara bölünmesi ve her parçanın sonunda kısa bir mola, öfkeyi cezalandırmaktan çok daha fazla değişiklik yaratabilir.

Vurma ve küfür gibi belirli davranışlarla nasıl baş edileceğine dair ayrıntılı öneriler çocuk neden vurur ve çocuğum küfür etmeye başladı yazılarımızda yer alıyor.

Ne zaman bir uzmana başvurmalısınız?

Öfke ve davranış sorunları birkaç aydır sürüyor, birden fazla ortamda görülüyor ve evdeki tutarlı çabalara rağmen azalmıyorsa bir uzmandan destek almak yerinde olur. Aşağıdaki ölçütler bu kararı vermenize yardımcı olabilir.

  • Dört ile beş yaşından sonra da öfke nöbetleri neredeyse her gün yaşanıyor ve uzun sürüyor.
  • Çocuk öfkeliyken kendine zarar veriyor ya da başkalarını yaralayacak biçimde saldırıyor.
  • Okuldan, kreşten ya da kurstan saldırganlık nedeniyle düzenli şikâyet geliyor ya da uzaklaştırma gündeme geldi.
  • Davranışlar yalnızca evde değil, okulda ve arkadaş ortamında da tekrarlıyor.
  • Hayvanlara sertlik, ateşle oynama, sık yalan ya da başkalarının eşyasını izinsiz alma gibi davranışlar eşlik ediyor.
  • Öfke patlamalarının arasında da çocuk çoğu zaman mutsuz, gergin ya da huzursuz görünüyor.
  • Ebeveyn olarak kontrolü kaybettiğinizi ve evde sürekli tetikte yaşadığınızı hissediyorsunuz.

Psikolojik danışmanlık sürecinde neler olur?

Davranış sorunlarında psikolojik danışmanlık, çocuğu tek başına değiştirmeyi değil, çocuk ile çevresi arasındaki döngüyü değiştirmeyi hedefler. Bu nedenle çalışma hem çocukla hem ebeveynlerle yürütülür ve çocuk ve ergen psikolojik danışmanlığı kapsamında ebeveyn görüşmelerini de içerir.

İlk görüşme

Davranış sorunlarında ilk görüşmenin ebeveynlerle başlaması çoğu zaman yararlıdır; böylece çocuğun önünde konuşulması zor olan konular rahatça ele alınabilir. Psikolog Burak Uysal bu görüşmede davranışların ne zaman başladığını, hangi ortamlarda görüldüğünü, aile içinde nasıl karşılandığını ve çocuğun güçlü yanlarını dinler. Ardından çocukla yapılan görüşmelerde oyun, hikâye ve çizim aracılığıyla çocuğun öfkeyi nasıl yaşadığı anlaşılmaya çalışılır.

Ebeveyn görüşmeleri

Ebeveyn görüşmeleri bu çalışmanın merkezindedir. Evde uygulanacak davranış planı, özel zaman, övgü ve sonuçların nasıl kullanılacağı birlikte hazırlanır; ebeveynler planı uygularken karşılaştıkları güçlükleri bir sonraki görüşmeye getirir. Ebeveynin kendi yorgunluğu ve öfkesi de bu görüşmelerde konuşulabilir; gerektiğinde anne baba danışmanlığı ayrı bir çalışma olarak planlanır.

İngiltere'de ulusal sağlık kılavuzlarını hazırlayan NICE, üç ile on bir yaş arasındaki çocuklarda davranış sorunları için ebeveyn eğitim programlarını öne çıkan bir yaklaşım olarak önerir. Bu programlar ebeveynlere olumlu ilgi, net sınır ve tutarlı sonuç becerilerini adım adım kazandırmayı amaçlar. Ofisimizdeki ebeveyn görüşmeleri de bu ilkelerden yararlanır.

Okul ile iş birliği

Davranışlar okulda da görülüyorsa, ailenin izniyle öğretmen ve rehberlik servisiyle ortak hedefler belirlenir. Evde ve okulda aynı birkaç davranışa odaklanmak, örneğin sırasını beklemek ve kızdığında öğretmene söylemek, çocuğa tutarlı bir mesaj verir. Öğretmenin günü kısa bir notla aileye aktarması da evde olumlu davranışın zamanında görülmesini sağlar.

Hangi durumlarda psikiyatri hekimine yönlendirilir?

Öfke ve davranış sorunlarına dikkat eksikliği, duygudurum dalgalanmaları ya da gelişimsel bir farklılık eşlik ediyor olabilir. Bu tür durumlarda tanı değerlendirmesi ve gerekiyorsa ilaç tedavisi için bir çocuk ve ergen psikiyatri hekimine başvurmanızı öneririz. Psikologlar tıbbi tanı koymaz ve ilaç yazmaz; hekim görüşüyle birlikte yürütülen bir psikolojik danışmanlık çalışması ise çoğu zaman yararlı olur.

  • Dikkat dağınıklığı, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik birçok ortamda belirgin.
  • Öfke patlamalarının arasında da günlerce süren yoğun huzursuzluk, mutsuzluk ya da ani duygu değişimleri var.
  • Kendine zarar verme, ölümle ilgili sözler ya da başkalarına ciddi zarar verme riski bulunuyor.
  • Konuşma, sosyal iletişim ya da öğrenme alanlarında gelişimsel bir farklılıktan şüpheleniliyor.
  • Uyku düzeni uzun süredir ciddi biçimde bozuk.

Dikkat ve odaklanma güçlüğünün öfkeye eşlik ettiği çocuklar için ofisimizde yürütülen dikkat ve odaklanma destek programı hakkında bilgi alabilirsiniz. Program hekimin tanı ve tedavi kararlarının yerine geçmez; aileye ve çocuğa gündelik yaşamda kullanılacak beceriler kazandırmaya yöneliktir.

Serdivan'daki ofisimizde görüşmeler

Psikolog Burak Uysal, öfke ve davranış sorunları yaşayan çocuklar ve ebeveynleriyle Serdivan'daki ofisimizde çalışır. Adapazarı, Karasu, Ferizli ve Sakarya'nın diğer ilçelerinden gelen aileler için ebeveyn görüşmelerinin bir kısmı online olarak da sürdürülebilir. Randevu talebi için sitedeki form ya da 0554 125 42 23 numaralı telefon kullanılabilir; ofisimiz sizi arayarak uygun gün ve saati birlikte planlar.

Sıkça sorulan sorular

Öfkeli bir çocuk büyüyünce saldırgan bir yetişkin mi olur?

Hayır; okul öncesindeki öfke nöbetleri ve vurma davranışı çocuğun ileride saldırgan olacağı anlamına gelmez. Çocukların çoğu dil ve duygu düzenleme becerileri geliştikçe öfkelerini daha uygun yollarla ifade etmeyi öğrenir. Uzun süren ve birçok ortama yayılan davranış sorunlarında ise erken destek, olumsuz döngülerin yerleşmesini önlemeye yardım eder.

Ceza vermek davranış sorunlarını çözer mi?

Sert ve uzun cezalar davranışı kısa süreliğine durdursa da çoğu zaman öfkeyi ve çatışmayı büyütür. Kısa, önceden bilinen ve orantılı sonuçlar ise olumlu ilgiyle birlikte kullanıldığında daha etkilidir. Fiziksel ceza hem ilişkiye zarar verir hem de çocuğa öfkenin vurarak ifade edilebileceğini öğretir.

Ergen çocuğumun öfkesi normal mi?

Ergenlikte kurallar ve özgürlük üzerine tartışmalar, kapı çarpma ve geri çekilme sık görülür. Öfke ebeveyne ya da kardeşe fiziksel saldırıya dönüşüyorsa, okul ve arkadaşlıklar ciddi biçimde etkileniyorsa ya da mutsuzluk ve umutsuzlukla birlikte seyrediyorsa bir uzmanla görüşmek gerekir.

Çocuğu getirmeden yalnızca ebeveyn olarak görüşebilir miyiz?

Evet. Özellikle küçük çocuklarda ilk görüşmenin yalnızca ebeveynlerle yapılması sık tercih edilir. Bazı ailelerde çalışma büyük ölçüde ebeveyn görüşmeleriyle yürür ve çocukla görüşme ihtiyacı değerlendirmeye göre belirlenir.

Ekran süresi öfkeyi artırır mı?

Uzun ekran süresi, özellikle yatmadan önce, uykuyu ve öfke eşiğini olumsuz etkileyebilir. Ekranın kapatıldığı an da birçok çocukta öfke nöbetinin başladığı bir geçiş anıdır. Kapanış saatini önceden haber vermek ve ekran süresini gün içine dengeli yaymak bu nöbetleri azaltabilir.

Öfke kontrolü için çocuğa hangi beceriler öğretilir?

Çocuğun bedenindeki öfke işaretlerini fark etmesi, duygusunu adlandırması, sakinleşmek için nefes ya da kısa bir mola gibi bir yol seçmesi ve sorunu sözcüklerle çözmeyi denemesi gibi beceriler yaşına uygun biçimde çalışılır. Bu beceriler evde ve okulda tekrar edildikçe kalıcı hâle gelir.

Öğretmen çocuğumun sınıfta saldırgan olduğunu söylüyor ama evde böyle değil; bu ne anlama gelir?

Davranışın yalnızca okulda görülmesi, sorunun okul ortamına özgü bir etkenle ilişkili olabileceğini düşündürür: kalabalık sınıf, akran çatışmaları, öğrenme güçlüğü ya da dikkat sorunları gibi. Öğretmenden davranışın hangi saatlerde ve hangi durumlarda ortaya çıktığını öğrenmek nedeni anlamanın ilk adımıdır.

Anne ve baba farklı yaklaşıyorsa ne yapmalıyız?

Ebeveynlerin farklı mizaçları olması doğaldır; önemli olan çocuğun karşısında temel kurallarda aynı çizgide durabilmektir. Kuralları ve sonuçları çocuğun olmadığı sakin bir zamanda birlikte belirlemek, anlaşmazlıkları çocuğun önünde tartışmamak ve birbirinizin kararını desteklemek tutarlılığı artırır. Bu konuda zorlanılıyorsa ebeveyn görüşmelerinde ortak bir plan hazırlanabilir.

Görüşmeler ne sıklıkla yapılır?

Görüşme sıklığı ve süresi ilk değerlendirmeden sonra aileyle birlikte belirlenir. Ebeveyn görüşmeleri ile çocukla yapılan görüşmeler dönüşümlü planlanabilir. Önceden belirli bir görüşme sayısı ya da sonuç söz konusu değildir; ilerleme düzenli aralıklarla birlikte gözden geçirilir.

Çocuğumun öfke nöbetleri için pedagoga mı, psikoloğa mı başvurmalıyım?

Öfke nöbetlerinde kime gideceğinize karar verirken bilinmesi gereken ilk şey, pedagogun Türkiye'de yasal bir unvan olmadığıdır. Ailelerin pedagog diye aradığı davranış desteğini çocuklarla çalışan psikologlar, çocuk gelişimciler ve psikolojik danışmanlar verir. Saldırganlık kendine ya da başkasına zarar verecek düzeydeyse çocuk ve ergen psikiyatristi de devreye girer. Psikolog Burak Uysal öfke ve davranış güçlüklerinde çocuk ve aileyle psikolog olarak çalışır; ayrıntılar pedagog mu psikolog mu rehberinde.

Acil bir durumdaysanız kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa hemen 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun. Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi yerine geçmez.

Burak Uysal
Burak Uysal Psikolog

Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu. Serdivan'daki ofisinde çocuklar, ergenler, ebeveynler, yetişkinler ve çiftlerle psikolojik danışmanlık görüşmeleri yürütür.

Son güncelleme: 14 Ekim 2026 İçerik editörü: destek@burakuysal.org Hakkında daha fazla

İlgili sayfalar

Bu konuda blog yazıları

WhatsApp ile yazın Instagram'da takip et@psikologburakuysal