Bu sayfada (10 bölüm)
- Ayrılık kaygısı nedir?
- Yaşa göre hangi işaretler görülebilir?
- Ayrılık kaygısının olası nedenleri nelerdir?
- Evde neler yapabilirsiniz?
- Ne zaman bir uzmana başvurmalısınız?
- Psikolojik danışmanlık süreci nasıl ilerler?
- Hangi durumlarda psikiyatri hekimine yönlendirilir?
- Okul öncesi dönemde gelişimi izlemek neden önemli?
- Serdivan'da yüz yüze, gerektiğinde online görüşme
- Sıkça sorulan sorular
Ayrılık kaygısı, çocuğun bağlandığı kişiden ayrılırken ya da ayrılacağını düşündüğünde yaşadığı yoğun huzursuzluktur. Bebeklik ve erken çocuklukta gelişimin olağan bir parçasıdır ve çoğu çocukta okul öncesi yıllarda yatışır. Kaygı yaşından beklenenden yoğunsa, haftalarca sürüyorsa ya da okula gitmeyi, yalnız uyumayı veya ebeveynin işe gitmesini engelliyorsa bir psikologla değerlendirme yapmak, aileye uygulanabilir bir ayrılık planı kazandırır.
Psikolog Burak Uysal tarafından hazırlandı ve gözden geçirildi · Son güncelleme: 14 Ekim 2026Kreş kapısında bacağınıza sarılan, siz banyoya girdiğinizde kapının önünde bekleyen ya da arkadaşında yatıya kalmayı son anda iptal eden bir çocuk, ebeveynde hem şefkat hem yorgunluk uyandırır. Ayrılık anlarında yaşanan sıkıntı çocukluğun doğal bir parçasıdır; ancak bazı çocuklarda bu sıkıntı gündelik hayatı daraltacak kadar büyür. Bu sayfada ayrılık kaygısının olağan ve destek gerektiren biçimlerini, evde neler yapılabileceğini ve uzman desteğinin nasıl işlediğini bulacaksınız.
Ayrılık kaygısı nedir?
Ayrılık kaygısı, çocuğun bağlandığı kişiden, çoğu zaman anne ya da babasından, ayrılırken veya ayrılacağını düşündüğünde yaşadığı yoğun huzursuzluktur. Bebeklerde yaklaşık altı ile sekiz ay civarında belirmeye başlar, yürüme döneminde en yoğun hâline ulaşabilir ve çocukların çoğunda okul öncesi yıllarda giderek azalır. Bu dönemdeki ağlama ve yapışma, çocuğun ebeveyninin gözden kaybolduğunda da var olmaya devam ettiğini öğrenme sürecinin parçasıdır.
Kaygının yaşa ve duruma göre beklenenden çok daha yoğun olması, haftalarca sürmesi ve çocuğun okula, uykuya ya da arkadaşlıklara katılımını engellemesi ise farklı bir tablodur. Hekimlerin kullandığı tanı sınıflamalarında bu durum ayrılık kaygısı bozukluğu olarak adlandırılır ve çocuklarda belirtilerin en az dört hafta sürmesi aranır. Bu tanıyı psikiyatri hekimi koyar; psikolog ise kaygının çocuğun hayatına nasıl yansıdığını değerlendirir ve aileyle birlikte çalışır.
Ayrılık kaygısı ile anneden ayrılamama aynı şey mi?
Günlük dilde anneden ayrılamama diye anlatılan durum çoğu zaman ayrılık kaygısının kendisidir; ancak kaygı yalnızca anneye değil, çocuğun en güvendiği kişi kim ise ona yönelir. Baba, büyükanne ya da düzenli bakım veren bir yakın da bu kişi olabilir. Belirleyici olan kimden ayrılamadığı değil, ayrılık sırasında ve öncesinde yaşadığı sıkıntının boyutudur.
Yaşa göre hangi işaretler görülebilir?
Ayrılık kaygısı her yaşta farklı bir dille kendini gösterir. Aşağıdaki tabloda olağan sayılabilecek tepkilerle dikkat gerektiren işaretler yan yana verilmiştir; ayrım çoğu zaman tepkinin yoğunluğunda ve ne kadar sürdüğünde ortaya çıkar.
| Yaş | Olağan sayılabilecek tepkiler | Dikkat gerektiren işaretler |
|---|---|---|
| 1 ile 3 yaş | Ebeveyn odadan çıkınca ağlama, yabancılara karşı çekingenlik, bakıcıya ya da kreşe ilk haftalarda zor alışma | Ebeveyn yanındayken bile oyuna hiç dalamama, her kısa ayrılıkta uzun süre teselli edilememe |
| 3 ile 6 yaş | Kreş ve anaokulu kapısında kısa süreli ağlama, yeni ortamlarda ebeveyne yakın durma, akşamları ebeveyni yanında isteme | Haftalar geçmesine rağmen her sabah yoğun ağlama ya da kusma, ebeveynin başına kötü bir şey geleceğine dair sık sorular |
| 7 ile 12 yaş | Okul gezisi ya da ilk yatılı misafirlik öncesinde heyecana karışan gerginlik, hastalık dönemlerinde ebeveyne yakınlaşma | Arkadaşa gitmeyi, kursa katılmayı ya da yalnız uyumayı reddetme, ebeveyn geç kalınca panik, okuldan sık sık aranmak isteme |
| 13 ile 17 yaş | Yaz kampı ya da şehir dışı okul gezisi gibi uzun bir ayrılık öncesinde huzursuzluk | Ebeveyni sürekli mesajla takip etme, ebeveyn evden çıkınca yoğun kaygı, arkadaş etkinliklerinden ve gezilerden çekilme |
Ayrılık kaygısının olası nedenleri nelerdir?
Ayrılık kaygısı tek bir nedenle açıklanmaz ve şımartılmış olmanın bir sonucu değildir. Çoğu zaman çocuğun doğuştan gelen mizacı ile yaşadığı olaylar bir araya gelir. Aşağıdaki etkenler değerlendirmede en sık konuşulan başlıklardır.
- Mizaç: Yeni durumlara temkinli yaklaşan, değişikliklere geç alışan çocuklar ayrılık anlarında daha fazla zorlanabilir. Bu bir kusur değil, çocuğun dünyayı algılama biçimidir.
- Yaşam değişiklikleri: Kreşe ya da okula başlama, taşınma, kardeş doğumu, ebeveynin işe dönmesi ya da hastanede yatış kaygıyı tetikleyebilir.
- Kayıp ve ayrılık yaşantıları: Bir yakının ölümü, ebeveynlerin ayrı yaşamaya başlaması ya da uzun süre görülemeyen bir ebeveyn, çocukta giden kişinin geri dönmeyebileceği düşüncesini güçlendirebilir.
- Korkutucu haberler: Deprem, kaza ya da şiddet haberleri çocuğun ebeveyninin güvenliğiyle ilgili endişelerini artırabilir.
- Kaçınmayla büyüyen döngü: Çocuk ağladığında ayrılıktan vazgeçilmesi o an herkesi rahatlatır, ama çocuğa ayrılığın gerçekten tehlikeli olduğu mesajını verir ve bir sonraki ayrılık daha zor geçer.
- Ebeveynin kendi kaygısı: Ebeveynin ayrılıkta tedirgin olması çok anlaşılır bir durumdur; ancak çocuk bu tedirginliği yüz ifadesinden ve vedalaşmanın uzamasından okur.
Bu etkenlerin hiçbiri tek başına sorumluluk taşımaz. Değerlendirmede amaç geçmişi yargılamak değil, şu anda kaygıyı hangi halkaların beslediğini görmek ve en kolay değiştirilebilecek olanla başlamaktır.
Evde neler yapabilirsiniz?
Evde yapılabilecek en önemli şey, ayrılığı kaçınılacak bir tehlike olmaktan çıkarıp çocuğun başa çıkabildiği, öngörülebilir bir olaya dönüştürmektir. Aşağıdaki adımlar bu amaçla sırayla uygulanabilir.
- Ayrılığı önceden haber verin. ‘Yarın sabah seni kreşe bırakıp işe gideceğim, öğle uykusundan sonra seni alacağım’ gibi somut bir anlatım belirsizliğin yarattığı kaygıyı azaltır.
- Gizlice çıkmayın. Çocuk oyuna dalmışken fark ettirmeden gitmek o an kolay görünür, ama güveni sarsar ve çocuğu bir sonraki sefere daha tetikte hâle getirir.
- Kısa ve hep aynı vedalaşma ritüeli kurun. Sarılma, size özel bir el hareketi ve ‘akşam görüşürüz’ cümlesi gibi her gün tekrarlanan kısa bir ritüel, vedalaşmanın uzayıp kaygıya dönüşmesini önler.
- Verdiğiniz sözü tutun. Dönüş saatini çocuğun anlayacağı bir olaya bağlayın ve o saatte orada olun; gecikme olacaksa bunu önceden bildirin.
- Kısa ayrılık alıştırmaları yapın. Evde güvendiği bir yakınla on beş dakikalık bir ayrılıkla başlayıp süreyi ve mesafeyi zamanla artırmak, çocuğa ayrılığın ardından kavuşmanın geldiğini deneyimletir.
- Bir geçiş nesnesi verin. Ebeveyne ait bir eşarp, aile fotoğrafı ya da sevdiği bir oyuncak ayrılık süresince çocuğa bağ hissini hatırlatır.
- Cesareti adlandırın. Ayrılığın ardından ‘bugün ağlasan da sınıfa girdin, bu cesaret istiyordu’ diyerek sonucu değil çabayı görün.
- Kendi duygunuz için bir alan bulun. Ayrılık sonrasındaki iç sıkıntınızı bir yakınınızla paylaşmak, çocuğun önünde sakin kalmanızı kolaylaştırır.
Örnek bir ayrılık basamakları planı
Basamaklar, çocuğun bugün zorlanmadan yapabildiği şeyden başlar ve her biri birkaç gün başarıyla tekrarlandıktan sonra bir sonrakine geçilir. Örneğin anaokuluna başlamış ve her sabah kapıda uzun süre ağlayan beş yaşında, tamamen kurgusal bir çocuk düşünelim. Onun için hazırlanabilecek bir plan şöyle olabilir:
- Evde, ebeveyn mutfaktayken çocuğun salonda on dakika tek başına oynaması.
- Hafta sonu büyükanneyle birlikte bir saat parka gitmesi, ebeveynin evde kalması.
- Anaokulu kapısında vedalaşmanın üç dakikayı geçmemesi ve öğretmenin çocuğu her gün aynı oyuncakla karşılaması.
- Ebeveynin çocuğu öğle yemeğinden sonra değil, gün sonunda alması ve bunu sabahtan haber vermesi.
- Bir arkadaşın doğum günü partisine ebeveynin ilk yarım saat kalıp ardından ayrılması.
Vedalaşmada kullanılan sözcükler de planın parçasıdır. ‘Ağlarsan üzülürüm’ ya da ‘büyük çocuklar ağlamaz’ gibi cümleler çocuğa duygusunun kabul edilmediğini söyler. Bunun yerine ‘gitmemi istemediğini biliyorum, yine de seni akşam alacağım’ demek hem duyguyu kabul eder hem de ayrılığın gerçekleşeceğini sakin bir sesle bildirir. Vedalaşmadan sonra geri dönüp ikinci bir veda yapmamak, kısa ve kararlı bir ayrılığın etkisini korur.
Gece uykusu da bir ayrılık anıdır. Kendi yatağında uyumakta zorlanan çocuklar için kademeli geçiş önerileri çocuğum kendi yatağında uyumuyor başlıklı yazımızda adım adım anlatılıyor.
Ne zaman bir uzmana başvurmalısınız?
Ayrılık sıkıntısı yaşından beklenenden belirgin biçimde yoğunsa ve evdeki düzenli adımlara rağmen birkaç hafta içinde hafiflemiyorsa bir uzmanla görüşmek yerinde olur. Aşağıdaki durumlar değerlendirme için somut ölçüt olarak kullanılabilir.
- Kreşe, anaokuluna ya da okula alışma döneminin üzerinden bir ay geçmesine rağmen ayrılıklar hâlâ uzun süren ağlama, kusma ya da öfke nöbetiyle sonuçlanıyor.
- Çocuk okula gitmeyi tamamen reddediyor; bu durumda okul reddi sayfasındaki adımlar da birlikte ele alınmalıdır.
- Ebeveyninin başına kötü bir şey geleceğine ya da kendisinin kaybolacağına dair düşünceler gün içinde sık sık dile geliyor.
- Ayrılığa dair kâbuslar görüyor ya da ebeveyni yanında olmadan uykuya dalamıyor.
- Ayrılık öncesinde düzenli olarak karın ağrısı, baş ağrısı ya da bulantı yaşanıyor.
- Okul çağındaki çocuk arkadaşına, kursa ya da doğum günü davetine yalnız gidemiyor.
- Ebeveyn işe gitmekte, evden kısa süreliğine çıkmakta ya da kendine zaman ayırmakta zorlanır hâle geldi.
Kaygı yalnızca ayrılık anlarıyla sınırlı kalmıyor da pek çok konuya yayılıyorsa çocuklarda kaygı ve korkular sayfası daha geniş bir çerçeve sunar.
Psikolojik danışmanlık süreci nasıl ilerler?
Ayrılık kaygısında psikolojik danışmanlık, çocuğun ayrılığa dayanma gücünü küçük ve başarılabilir adımlarla artırmayı ve aileye tutarlı bir yol haritası kazandırmayı hedefler. Bu çalışma çocuklar için psikolojik danışmanlık kapsamında yürütülür ve ebeveynler sürecin etkin bir parçasıdır.
İlk görüşme
Ayrılık kaygısı yaşayan bir çocuktan ilk görüşmede ebeveyninden ayrılmasını beklemek gerçekçi değildir. Bu yüzden ilk görüşme çoğu zaman ebeveynle birlikte başlar; çocuk odaya ve Psikolog Burak Uysal'a alıştıkça ebeveynin kısa süreliğine dışarıda beklemesi denenebilir. Küçük çocuklarla oyun, kukla ve çizim gibi araçlardan yararlanılır; bu yaklaşım hakkında oyun temelli çalışma rehberimizde daha fazla bilgi bulabilirsiniz.
Ebeveyn görüşmesi
Ebeveyn görüşmelerinde ayrılık anlarının nasıl yaşandığı adım adım konuşulur: vedalaşma ne kadar sürüyor, çocuk ağladığında ne yapılıyor, dönüş nasıl karşılanıyor. Ardından evde ve okulda uygulanacak bir ayrılık basamakları listesi birlikte hazırlanır. Ebeveynin kendi kaygısıyla baş etmesine yönelik bir çalışma gerekirse bu, ebeveynlik desteği görüşmeleriyle sürdürülür.
Kreş ve okul ile iş birliği
Ailenin izniyle öğretmenle ya da okulun rehberlik servisiyle yapılan görüşmelerde sabah karşılama düzeni netleştirilir: çocuğu her gün aynı öğretmenin karşılaması, vedalaşmanın kapıda kısa tutulması, geçiş nesnesinin sınıfta nerede duracağı gibi. Öğretmenin gün içinde gözlediği iyi anları aileye iletmesi, ayrılığın ardından gelen kavuşmanın da olumlu bir anıya dönüşmesine katkı sağlar.
Sürecin ne kadar süreceği çocuğun yaşına, kaygının ne zamandır sürdüğüne ve evde planın ne kadar tutarlı uygulandığına göre değişir; bu nedenle önceden bir görüşme sayısı vermek doğru olmaz. İlerleme, vedalaşmanın kısalması, çocuğun sınıfa girdikten sonra sakinleşme süresinin azalması ve daha önce reddettiği etkinliklere katılmaya başlaması gibi gündelik ölçülerle izlenir. Bu ölçüler görüşmelerde düzenli olarak gözden geçirilir ve plan buna göre güncellenir.
Hangi durumlarda psikiyatri hekimine yönlendirilir?
Ayrılık kaygısı çocuğun yaşamını büyük ölçüde kısıtlıyorsa ya da başka belirtilerle birlikte seyrediyorsa bir çocuk ve ergen psikiyatri hekimine başvurmanızı öneririz. Tanı koymak ve gerekiyorsa ilaç tedavisini planlamak hekimin görevidir; psikolojik danışmanlık bu süreçle birlikte yürüyebilir.
- Çocuk haftalardır okula, kreşe ya da evden dışarı çıkmaya hiç katlanamıyor.
- Yoğun panik nöbetleri, nefes darlığı ya da bayılacakmış gibi olma hissi yaşanıyor.
- Uyku, yeme ya da konuşma gibi temel işlevlerde belirgin bir gerileme var.
- Kaygıya sürekli mutsuzluk, içe kapanma ya da kendine zarar verme sözleri eşlik ediyor.
- Gelişimsel bir farklılıktan ya da dikkatle ilgili bir sorundan şüpheleniliyor.
Hangi durumda psikologla, hangi durumda hekimle görüşmek gerektiği ailelerin en sık sorduğu konulardan biridir; ayrımı çocuk ve ergen psikiyatrisi rehberimizde bulabilirsiniz.
Okul öncesi dönemde gelişimi izlemek neden önemli?
Ayrılık kaygısının en sık görüldüğü okul öncesi yıllar, çocuğun dil, hareket ve sosyal becerilerinin de hızla geliştiği bir dönemdir. Bu alanları düzenli aralıklarla izlemek isteyen aileler, ofisimizde sunulan gelişim ve takip programı hakkında bilgi alabilir. Program bir tanı aracı değildir; gelişimi izlemeye ve aileye yol göstermeye yöneliktir.
Serdivan'da yüz yüze, gerektiğinde online görüşme
Psikolog Burak Uysal, ayrılık kaygısı yaşayan çocuklar ve aileleriyle Serdivan'daki ofisimizde çalışır. Erenler, Arifiye, Sapanca ve Sakarya'nın diğer ilçelerinden gelen ailelerin yanı sıra ebeveyn görüşmelerini online sürdürmek isteyen ailelerle de görüşmeler planlanır; küçük çocuklarla yapılan çalışmalar ise ofis ortamında yüz yüze yürütülür. Randevu için 0554 125 42 23 numaralı telefonu arayabilir ya da sitedeki talep formunu doldurabilirsiniz. Ücret bilgisi ilk görüşmeden önce telefonda ve yazılı olarak paylaşılır.
Sıkça sorulan sorular
Ayrılık kaygısı kaç yaşına kadar normaldir?
Ayrılık sıkıntısı bebeklikte başlar ve çoğu çocukta üç ile dört yaş civarında belirgin biçimde azalır. Okul başlangıcı, taşınma ya da kardeş doğumu gibi dönemlerde daha ileri yaşlarda da geçici olarak artabilir. Yaşından beklenenden yoğun ve haftalarca süren bir tablo ise değerlendirilmeyi hak eder.
Çocuğum ağlarken kreşten çıkıp gitmek doğru mu?
Kısa ve sıcak bir vedalaşmanın ardından ayrılmak, ağlama sürerken uzun süre kapıda beklemekten genellikle daha iyi sonuç verir. Pek çok çocuk ebeveyn gittikten birkaç dakika sonra sakinleşir. Öğretmenden çocuğun ne kadar sürede sakinleştiğini öğrenmek sizin de içinizi rahatlatır.
Ayrılık kaygısı yetişkinlikte de sürer mi?
Çocukların büyük bölümünde ayrılık kaygısı yaşla birlikte azalır. Destek almadan yıllarca süren yoğun bir tablo ise ergenlikte ve yetişkinlikte farklı kaygı biçimlerine dönüşebilir. Bu nedenle yaşamı kısıtlayan bir ayrılık kaygısını çocukluk döneminde ele almak yararlıdır.
Çocuğumu bakıcıya ya da büyükanneye bırakırken nelere dikkat etmeliyim?
Yeni bakım veren kişiyle ilk günlerde birlikte vakit geçirmek, çocuğun o kişiye siz yanındayken alışmasını sağlar. Ardından kısa ayrılıklarla başlayıp süreyi uzatabilirsiniz. Yemek ve uyku saatlerinin evdekine benzer olması da çocuğa güven verir.
Kardeş doğumu ayrılık kaygısını artırır mı?
Kardeş doğumu, büyük çocuğun ebeveyninin ilgisini kaybetme endişesini artırabilir ve ayrılık anlarındaki yapışma geçici olarak yoğunlaşabilir. Büyük çocuğa her gün kısa da olsa baş başa zaman ayırmak ve bebeğin bakımında ona küçük görevler vermek bu dönemi kolaylaştırır.
Ergenlerde ayrılık kaygısı olur mu?
Olur; ancak ergenlerde ayrılık kaygısı çoğu zaman ağlama yerine ebeveyni sürekli arama, evden uzak kalmayı gerektiren etkinliklerden kaçınma ya da ebeveyn evden çıktığında yoğun huzursuzluk olarak görülür. Ergen bu durumdan utanabileceği için konuyu yargılamadan açmak önemlidir.
Ayrılık kaygısında online görüşme yapılabilir mi?
Ebeveyn görüşmeleri çoğu zaman online yürütülebilir ve ailenin evde uygulayacağı planın hazırlanmasında işe yarar. Küçük çocukla yapılan çalışmalar için ise yüz yüze görüşme genellikle daha uygundur, çünkü ayrılık alıştırmalarının bir kısmı görüşme ortamında deneyimlenir.
Çocuğumu kreşe başlatmadan önce nasıl hazırlayabilirim?
Başlangıçtan birkaç hafta önce kreşin önünden geçmek, mümkünse sınıfı ve öğretmeni birlikte görmek ve kreşte geçen bir günü resimli kitaplar ya da oyunlarla anlatmak çocuğun ortamı tanımasına yardım eder. İlk günlerde kısa süreli kalışlarla başlayan bir alışma takvimi için kreşle önceden konuşmak da sürecin daha yumuşak geçmesini sağlar.
Ebeveynlerin ayrı yaşaması ayrılık kaygısını nasıl etkiler?
Ebeveynlerin ayrı yaşamaya başlaması, çocukta bir ebeveyni gittiyse diğerinin de gidebileceği endişesini uyandırabilir. İki evdeki düzenin öngörülebilir olması, teslim anlarının sakin ve kısa geçmesi ve çocuğa her iki ebeveyninin de hayatında kalacağının açıkça söylenmesi bu endişeyi azaltır.
Ayrılık kaygısı yaşayan çocuğum için pedagog arıyorum, kime başvurmalıyım?
Pedagog Türkiye'de yasal olarak tanımlanmış bir meslek değildir; bu yüzden aramanızı çocukla çalışan meslek gruplarına çevirmek işinizi kolaylaştırır. Ayrılık kaygısında çocuklarla çalışan psikologlar, çocuk gelişimciler ve psikolojik danışmanlar destek verir. Kaygı okula gitmeyi ve uykuyu aylarca engelliyorsa çocuk ve ergen psikiyatristinin görüşü alınır. Psikolog Burak Uysal ayrılık kaygısı yaşayan çocuklar ve ebeveynleriyle psikolog olarak görüşür. Başvuru seçeneklerini pedagog arayan ailelere yönelik sayfada topladık.
Acil bir durumdaysanız kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa hemen 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun. Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi yerine geçmez.

Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu. Serdivan'daki ofisinde çocuklar, ergenler, ebeveynler, yetişkinler ve çiftlerle psikolojik danışmanlık görüşmeleri yürütür.
