Bu sayfada (10 bölüm)
- Özgüven sorunu ne demektir?
- Yaşa göre hangi işaretler görülebilir?
- Özgüveni zayıflatabilecek etkenler nelerdir?
- Evde özgüveni desteklemek için neler yapılabilir?
- Özgüven sorunu için ne zaman bir uzmana başvurulur?
- Psikolojik danışmanlık süreci nasıl ilerler?
- Hangi durumlarda psikiyatri hekimine yönlendirme gerekir?
- Ebeveynin kendi tutumu ne kadar belirleyicidir?
- Ofise gelmeden önce bilmeniz gerekenler
- Sıkça sorulan sorular
Özgüven sorunu, çocuğun ya da ergenin kendi becerilerine ve değerine dair inancının, yaşına uygun deneyimlere girmesini engelleyecek kadar zayıflamasıdır. Yeni şeyleri denemekten kaçınma, sık sık "yapamam" demek, hata karşısında yoğun utanç ve sürekli onay arama en sık işaretlerdir. Çoğu çocuk, ailenin süreci takdir eden ve kıyaslamayan tutumuyla güçlenir. İşaretler aylarca sürüyor, okulu ve arkadaşlıkları etkiliyorsa ya da çökkün ruh hâli eşlik ediyorsa psikolojik destek önerilir.
Psikolog Burak Uysal tarafından hazırlandı ve gözden geçirildi · Son güncelleme: 14 Ekim 2026Özgüven sorunu ne demektir?
Özgüven, çocuğun bir işi başarabileceğine ve başaramadığında da değerli olmaya devam edeceğine dair taşıdığı inançtır. Özgüven sorunu, bu inancın çocuğu yaşına uygun deneyimlerden uzak tutacak kadar zayıflamasıdır. Burada iki katman birlikte düşünülür: yeterlik duygusu ("Bunu yapabilirim") ve öz değer ("Yapamasam da sevilmeye değerim"). Birinin zayıf olması diğerini de etkiler.
Özgüven eksikliği bir tanı değildir; her çocuk zaman zaman kendinden şüphe eder. Önemli olan bu şüphenin ne kadar sürdüğü, ne kadar alana yayıldığı ve çocuğun hayatını ne ölçüde daralttığıdır. Bazen düşük özgüven, öğrenme güçlüğü, akran zorbalığı, sosyal kaygı ya da çökkün ruh hâli gibi başka bir zorluğun en görünür yüzü olabilir; bu nedenle davranışın arkasına bakmak gerekir.
Yaşa göre hangi işaretler görülebilir?
Özgüven sorunları her yaşta farklı görünür. Okul öncesi bir çocuk bunu ağlayarak ve oyundan çekilerek, bir ergen ise alaycılık, umursamazlık ya da sosyal medyada aşırı onay arayışıyla gösterebilir. Aşağıdaki tablo hangi davranışın gelişimin doğal bir parçası, hangisinin daha yakından izlenmesi gereken bir işaret olduğunu ayırt etmenize yardım eder.
| Yaş | Gelişimin doğal parçası olabilir | Daha yakından izlenmeli |
|---|---|---|
| 3 ile 6 yaş | Yeni ortamlarda kısa süreli çekingenlik, zor bir yapbozda yardım isteme | Neredeyse her yeni oyunu "yapamam" diyerek reddetme, küçük hatalarda uzun süren ağlama, kendini "kötü çocuk" olarak tanımlama |
| 7 ile 10 yaş | Ara sıra sınav öncesi endişe, bir derste kendini yetersiz hissetme | Sınıfta hiç söz almama, ödevi hatasız olmadıkça teslim etmeme, oyunlara katılmak yerine izlemeyi seçme |
| 11 ile 14 yaş | Bedendeki değişimlerle ilgili utanç, arkadaş grubuna uyma çabası | Aynaya bakmaktan kaçınma, fotoğrafa girmeme, sürekli kendini arkadaşlarıyla olumsuz kıyaslama, yeni etkinliklere hiç katılmama |
| 15 ile 17 yaş | Gelecek ve meslek seçimiyle ilgili kararsızlık, zaman zaman kendini sorgulama | Kendini değersiz ve umutsuz hissetme, beğeni sayısına bağlı ruh hâli değişimleri, ilişkilerde kendini sürekli geri çekme, kendine yönelik sert sözler |
Tablodaki sağ sütundaki işaretlerin birkaç hafta değil, aylarca sürmesi ve birden fazla alanda (okul, arkadaşlık, aile içi) görülmesi daha anlamlıdır. Tek bir kötü dönem, bir sınav sonucu ya da bir arkadaşlık kırgınlığı sonrasında görülen geçici içe kapanma çoğu zaman kendiliğinden toparlanır.
Özgüven eksikliği bazen başka bir biçimde görünür
Her özgüveni sarsılmış çocuk sessiz ve çekingen değildir. Bazı çocuklar yenilgiyi hiç kabul edemez, oyunu kaybedince masayı dağıtır ya da sürekli kural koyarak kontrolü elinde tutmaya çalışır. Bazı ergenler ise "umurumda değil" tavrının arkasında başarısız olma korkusunu saklar. Bu davranışları yalnızca kabalık ya da inat olarak okumak yerine, altında yatan kırılganlığı sormak daha işlevsel bir yaklaşımdır.
Özgüveni zayıflatabilecek etkenler nelerdir?
Özgüven tek bir olayla kaybedilmez, tek bir cümleyle de kazanılmaz; çocuğun mizacı, yaşadığı deneyimler ve çevresinden aldığı geri bildirimler zamanla birikir. Aşağıdaki etkenler, ailelerin kendini suçlaması için değil, çocuğun hangi alanda desteğe ihtiyaç duyduğunu görebilmesi için sıralanmıştır.
- Mizaç: Doğuştan daha temkinli ve çekingen olan çocuklar yeni durumlara daha yavaş ısınır; bu bir eksiklik değil, farklı bir hızdır.
- Öğrenme ve dikkat güçlükleri: Okuma, yazma ya da dikkatle ilgili fark edilmemiş bir güçlük, çocuğun kendini "aptal" olarak tanımlamasına yol açabilir.
- Sürekli kıyaslanma: Kardeşle, kuzenle ya da sınıf arkadaşlarıyla yapılan iyi niyetli karşılaştırmalar bile çocukta "yeterince iyi değilim" duygusunu besleyebilir.
- Fazla koruma ya da fazla eleştiri: Her işin onun yerine yapılması da, her işin düzeltilmesi de çocuğa farklı yollardan "tek başına yapamazsın" mesajı verebilir.
- Akran deneyimleri: Dışlanma, alay ya da zorbalık, özellikle okul çağında özgüveni en hızlı sarsan deneyimler arasındadır.
- Ergenlikte beden değişimi ve sosyal medya: Görünüme dair kaygılar ve çevrim içi karşılaştırmalar, ergenin kendini değerlendirme ölçütünü dışarıya taşır.
- Ailedeki zorlu dönemler: Taşınma, ayrılık, hastalık ya da ekonomik stres, ebeveynin dikkatini dağıtırken çocuğun güven duygusunu da etkileyebilir.
Onay arayışının psikolojik kökenlerini merak ediyorsanız onaylanma ihtiyacı nereden geliyor yazımız, çocuklukta öğrenilen bu örüntünün yetişkinliğe nasıl taşındığını anlatır.
Evde özgüveni desteklemek için neler yapılabilir?
Ailenin günlük tutumu, özgüveni desteklemenin en güçlü aracıdır. Büyük konuşmalardan çok küçük ve tekrarlanan deneyimler işe yarar. Aşağıdaki adımları hepsini birden değil, ailenize uyan birkaçıyla başlayarak uygulayabilirsiniz.
- Sonucu değil süreci takdir edin: "Ne zekisin" yerine "Bu soruya üç farklı yoldan denedin" gibi çabayı ve stratejiyi gösteren cümleler kurun.
- Yaşına uygun sorumluluklar verin ve sonucu düzeltmeden bırakın; sofrayı kuran çocuğun çatalları eğri dizilmiş olabilir, önemli olan işi kendisinin yapmasıdır.
- Hata yapmaya alan açın; bir hata olduğunda önce duyguyu, sonra "Bir dahakine ne farklı yapılabilir?" sorusunu konuşun.
- Kıyaslama cümlelerini evden çıkarın; çocuğu yalnızca kendi dünkü hâliyle karşılaştırın.
- Çocuğun güçlü olduğu ya da keyif aldığı bir alanı birlikte keşfedin; spor, müzik, el işi, hayvan bakımı gibi okul dışı alanlar da sayılır.
- Zor bir duruma girmeden önce birlikte küçük adımlar planlayın; örneğin doğum günü partisine ilk yarım saat için gitmek gibi.
- Kendi hatalarınızı ve bunlarla nasıl baş ettiğinizi yüksek sesle paylaşın; çocuk yetişkinin de zorlandığını görmelidir.
- Ergenle konuşurken öğüt yerine merak gösterin; "Bu konuda sen ne düşünüyorsun?" sorusu, hazır cevaplardan daha çok güven inşa eder.
- Sosyal medyadaki görüntülerin seçilmiş ve düzenlenmiş olduğunu, yargılamadan ve birlikte örnekler üzerinden konuşun.
Çocuğun hata karşısındaki tutumunu güçlendirmek için çocuklarınızın hata yapmasına izin verin yazımızdaki önerilere bakabilirsiniz. Ergenlik çağındaki çocuğunuzla konuşmaların sık sık tıkandığını hissediyorsanız ergen çocukla iletişim rehberimiz somut cümle örnekleri sunar.
Özgüven sorunu için ne zaman bir uzmana başvurulur?
Evdeki desteğe rağmen değişmeyen, giderek genişleyen ya da çocuğun günlük hayatını kısıtlayan durumlarda bir psikologla görüşmek iyi bir adımdır. Aşağıdaki ölçütler bu kararı vermenize yardımcı olabilir:
- Çocuk iki üç aydır yaşına uygun yeni etkinliklerin neredeyse tamamından kaçınıyor.
- Kendisi hakkında "aptalım", "kimse beni sevmiyor", "hiçbir işe yaramıyorum" gibi cümleleri sık ve inanarak kuruyor.
- Okulda söz almama, ödevi teslim etmeme ya da sınava girmek istememe başarıyı belirgin biçimde etkilemeye başladı.
- Arkadaşlık kurmakta ya da sürdürmekte zorlanıyor, teneffüsleri yalnız geçiriyor ya da arkadaş davetlerini sürekli geri çeviriyor.
- Okulda dışlanma, alay ya da zorbalık yaşadığına dair işaretler var.
- Hata yaptığında ya da eleştirildiğinde yaşına göre çok yoğun ve uzun süren ağlama, öfke veya içe kapanma görülüyor.
- Ergen görünümüyle ilgili kaygılar nedeniyle yemeyi kısıtlıyor, aşırı egzersiz yapıyor ya da sosyal ortamlardan çekiliyor.
- Aile olarak denediğiniz yöntemler çocukla aranızda gerginliğe dönüşüyor ve ortak bir dil kurmakta zorlanıyorsunuz.
Okulda dışlanma ya da zorbalıktan şüpheleniyorsanız akran zorbalığına uğrayan çocuk için hazırladığımız sayfa, okulla iş birliği ve değerlendirme sürecini ayrıca ele alır.
Okul başarısı ile özgüven arasındaki döngü
Okulda zorlanan çocuk kendini yetersiz hissettikçe derse daha az katılır, daha az katıldıkça da gerçekten geride kalır; bu döngü özgüven sorunlarının en sık görülen biçimlerinden biridir. Döngüyü kırmak için önce çocuğun nerede takıldığını anlamak gerekir: konu eksikliği mi, dikkat ve okuma gibi bir beceri güçlüğü mü, yoksa sınıfta yanlış yapma korkusu mu? Örneğin 10 yaşında bir çocuk düşünelim: matematiği bildiği hâlde tahtaya kalkınca donup kalıyorsa sorun bilgi değil, başkalarının önünde hata yapma kaygısıdır ve bu iki durum farklı destek gerektirir.
Bu aşamada öğretmenin gözlemleri çok değerlidir. Çocuğun sınıftaki katılımı, arkadaşlarıyla ilişkisi ve hata karşısındaki tepkileri hakkında öğretmenle kısa bir görüşme, evde gördüğünüz tabloyu tamamlar. Ödev saatlerinin bir güç savaşına dönüştüğü evlerde, ödev desteğini kısa ve yapılandırılmış oturumlara bölmek de çocuğun "yapabiliyorum" deneyimini artırır.
Psikolojik danışmanlık süreci nasıl ilerler?
Süreç, ebeveynlerle yapılan bir ön görüşmeyle başlar. Bu görüşmede çocuğun mizacı, okul ve arkadaşlık deneyimleri, ailedeki son değişiklikler ve ebeveynlerin gözlemleri konuşulur. Ardından çocuk ya da ergenle yapılan görüşmelerde, yaşına göre oyun, çizim, hikâye tamamlama ya da sohbet yoluyla onun kendini nasıl gördüğü anlaşılmaya çalışılır.
Psikolog Burak Uysal, çocuk ve ergen psikolojik danışmanlığı kapsamındaki bu görüşmelerde çocuğun güçlü yanlarını da en az zorlandığı alanlar kadar merkeze alır. Gerektiğinde öğrenme ya da dikkat güçlüğü olasılığını netleştirmek için yaşa uygun bir değerlendirme planlanabilir; değerlendirme sonuçları bir tanı değil, destek planına yön veren bir bilgi olarak paylaşılır.
- Çocuğun kendine yönelik olumsuz düşüncelerini fark etmesi ve bunları daha dengeli cümlelerle sınaması
- Kaçındığı durumlara küçük ve yönetilebilir adımlarla yaklaşma planı
- Sosyal beceriler: söze girme, "hayır" diyebilme, bir gruba katılma ve bir anlaşmazlığı konuşma
- Ergenlerde beden algısı, sosyal medya ve arkadaş grubu baskısı üzerine yargısız konuşmalar
- Ebeveynlerle övgü dili, sorumluluk paylaşımı ve hata karşısındaki tepkiler üzerine çalışma
- Gerekli görülürse ailenin izniyle öğretmenle iş birliği
Ergenlerle yapılan görüşmelerde gizlilik özellikle önemlidir. Ergenin anlattıkları, kendisi ya da başkası için ciddi bir risk olmadığı sürece ailesiyle ayrıntılı olarak paylaşılmaz; aileye sürecin genel gidişatı hakkında bilgi verilir. Bu çerçeve ilk görüşmede hem ergene hem de ebeveynlere açıkça anlatılır.
Hangi durumlarda psikiyatri hekimine yönlendirme gerekir?
Düşük özgüven çoğu zaman psikolojik danışmanlık ve aile desteğiyle ele alınabilir. Ancak bazı tablolarda bir çocuk ve ergen psikiyatristinin değerlendirmesi gerekir, çünkü tanı koymak ve gerekiyorsa ilaç tedavisini planlamak hekimin sorumluluğundadır. Psikologlar tıbbi tanı koymaz ve ilaç yazmaz. Aşağıdaki durumlarda bir psikiyatri hekimine başvurmanızı öneririz:
- İki haftadan uzun süren mutsuzluk, ilgi kaybı, uyku ve iştah değişikliği, umutsuzluk ya da "yaşamasam da olur" gibi ifadeler
- Kendine zarar verme (kesme, yakma, vurma) ya da bunu düşündüğünü söyleme
- Kilo vermek için yemeyi belirgin biçimde kısıtlama, kusma ya da beden algısında ciddi çarpıklık
- Sosyal kaygının okula gitmeyi, telefonla konuşmayı ya da evden çıkmayı engelleyecek boyuta ulaşması
- Belirgin dikkat sorunları ya da öğrenme güçlüğü şüphesinin tıbbi değerlendirme gerektirmesi
Ebeveynin kendi tutumu ne kadar belirleyicidir?
Çocuklar özgüveni büyük ölçüde yetişkinleri izleyerek öğrenir. Kendi hatalarına sert davranan, sürekli "daha iyisini yapmalıydım" diyen ebeveynlerin çocukları da benzer bir iç ses geliştirebilir. Bu, ebeveynin suçlu olduğu anlamına gelmez; çoğu anne ve baba bu iç sesi kendi çocukluğundan taşır. İyi haber şudur: ebeveyn kendi diline biraz şefkat eklediğinde çocuk da bunu hızla fark eder.
Her şeyi doğru yapma baskısı altında hissediyorsanız mükemmel ebeveyn olma kaygısı üzerine yazdığımız yazı, bu yükü fark etmek ve hafifletmek için öneriler içerir. Gerektiğinde ebeveynlerle ayrı görüşmeler planlamak da sürecin doğal bir parçasıdır.
Ofise gelmeden önce bilmeniz gerekenler
Serdivan'daki ofisimizde özgüven konusunda başvuran ailelerle çalışırken ilk görüşmeyi ebeveynlerle yapmayı, ardından çocuğu ya da ergeni tanımaya zaman ayırmayı tercih ediyoruz. Sakarya'nın uzak ilçelerinden gelen ve yolculuğu zorlayan aileler için bazı ebeveyn görüşmeleri, uygun durumlarda online olarak planlanabilir. Ergen kendi isteğiyle gelmek istemiyorsa bunu zorlamak yerine önce ebeveyn görüşmesiyle başlamak çoğu zaman daha iyi sonuç verir.
Sıkça sorulan sorular
Çocuklarda özgüven nasıl kazanılır?
Özgüven, çocuğun bir zorluğa girip onu kendi çabasıyla aştığı küçük deneyimlerle kazanılır. Bu nedenle çocuğa uygun ölçüde zorlayıcı görevler vermek, yardım etmeden önce biraz beklemek ve sonucu değil çabayı fark etmek işe yarar. Sevginin başarıya bağlı olmadığını hissettiren bir aile ortamı bu deneyimlerin zeminidir.
Çok övmek çocuğun özgüvenini artırır mı?
Her davranışa "harikasın" demek, övgünün değerini zamanla azaltabilir ve çocuğu dış onaya bağımlı hâle getirebilir. Özellikle zekâ ya da yetenek üzerine yapılan genel övgüler, çocuğun zor işlerden kaçınmasına yol açabilir. Somut ve gerçekçi geri bildirim, yani neyi iyi yaptığını ve ne kadar uğraştığını belirtmek daha kalıcı bir güven duygusu yaratır.
Utangaçlık ile özgüven eksikliği aynı şey mi?
Hayır. Utangaçlık çoğu zaman bir mizaç özelliğidir; utangaç bir çocuk yeni ortamlara geç ısınabilir ama kendini değerli hissedebilir ve ısındıktan sonra rahatça katılabilir. Özgüven eksikliğinde ise çocuğun kendisi hakkındaki inancı olumsuzdur ve bu inanç onu denemekten alıkoyar. Utangaçlık hayatı belirgin biçimde kısıtlamaya başladığında bir uzmanla konuşmak yararlı olur.
Spor ya da kurs özgüveni artırır mı?
Çocuğun gerçekten ilgi duyduğu bir etkinlik, ustalık hissi ve yeni arkadaşlıklar yoluyla özgüveni destekleyebilir. Ancak etkinlik ailenin beklentisiyle seçildiyse ya da sürekli rekabet ve kıyaslama içeriyorsa tersine bir etki de yaratabilir. Seçimi çocukla birlikte yapmak ve başlangıçta performansı değil keyfi önemsemek iyi bir yoldur.
Ergen çocuğum psikoloğa gitmek istemiyor, ne yapmalıyım?
Ergenin isteksizliği sık görülür ve çoğu zaman "bende bir sorun mu var" kaygısından kaynaklanır. Önce yalnızca ebeveynlerle bir görüşme yapmak, ardından ergene görüşmenin gizlilik çerçevesini ve amacını anlatmak çoğu zaman direnci azaltır. Zorla getirilen bir ergenle çalışmak zor olduğu için kararı ona da söz hakkı tanıyarak vermek önemlidir.
Özgüven sorunu yetişkinlikte kendiliğinden geçer mi?
Bazı çocuklarda yeni başarı deneyimleri ve destekleyici ilişkilerle özgüven zamanla güçlenir. Bazılarında ise çocuklukta kurulan olumsuz iç ses yetişkinliğe taşınır ve iş, ilişki ve karar verme alanlarında kendini gösterir. Yetişkinlikte bu konuda destek almak isteyenler için yetişkin psikolojik danışmanlığı görüşmeleri de bir seçenektir.
Aynı evde büyüyen kardeşlerden biri neden daha özgüvensiz olabilir?
Kardeşler aynı evde büyüse de mizaçları, doğum sıraları ve ailede üstlendikleri roller farklıdır. Örneğin "başarılı olan" ve "sorun çıkaran" gibi kendiliğinden yerleşen etiketler, çocukların kendilerini nasıl gördüğünü belirgin biçimde etkileyebilir. Her çocukla ayrı ayrı zaman geçirmek ve onları birbirinin ölçüsüyle değerlendirmemek bu farkı azaltmaya yardım eder.
Kaç görüşmede değişim görülür?
Bu soruya önceden kesin bir sayı vermek mümkün değildir; süreç çocuğun yaşına, sorunun ne kadar süredir devam ettiğine ve aile desteğine göre değişir. İlk birkaç görüşmede ihtiyaçlar birlikte değerlendirilir ve hedefler belirlenir. Belirli aralıklarla aileyle birlikte gidişat gözden geçirilir ve plan buna göre güncellenir.
Özgüveni düşük çocuğum için pedagog desteği mi almalıyım?
Özgüven sorunlarında kime başvuracağınızı seçerken pedagog kelimesinin Türkiye'de bir meslek unvanı karşılığı bulunmadığını bilmek işe yarar. Ailelerin pedagog adıyla aradığı desteği çocuklarla çalışan psikologlar, çocuk gelişimciler ve psikolojik danışmanlar verir. Düşük özgüvenin altında depresyon ya da yoğun sosyal kaygı düşünülüyorsa çocuk ve ergen psikiyatristinin görüşü alınır. Psikolog Burak Uysal özgüven güçlüğü yaşayan çocuk ve ergenlerle, ailenin de katılımıyla psikolog olarak çalışır. Konuyu pedagog mu psikolog mu rehberinde açtık.
Acil bir durumdaysanız kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa hemen 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun. Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi yerine geçmez.

Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu. Serdivan'daki ofisinde çocuklar, ergenler, ebeveynler, yetişkinler ve çiftlerle psikolojik danışmanlık görüşmeleri yürütür.
