Her gün 10.00 ile 19.00 arası, randevu ile @psikologburakuysal
Psikolog Burak Uysal

Oyun Terapisi Nedir? Çocuklarda Nasıl Kullanılır

Son güncelleme: 14 Ekim 202613 dakikalık okumaHazırlayan: Psikolog Burak Uysal
Bu sayfada (14 bölüm)
  1. Oyun terapisi nedir?
  2. Oyun terapisi hangi yaşlarda kullanılır?
  3. Oyun terapisi hangi durumlarda düşünülür?
  4. Oyun terapisinde hangi yaklaşımlar vardır?
  5. Oyun odasında hangi oyuncaklar bulunur?
  6. Bir oyun terapisi süreci nasıl ilerler?
  7. Oyun terapisini kimler uygulayabilir?
  8. Oyun terapisi işe yarar mı?
  9. Ebeveynler oyun terapisi sürecine nasıl katılır?
  10. Oyun terapisi hakkında sık yapılan hatalar nelerdir?
  11. Evde oyunla çocuğunuza nasıl eşlik edebilirsiniz?
  12. Hangi durumlarda önce bir hekime başvurmak gerekir?
  13. Serdivan'daki ofisimizde çocuklarla görüşmeler nasıl yürür?
  14. Sıkça sorulan sorular
Kısaca

Oyun terapisi, çocukların duygularını ve yaşantılarını kelimeler yerine oyun yoluyla ifade ettiği, bu alanda eğitim almış bir uzmanın yürüttüğü yapılandırılmış bir psikoterapi yöntemidir. Çoğunlukla 3 ile 12 yaş arasındaki çocuklarla kullanılır. Oyuncaklar çocuğun kelimeleri, oyun ise dilidir; uzman bu dili okuyarak çocuğun kaygı, öfke ya da kayıp gibi zorlanmalarını anlamaya ve yeni baş etme yolları kazanmasına yardım eder. Türkiye'de psikoterapi klinik psikolog ve psikiyatri uzmanının yetki alanındadır.

Psikolog Burak Uysal tarafından hazırlandı ve gözden geçirildi · Son güncelleme: 14 Ekim 2026

Küçük bir çocuğa “bugün okulda seni ne üzdü?” diye sorduğunuzda çoğu zaman bir omuz silkme ya da “bilmiyorum” yanıtı alırsınız. Oysa aynı çocuk birkaç dakika sonra oyuncak bebeğe kızıp onu köşeye gönderirken ya da arabaları çarpıştırırken o gün yaşadıklarını oldukça açık biçimde anlatır. Oyun terapisi bu gözlemden doğmuştur. Bu rehberde yöntemin ne olduğunu, hangi yaşlarda ve durumlarda kullanıldığını, seansların nasıl geçtiğini ve kimlerin uygulayabileceğini anlatıyoruz.

Oyun terapisi nedir?

Oyun terapisi, çocukların iç dünyalarını oyun aracılığıyla ifade etmelerine ve işlemelerine dayanan, bu alanda eğitim almış bir ruh sağlığı uzmanının yürüttüğü bir psikoterapi yöntemidir. Amerikan Psikoloji Derneği'nin (APA) psikoloji sözlüğü oyun terapisini, oyunun çocuğun duygularını, çatışmalarını ve ilişkilerini ifade etmesi için bir araç olarak kullanıldığı psikoterapi biçimi olarak tanımlar. Kısacası çocuktan konuşması beklenmez; oyuncaklar onun kelimeleri, oyun ise onun dili hâline gelir.

Yetişkinler zorlandıklarında bunu çoğunlukla sözle anlatabilir. Çocuklarda ise soyut düşünme ve duyguyu adlandırma becerisi henüz gelişme aşamasındadır. Korku, kıskançlık, suçluluk ya da yas gibi karmaşık duygular, kelimelere dökülmeden önce oyunda görünür olur. Oyun terapisi bu nedenle çocuğu yetişkin diline zorlamak yerine uzmanın çocuğun diline geçmesini esas alır. Çocuk, güvenli bir ilişki içinde oyununu tekrar tekrar oynadıkça yaşadığı zorluğu küçük ve yönetilebilir parçalar hâlinde ele alır.

Oyun terapisi ile sıradan oyun arasındaki fark nedir?

Her oyun çocuğa iyi gelir ama her oyun terapi değildir. Oyun terapisinde oda belirli bir amaçla seçilmiş malzemelerle hazırlanır, seanslar düzenli aralıklarla ve belirli sürelerle yapılır, uzman ise kuramsal bir çerçeveye göre çocuğun oyununu izler, yansıtır ve gerektiğinde sınır koyar. Evde ebeveynle oynanan oyun ilişkiyi güçlendirir; oyun terapisi ise çocuğun belirli bir zorluğu üzerinde planlı biçimde çalışmayı hedefler.

Oyun terapisi hangi yaşlarda kullanılır?

Oyun terapisi en çok 3 ile 12 yaş arasındaki çocuklarla kullanılır, çünkü bu yaşlarda oyun çocuğun en doğal ifade biçimidir. Daha küçük çocuklarda ebeveynin de katıldığı ilişki odaklı çalışmalar öne çıkar; ergenliğe yaklaşan çocuklarda ise oyun yerini çizime, kum tepsisine, kutu oyunlarına ve yaratıcı etkinliklere bırakır. Aşağıdaki tablo genel bir çerçeve sunar; her çocuğun gelişim hızı farklıdır.

YaşOyunun tipik biçimiÇalışmada sık kullanılan araçlar
2 ile 3Duyusal ve tekrar eden oyun, taklit, kısa süreli dikkatEbeveynin de katıldığı oyun, su ve kum gibi duyusal malzemeler, basit figürler
3 ile 5Hayali oyun, rol yapma, “mış gibi” oynamaOyuncak ev ve aile figürleri, kuklalar, mutfak takımı, araçlar
6 ile 8Kurallı oyunlara geçiş, hikâye kurma, rekabetKukla tiyatrosu, kum tepsisi, resim, basit kutu oyunları
9 ile 12Kurallı oyun, strateji, yaratıcı üretimKutu ve kart oyunları, kum tepsisi, çizgi roman yapma, kil ve el işi
12 ve üzeriKonuşmaya daha açık, oyunu çoğu zaman çocukça bulabilirSanat temelli etkinlikler, müzik, yapılandırılmış oyunlar; çoğunlukla sözel görüşmeyle birlikte

Yaş tek ölçüt değildir. Dil gelişimi gecikmiş, utangaç ya da yaşadığı olayı anlatmakta zorlanan daha büyük bir çocuk için de oyun temelli bir çalışma uygun olabilir. Uygun yöntemin seçimi, çocuğun gelişim düzeyini ve başvuru nedenini değerlendiren uzmanın kararıdır.

Oyun terapisi hangi durumlarda düşünülür?

Oyun terapisi, çocuğun duygusal ya da davranışsal bir zorluğu günlük hayatını, ilişkilerini veya okul yaşamını etkiliyorsa ve çocuk bu zorluğu sözle anlatmakta güçlük çekiyorsa düşünülür. Aşağıdaki durumlar, oyun temelli çalışmaların sık kullanıldığı alanlardır.

  • Kaygı ve korkular: Karanlık, ayrılık, hastalık ya da okul gibi konularda yaşına göre beklenenden yoğun ve uzun süren korkular.
  • Öfke ve davranış güçlükleri: Sık öfke patlamaları, vurma, kuralları sürekli zorlama ya da kardeşe yönelen saldırganlık.
  • Kayıp ve yas: Bir yakının ölümü, evcil hayvanın kaybı ya da sevilen birinin uzaklaşması.
  • Aile değişiklikleri: Anne ve babanın ayrılması, yeni bir kardeş, taşınma ya da ebeveynin uzun süreli yokluğu.
  • Zorlayıcı yaşantılar: Kaza, hastane deneyimi, deprem gibi afetler ya da çocuğu derinden sarsan başka olaylar.
  • İçe kapanma ve özgüven: Arkadaş edinmekte zorlanma, sürekli geri çekilme, kendini değersiz hissetme.
  • Bedensel yollarla ifade edilen stres: Tıbbi bir neden dışlandıktan sonra süren karın ağrısı, uyku sorunları ya da yeniden başlayan alt ıslatma.

Bu listedeki zorlukların bir kısmı her çocukta zaman zaman görülür. Belirleyici olan sıklık, süre ve çocuğun hayatını ne kadar etkilediğidir. Korkuların hangi noktada destek gerektirdiğini çocuklarda kaygı ve korkular sayfasında ayrıntılı olarak ele aldık.

Oyun terapisinde hangi yaklaşımlar vardır?

Oyun terapisinde en yaygın yaklaşımlar çocuk merkezli (yönlendirmesiz) oyun terapisi ve yönlendirici oyun terapisidir; bunların yanında bilişsel davranışçı oyun terapisi, ebeveynin sürece doğrudan katıldığı ilişki temelli modeller ve kum tepsisi çalışmaları da kullanılır. Yaklaşımlar arasındaki temel fark, oyunun yönünü kimin belirlediğidir.

  • Çocuk merkezli oyun terapisi: Virginia Axline'ın çalışmalarına dayanır. Oyunu çocuk seçer ve yönetir; uzman kabul eden, yansıtan ve gerektiğinde sınır koyan bir eşlikçidir. Temel inanç, güvenli bir ilişkide çocuğun kendi iyileşme yolunu bulabileceğidir.
  • Yönlendirici oyun terapisi: Uzman belirli bir hedefe yönelik oyunlar, hikâyeler ya da etkinlikler önerir. Örneğin hastane korkusu olan bir çocukla doktor setiyle planlı bir oyun kurulabilir.
  • Bilişsel davranışçı oyun terapisi: Düşünce, duygu ve davranış arasındaki bağı kuklalar ve hikâyeler gibi oyun araçlarıyla küçük çocukların anlayabileceği bir dile çevirir.
  • Ebeveyn ve çocuk ilişkisine odaklanan modeller: Filial terapi gibi modellerde ebeveyn, uzmanın rehberliğinde evde çocuğuyla özel oyun seansları yapmayı öğrenir.
  • Kum tepsisi çalışması: Çocuk, kum dolu bir tepside minyatür figürlerle kendi dünyasını kurar. Kelimeye dökülmesi zor deneyimler bir sahneye dönüşür.

Pek çok uzman bu yaklaşımlardan birini temel alıp diğerlerinden araçlar kullanır. Çocuğunuz için hangi yolun seçildiğini ve neden seçildiğini uzmana sormak, sürece güvenle başlamanızı sağlar.

Oyun odasında hangi oyuncaklar bulunur?

Oyun odasında, çocuğun farklı duyguları ve yaşantıları ifade etmesine izin verecek biçimde özenle seçilmiş, sayıca sınırlı ama çeşitli oyuncaklar bulunur. Pille çalışan, kendi kendine hareket eden ya da tek bir kullanım biçimi olan oyuncaklar genellikle tercih edilmez, çünkü bu oyuncaklarda oyunu çocuğun hayal gücü değil oyuncağın kendisi yönetir.

  • Gündelik hayatı yansıtan oyuncaklar: Aile figürleri, oyuncak ev, mutfak eşyaları, arabalar, doktor seti.
  • Öfkeyi ve gücü ifade etmeye izin veren oyuncaklar: Yumuşak bloklar, vahşi hayvan figürleri, kahraman figürleri, vurulabilen yastıklar.
  • Yaratıcı ifade malzemeleri: Boya, kil, oyun hamuru, kum, su, kuklalar ve kostümler.

Bir oyun terapisi süreci nasıl ilerler?

Oyun terapisi çoğunlukla ebeveynle yapılan bir ön görüşmeyle başlar, çocukla düzenli oyun seanslarıyla sürer ve belirli aralıklarla yapılan ebeveyn görüşmeleriyle desteklenir. Seanslar genellikle haftada bir yapılır ve 45 ile 50 dakika sürer.

  1. Ebeveynle ön görüşme: Başvuru nedeni, çocuğun gelişim öyküsü, aile düzeni, okul durumu ve ebeveynin gözlemleri konuşulur. Bu görüşme çoğunlukla çocuk olmadan yapılır.
  2. Çocukla tanışma: İlk seanslarda çocuk odayı ve uzmanı tanır. Amaç güven ilişkisini kurmaktır; çocuğa neden geldiği yaşına uygun ve suçlamayan bir dille anlatılır.
  3. Hedeflerin belirlenmesi: Uzman, ebeveynle birlikte “öfke patlamalarının azalması” ya da “okulda ayrılırken daha az zorlanma” gibi somut hedefler belirler.
  4. Düzenli oyun seansları: Çocuk oyununda tekrar eden temaları işler. Bu dönemde bazen davranışlarda geçici bir artış görülebilir; bu çoğu zaman duyguların yüzeye çıktığını gösterir.
  5. Ebeveyn görüşmeleri: Birkaç seansta bir ebeveynle ayrıca görüşülür. Çocuğun oyunundaki ayrıntılar değil, genel gidiş ve evde yapılabilecekler paylaşılır.
  6. Sonlandırma: Hedeflere ulaşıldığında seanslar aniden kesilmez; çocuğun vedalaşmaya hazırlanabilmesi için son seanslar önceden planlanır.

Uzman oyunda nelere dikkat eder?

Uzman, çocuğun hangi oyuncakları seçtiğine, hangi temaların tekrar ettiğine, oyunun hangi noktada bölündüğüne ve çocuğun sınırlara nasıl tepki verdiğine bakar. Örneğin 5 yaşında bir çocuk her seansta oyuncak evdeki bebeği yalnız bir odaya koyuyorsa, bu tekrar tek başına bir yorum değil, merakla izlenecek bir işarettir. Uzman yorum yapmakta acele etmez; çocuğun duygusunu “bebek burada yalnız kalmış, biraz üzgün görünüyor” gibi sade yansıtmalarla adlandırır.

Oyun odasında kurallar azdır ama nettir: çocuk kendine, uzmana ya da odaya zarar veremez ve seansın süresi bellidir. Bu az sayıdaki kural çocuğa hem özgürlük hem de güven duygusu verir. Sınır koymanın evde nasıl uygulanacağı da ebeveyn görüşmelerinin sık konularındandır.

Oyun terapisini kimler uygulayabilir?

Türkiye'de oyun terapisi bir psikoterapi yöntemi olduğu için 1219 sayılı Kanun'un çizdiği çerçevede klinik psikolog ve psikiyatri uzmanının yetki alanındadır. Bu uzmanların oyun terapisinde ayrıca kuramsal eğitim almış, süpervizyon altında çocuklarla çalışmış ve çocuk gelişimini iyi biliyor olması beklenir. Hastalık olarak tanımlanan durumlarda klinik psikolog, hekimin tanısı ve yönlendirmesi doğrultusunda çalışır.

  • Unvanı sorun: “Oyun terapisti” yasal bir meslek unvanı değildir; bir eğitimi anlatabilir ama tek başına yetki göstermez. Uzmanın diplomasındaki unvanı sormak en doğal hakkınızdır.
  • Eğitimi sorun: Kısa bir atölyeye ya da sempozyuma katılım ile süpervizyonlu, uzun soluklu bir uygulayıcı eğitimi aynı şey değildir.
  • Yaklaşımı sorun: Uzmanın hangi oyun terapisi yaklaşımıyla çalıştığını ve çocuğunuz için neden bu yolu önerdiğini dinleyin.
  • Ebeveyn katılımını sorun: Sizinle ne sıklıkla görüşüleceği ve evde neler yapmanızın bekleneceği baştan konuşulmalıdır.

Psikoterapinin ne olduğunu ve psikolojik danışmanlıktan nasıl ayrıldığını merak ediyorsanız terapi nedir, nasıl işler rehberimiz bu farkı tabloyla anlatıyor.

Oyun terapisi işe yarar mı?

Araştırmalar, oyun terapisinin özellikle çocukların davranış sorunlarında, kaygıda ve sosyal uyum güçlüklerinde olumlu değişim sağlayabildiğini gösterir; etki, ebeveynler sürece etkin biçimde katıldığında belirgin olarak artar. Bununla birlikte oyun terapisi her zorluk için ilk seçenek değildir ve sonuçlar çocuktan çocuğa değişir.

Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), oyunun çocuğun beyin gelişimi, duygu düzenleme becerisi ve ebeveynle ilişkisi için temel önemde olduğunu vurgular. Oyun terapisi bu doğal gücü planlı bir çerçeveye taşır. Öte yandan belirgin bir kaygı bozukluğunda ya da travma sonrası stres belirtilerinde araştırmalar yapılandırılmış, travma odaklı bilişsel davranışçı yöntemleri daha güçlü biçimde destekler.

Bu yapılandırılmış yöntemler küçük çocuklarda oyunla harmanlanarak da uygulanabilir. Yöntemin mantığını bilişsel davranışçı terapi rehberinde anlattık. Sürecin verimini etkileyen başlıca etkenler ise seansların düzenli sürmesi, ebeveynin evde önerilen küçük değişiklikleri denemesi, okulla uyumlu bir yaklaşım ve uzmanla çocuk arasında güvenli bir ilişkinin kurulabilmesidir.

Ebeveynler oyun terapisi sürecine nasıl katılır?

Ebeveynler oyun terapisinin seyircisi değil, sürecin ayrılmaz bir parçasıdır; çocuğun seansta kazandığı yeni baş etme yollarının eve taşınması büyük ölçüde onlara bağlıdır. Çocuk haftada yaklaşık bir saatini oyun odasında, geri kalan zamanını ise ailesiyle geçirir.

  • Çocuğu seanslara düzenli ve zamanında getirmek, onun güven duygusunu destekler.
  • Seanstan sonra “ne yaptınız, ne anlattın?” diye soru yağdırmamak, oyun odasını çocuğun özel alanı olarak korur.
  • Taşınma, hastalık ya da okul değişikliği gibi evdeki önemli gelişmeleri uzmanla zamanında paylaşmak gerekir.
  • Ebeveyn görüşmelerinde konuşulan tutarlı sınır koyma ve duyguyu adlandırma gibi becerileri evde denemek değişimi hızlandırır.
  • Kendi yorgunluğunuzu ve kaygınızı da konuşabilirsiniz; ebeveynin desteklenmesi çocuğa doğrudan yansır.

Oyun terapisi hakkında sık yapılan hatalar nelerdir?

Oyun terapisi konusunda en sık yapılan hata, oyunun “sadece oyun” olduğunu düşünüp süreci hafife almak ya da tersine her oyuncak seçiminden derin anlamlar çıkarmaktır. Aşağıdaki hatalar ailelerde çok yaygındır ve çoğu baştan doğru bilgiyle kolayca önlenebilir.

  • Hızlı sonuç beklemek: Aylardır süren bir zorluğun birkaç seansta tamamen geçmesini beklemek hem çocuğa hem ebeveyne baskı yaratır.
  • Çocuğu sorguya çekmek: Seans sonrası ayrıntı sormak, çocuğun oyun odasını güvenli bir alan olarak görmesini zorlaştırır.
  • Evdeki oyunu yorumlamaya çalışmak: Çocuğun her oyununu “bunu yaşadığı olay yüzünden yapıyor” diye okumak, doğal oyunu da baskı altına alır.
  • Seansları ödül ya da ceza aracı yapmak: “Yaramazlık yaparsan seansa götürmem” gibi cümleler sürecin anlamını değiştirir.
  • Ebeveyn görüşmelerini atlamak: Evde hiçbir şey değişmezken yalnızca çocuktan değişim beklemek sürecin etkisini azaltır.
  • Unvanı ve eğitimi sormamak: Sosyal medyada oyun terapisi yaptığını söyleyen herkesin bu alanda yetkisi ve eğitimi olmayabilir.

Evde oyunla çocuğunuza nasıl eşlik edebilirsiniz?

Evde çocuğunuza oyunla eşlik etmenin en etkili yolu, her gün kısa ama bölünmeyen bir “özel oyun zamanı” ayırmaktır. Bu bir terapi değildir, ama çocukla ilişkiyi güçlendirir ve pek çok küçük gerginliği kendiliğinden yumuşatır.

  • Günde 15 ile 20 dakika, telefonun başka bir odada olduğu bir zaman belirleyin ve bunu çocuğunuza önceden söyleyin.
  • Oyunu çocuğunuz seçsin ve yönetsin; soru sormak ya da öğretmek yerine onu izleyin ve yaptığını sesli anlatın: “Kuleyi çok yükseğe çıkarıyorsun.”
  • Duyguları adlandırın: “Bu dinozor çok kızgın görünüyor.” Çocuğunuz sizi düzeltirse onun ifadesini kabul edin.
  • Eleştiriden de sürekli övgüden de kaçının; ilgili ve sakin bir eşlik çoğu zaman en güçlü mesajdır.
  • Bitişi önceden haber verin: “Beş dakikamız kaldı.” Böylece geçişler daha kolay olur.

Kaliteli zamanın ne olduğunu ve günlük koşuşturmada nasıl yaratılabileceğini çocuğumla kaliteli zaman geçirmek ne demek yazımızda anlattık.

Hangi durumlarda önce bir hekime başvurmak gerekir?

Çocuğunuzun zorluğu gelişimde belirgin gecikme, beceri kaybı, kendine zarar verme ya da tıbbi bir nedeni düşündüren belirtiler içeriyorsa önce bir çocuk ve ergen psikiyatristine ya da çocuk doktoruna başvurmanız önerilir. Tanı koymak ve gerekiyorsa ilaç tedavisini planlamak hekimin görevidir; oyun temelli çalışmalar bu değerlendirmeyle birlikte planlanabilir.

  • Konuşma, yürüme ya da tuvalet kontrolü gibi önceden kazanılmış becerilerin kaybolması
  • Kendine ya da başkalarına zarar verme, ölüm üzerine sık ve yoğun konuşmalar
  • Uyku ve iştahta haftalarca süren belirgin değişiklikler
  • Göz teması, ismine dönme ve ortak dikkat gibi sosyal iletişim becerilerinde belirgin farklılıklar
  • Okula gidememe ya da arkadaş ilişkilerinin tamamen kopması gibi ciddi işlev kaybı

Psikolog ile çocuk psikiyatristinin rollerini çocuk psikoloğu mu, çocuk psikiyatristi mi rehberinde karşılaştırdık.

Serdivan'daki ofisimizde çocuklarla görüşmeler nasıl yürür?

Psikolog Burak Uysal'ın Serdivan'daki ofisinde çocuklarla yürütülen görüşmeler psikoterapi değil, psikolojik danışmanlık kapsamındadır. Görüşmeler 0 ile 17 yaş arasındaki çocuk ve ergenlerle, ebeveynlerle birlikte planlanan bir çerçevede yapılır; uyum güçlükleri, duygu düzenleme, okul ve aile içi ilişkiler gibi alanlara odaklanır. Ayrıntıları çocuk ve ergen psikolojik danışmanlığı sayfasında bulabilirsiniz.

Çocuğunuz için psikoterapi ya da hekim değerlendirmesi gerektiğini düşündüğümüz durumlarda bunu açıkça paylaşır, uygun bir uzmana başvurmanızı öneririz. Görüşme planlamak için randevu talep formunu doldurabilir ya da 0554 125 42 23 numaralı telefondan ofisimize ulaşabilirsiniz. Formu doldurmak bir ödeme yükümlülüğü doğurmaz; ofisimiz sizi arayarak uygun gün ve saati birlikte planlar.

Sıkça sorulan sorular

Oyun terapisi kaç seans sürer?

Süre çocuğun yaşına, başvuru nedenine ve kullanılan yaklaşıma göre değişir. Belirli bir uyum güçlüğüne odaklanan çalışmalar birkaç ayda tamamlanabilirken, kayıp ya da zorlayıcı yaşantılar sonrasındaki süreçler daha uzun sürebilir. İlk görüşmelerden sonra uzmanla gerçekçi bir süre öngörüsünü konuşmak faydalıdır.

Çocuğum oyun terapisinde sadece oynuyor, bu normal mi?

Evet, oyun terapisinde çocuğun oynaması sürecin kendisidir. Çocuk duygularını ve yaşantılarını konuşarak değil oyunla işler; uzman bu oyunu belirli bir çerçeveyle izler ve yansıtır. Gelişimi anlamak için ebeveyn görüşmelerinde genel gidişi sormak en doğru yoldur.

Oyun terapisinde ebeveyn odaya girer mi?

Bu, kullanılan yaklaşıma göre değişir. Çocuk merkezli çalışmalarda çocuk çoğunlukla uzmanla yalnızdır; küçük yaşlarda ya da ebeveyn ve çocuk ilişkisine odaklanan modellerde ebeveyn seansa doğrudan katılabilir. İlk seanslarda ayrılmakta zorlanan çocuklar için ebeveynin bir süre odada kalması da planlanabilir.

Oyun terapisi online yapılabilir mi?

Bazı oyun temelli çalışmalar görüntülü görüşmeye uyarlanabilir, ama oyun odasının malzemeleri ve uzmanla aynı mekânı paylaşmanın sağladığı güven ekran üzerinden tam olarak kurulamaz. Küçük çocuklarda online çalışmalar çoğunlukla ebeveyne rehberlik biçiminde daha verimli olur.

Çocuğuma oyun terapisine gideceğini nasıl anlatmalıyım?

Kısa, sakin ve suçlamayan bir açıklama yeterlidir. Örneğin “Bazen duygular çok büyük gelir. Gideceğimiz yerde oyunlar oynayarak duyguları birlikte anlamaya çalışan biri var” diyebilirsiniz. Seansı bir ödül ya da ceza gibi sunmamak önemlidir.

Oyun terapisi ile çocuk etkinlik merkezleri aynı şey mi?

Hayır. Etkinlik merkezlerinde ve oyun gruplarında amaç eğlence ve sosyalleşmedir. Oyun terapisi ise belirli bir duygusal ya da davranışsal zorluk üzerinde, psikoterapi yetkisine sahip ve bu alanda eğitim almış bir uzmanın yürüttüğü planlı bir süreçtir.

Oyun terapisinden sonra çocuğum daha huysuz olursa ne yapmalıyım?

Sürecin başında ya da yoğun konuların işlendiği dönemlerde geçici bir huysuzluk görülebilir; bu çoğu zaman bastırılmış duyguların yüzeye çıktığını gösterir. Değişikliği not alıp uzmanla paylaşın. Huysuzluk haftalarca artarak sürüyorsa ya da bir güvenlik kaygısı yaratıyorsa bunu beklemeden konuşmak gerekir.

Ergenlerle oyun terapisi yapılır mı?

Ergenler klasik oyuncakları çoğu zaman çocukça bulur. Bu yaşta kum tepsisi, sanat temelli etkinlikler, müzik ya da strateji oyunları gibi araçlar sözel görüşmeyle birlikte kullanılabilir. Yöntemin seçimi gencin isteğine ve başvuru nedenine göre yapılır.

Oyunla çalışan bir uzman için pedagog mu aramalıyım?

Oyunla çalışan birini ararken pedagog unvanına bakmak yanıltıcı olabilir, çünkü Türkiye'de pedagog yasal bir meslek unvanı değildir. Bu alanda eğitim almış psikologlar ve psikolojik danışmanlar oyunla çalışır; çocuk gelişimciler de gelişimsel oyun etkinlikleri yürütür. Çocukta tanı ya da ilaç gerektirebilecek bir tablo varsa çocuk ve ergen psikiyatristi sürece katılır. Psikolog Burak Uysal küçük çocuklar ve aileleriyle psikolojik danışmanlık kapsamında, psikolog olarak görüşür. Seçenekler için pedagog arayan ailelere sayfamıza bakın.

Acil bir durumdaysanız kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa hemen 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun. Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi yerine geçmez.

Burak Uysal
Burak Uysal Psikolog

Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu. Serdivan'daki ofisinde çocuklar, ergenler, ebeveynler, yetişkinler ve çiftlerle psikolojik danışmanlık görüşmeleri yürütür.

Son güncelleme: 14 Ekim 2026 İçerik editörü: destek@burakuysal.org Hakkında daha fazla

İlgili sayfalar

WhatsApp ile yazın Instagram'da takip et@psikologburakuysal