Bu sayfada (10 bölüm)
- Depresyon nedir, sıradan üzüntüden nasıl ayrılır?
- Depresyon belirtileri hangi alanlarda görülür?
- Depresyona neler yol açabilir?
- Kendinize iyi gelecek adımlar nelerdir?
- Ne zaman bir uzmandan destek almalısınız?
- Hangi durumlarda psikiyatri hekimine yönlendirilir?
- Psikolojik danışmanlık depresyonda nasıl bir rol oynar?
- Psikoloğa gitmek konusunda çekinceleriniz varsa
- Serdivan'daki ofisimizde görüşme
- Sıkça sorulan sorular
Depresyon, en az iki hafta boyunca günün çoğunda süren çökkün ruh hâli ya da keyif alamama ile birlikte uyku, iştah, enerji, dikkat ve öz değerde belirgin değişikliklerin görüldüğü bir ruh sağlığı sorunudur. Tanıyı ve ilaç gerekip gerekmediğini psikiyatri hekimi belirler; psikolojik danışmanlık bu sürece destek olur. Ölmeyi ya da kendinize zarar vermeyi düşünüyorsanız randevu beklemeden 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun.
Psikolog Burak Uysal tarafından hazırlandı ve gözden geçirildi · Son güncelleme: 14 Ekim 2026Depresyon nedir, sıradan üzüntüden nasıl ayrılır?
Depresyon, kişinin ruh hâlinin, düşüncelerinin, bedeninin ve davranışlarının birlikte etkilendiği bir ruh sağlığı sorunudur. Üzüntü bir kayba ya da hayal kırıklığına verilen doğal bir tepkidir ve iyi bir haberle, bir dostla ya da zamanla hafifler. Depresyonda ise çökkün ruh hâli ya da hiçbir şeyden keyif alamama en az iki hafta boyunca, günün çoğunda ve neredeyse her gün sürer; bunlara uyku, iştah, enerji, dikkat ve öz değerde belirgin değişiklikler eşlik eder.
Depresyon bir karakter zayıflığı, tembellik ya da "kendini toparlayamamak" değildir. Dünya Sağlık Örgütü depresyonu dünyada en sık görülen ruh sağlığı sorunlarından biri olarak tanımlar ve iyi haber şudur: depresyon için etkili psikolojik ve tıbbi yaklaşımlar vardır. İlk adım, yaşadıklarınızın bir adı olabileceğini kabul etmek ve yardım istemektir.
- Tek ya da tekrarlayan dönemler: Depresyon hayatta bir kez görülebileceği gibi, aralarında iyi dönemler olan tekrarlayan ataklar biçiminde de seyredebilir.
- Uzun süreli hafif çökkünlük: Bazı kişilerde belirtiler daha hafif ama yıllara yayılan bir biçimde sürer ve kişi bunu kendi kişiliği sanabilir.
- Doğum sonrası dönem: Doğumdan sonraki haftalarda ve aylarda başlayan, geçici "lohusa hüznünden" daha uzun ve ağır seyreden çökkünlük ayrıca değerlendirilmelidir.
- Coşkulu dönemlerle birlikte görülen çökkünlük: Depresif dönemlerin yanı sıra az uyuyup çok enerjik hissedilen, dürtüsel kararların alındığı dönemler de yaşandıysa bu durum mutlaka bir psikiyatri hekimine bildirilmelidir.
Depresyon belirtileri hangi alanlarda görülür?
Depresyon her kişide aynı biçimde görünmez. Bazı kişilerde ağlama ve üzüntü ön plandayken, bazılarında yorgunluk, sinirlilik ya da bedensel ağrılar öne çıkar. Aşağıdaki tablo belirtileri alanlarına göre gruplar; tablodaki belirtilerden birkaçının iki haftadan uzun süredir birlikte görülmesi, bir uzmanla konuşmak için yeterli bir nedendir.
| Belirti alanı | Sık görülen işaretler |
|---|---|
| Duygu | Çökkünlük, içi boşalmış hissetme, sık ağlama ya da ağlayamama, çabuk sinirlenme, umutsuzluk |
| İlgi ve keyif | Eskiden sevilen etkinliklerden, yemekten, sosyal ortamlardan ve cinsellikten keyif alamama |
| Düşünce | Değersizlik ve aşırı suçluluk düşünceleri, geleceği karanlık görme, karar verememe, ölüm ve ölmeyi isteme düşünceleri |
| Beden | Sürekli yorgunluk, enerji kaybı, iştah ve kilo değişikliği, açıklanamayan ağrılar, hareketlerde ve konuşmada yavaşlama ya da huzursuzluk |
| Uyku | Uykuya dalamama, sabah çok erken uyanıp uyuyamama ya da her zamankinden çok daha fazla uyuma |
| Dikkat ve iş | Odaklanma ve hatırlama güçlüğü, işte ve okulda verim düşüşü, basit görevleri bile erteleme |
| İlişkiler | İnsanlardan çekilme, telefonlara ve mesajlara yanıt vermeme, yakınlarla tartışmaların artması |
Depresyon her zaman üzgün görünmez
Bazı kişiler işe gitmeyi, ev işlerini ve sosyal görevleri sürdürür, dışarıdan bakıldığında "iyi" görünür; ama her şeyi büyük bir çabayla yapar ve gün sonunda tükenmiş hisseder. Bazılarında depresyon öfke ve tahammülsüzlük, bazılarında ise baş, sırt ya da mide ağrısı gibi bedensel yakınmalarla kendini gösterir. Bu yüzden belirtileri yalnızca "üzgün müyüm" sorusuyla değil, son haftalarda hayatınızda nelerin değiştiğine bakarak değerlendirmek daha doğrudur.
Depresyona neler yol açabilir?
Depresyon genellikle tek bir nedenden değil, biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenlerin bir araya gelmesinden doğar. Aynı zorluğu yaşayan iki kişiden biri depresyona girerken diğerinin girmemesi, kimsenin "daha güçlü" olduğu anlamına gelmez; yatkınlıklar, destek kaynakları ve o dönemin yükü kişiden kişiye farklıdır.
- Yatkınlık: Ailede depresyon öyküsünün bulunması ve daha önce yaşanmış depresif dönemler riski artırabilir.
- Kayıp ve yas: Bir yakının ölümü, ayrılık, iş kaybı ya da sağlığın kaybı gibi deneyimler depresyonun zemini olabilir.
- Süregen stres: Uzun süreli bakım verme, ekonomik sıkıntı, iş yerinde baskı ya da çözümsüz ilişki sorunları kişiyi yıpratır.
- Yalnızlık ve kopukluk: Taşınma, emeklilik ya da sosyal çevrenin daralması depresyon riskini artırabilir.
- Bedensel hastalıklar ve ilaçlar: Tiroit sorunları, kronik ağrı, kalp hastalığı ve bazı ilaçlar ruh hâlini etkileyebilir; bu nedenle bir sağlık kontrolü önemlidir.
- Doğum ve hormon değişimleri: Doğum sonrası dönem, hem bedensel hem de yaşamsal değişimler nedeniyle özel bir hassasiyet taşır.
- Alkol ve madde kullanımı: Kısa süreli bir kaçış gibi görünse de çökkünlüğü derinleştirir ve uykuyu bozar.
Kendinize iyi gelecek adımlar nelerdir?
Depresyondayken "kendini toparla" öğüdü işe yaramaz, çünkü depresyon tam da harekete geçme gücünü azaltır. Bunun yerine çok küçük ve somut adımlar daha gerçekçidir. Aşağıdaki öneriler uzman desteğinin yerini tutmaz, ama bu desteğe giden yolda ve süreç boyunca işe yarayabilir.
- Her gün için bir ya da iki küçük etkinlik planlayın: on dakikalık bir yürüyüş, bir arkadaşa mesaj atmak, sevdiğiniz bir şarkıyı dinlemek gibi; ruh hâlinizin düzelmesini beklemeden başlayın.
- Uyku ve yemek saatlerinizi olabildiğince sabit tutun; gün içinde uzun süre yatakta kalmamaya çalışın.
- Gün ışığında ve açık havada biraz zaman geçirin; düzenli hareket, kısa da olsa ruh hâlini destekler.
- Alkolü bırakın ya da belirgin biçimde azaltın, madde kullanmayın.
- Güvendiğiniz en az bir kişiye neler yaşadığınızı anlatın; her şeyi açıklamak zorunda değilsiniz, "son zamanlarda zorlanıyorum" demek bile bir başlangıçtır.
- Büyük kararları (istifa, ayrılık, taşınma) mümkünse ruh hâliniz biraz düzelene kadar erteleyin.
- Kendinize yönelik sert iç sesi fark edin; bir arkadaşınıza aynı durumda ne söylerdiyseniz kendinize de onu söylemeyi deneyin.
- Bir aile hekimi ya da iç hastalıkları kontrolü yaptırın; tiroit ve kan değerleri gibi bedensel etkenleri dışlamak önemlidir.
- Bir uzmanla görüşmek için ilk adımı atın; randevu almak bile o gün yapabileceğiniz değerli bir iştir.
Bir yakınınız depresyondaysa nasıl destek olabilirsiniz?
- Çözüm sunmaktan önce dinleyin; "Bu kadar dert edecek ne var" gibi cümleler yerine "Zorlandığını görüyorum, yanındayım" deyin.
- Küçük ve somut yardımlar önerin: birlikte yürüyüşe çıkmak, bir randevuya eşlik etmek, bir öğün hazırlamak gibi.
- Uzman desteği almasını nazikçe teşvik edin ve randevu almak gibi pratik konularda yardım teklif edin.
- Ölüm ya da intiharla ilgili sözleri ciddiye alın; doğrudan sormak bu düşünceleri artırmaz. Acil bir risk varsa onu yalnız bırakmayın ve 112'yi arayın.
- Kendi sınırlarınızı ve dinlenme ihtiyacınızı da gözetin; depresyondaki birine uzun süre destek olmak yorucudur.
Ne zaman bir uzmandan destek almalısınız?
Depresyonda yardım istemek için "yeterince kötü" olmayı beklemeniz gerekmez. Aşağıdaki durumlardan biri ya da birkaçı sizin için geçerliyse bir uzmanla görüşmenizi öneririz. Listenin ilk maddesi diğerlerinden farklıdır ve beklemeden harekete geçmeyi gerektirir.
- Ölmeyi ya da kendinize zarar vermeyi düşünüyorsanız: Bu durumda randevu beklemeyin; hemen 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.
- Çökkün ruh hâli ya da keyif alamama iki haftadan uzun süredir, günün çoğunda devam ediyor.
- İşe, okula gitmekte ya da ev işlerini yapmakta belirgin biçimde zorlanıyorsunuz.
- Uyku ve iştahınızda haftalardır süren belirgin değişiklikler var.
- Yakınlarınızdan uzaklaştığınızı, telefonlara ve mesajlara yanıt vermediğinizi fark ediyorsunuz.
- Kendinizi değersiz, yük ya da suçlu hissettiğiniz düşünceler sık sık aklınıza geliyor.
- Daha önce bir depresif dönem yaşadınız ve benzer belirtilerin yeniden başladığını hissediyorsunuz.
- Rahatlamak için alkol ya da başka maddelere giderek daha sık başvuruyorsunuz.
Hangi durumlarda psikiyatri hekimine yönlendirilir?
Depresyonun tanısını koymak, şiddetini değerlendirmek ve ilaç tedavisinin gerekip gerekmediğine karar vermek psikiyatri hekiminin görevidir. Psikologlar tıbbi tanı koymaz ve ilaç yazmaz. Aşağıdaki durumlarda bir psikiyatri hekimine başvurmanızı öneririz; psikolojik danışmanlık gerekiyorsa hekim takibiyle aynı dönemde sürdürülebilir.
- Ölüm, intihar ya da kendine zarar verme düşünceleri: acil risk varsa 112 ve acil servis, acil olmayan durumlarda da en kısa sürede psikiyatri değerlendirmesi
- Belirtilerin günlük işlevleri ciddi biçimde kısıtlaması: yataktan çıkamama, yemek yiyememe, işe hiç gidememe
- Gerçeklikle bağın zayıfladığını düşündüren belirtiler: başkalarının duymadığı sesleri duymak, yoğun ve sarsılmaz suçluluk ya da cezalandırılma inançları
- Geçmişte az uyuyup aşırı enerjik hissedilen, dürtüsel kararların alındığı coşkulu dönemlerin olması
- Doğum sonrası dönemde başlayan ya da derinleşen çökkünlük
- Daha önce ilaç tedavisiyle düzelmiş bir depresyon öyküsü ya da kullanılan ilaçlarla ilgili soru işaretleri
- Birkaç aydır psikolojik desteğe rağmen belirtilerde anlamlı bir azalma olmaması
Psikolog, psikiyatrist ve psikolojik danışman arasındaki görev ayrımını psikolog ile psikiyatrist farkı rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık. Kısaca: tanı ve ilaç psikiyatri hekiminde, düzenli görüşmelerle düşünce, davranış ve ilişki örüntüleri üzerine çalışmak ise psikoloğun alanındadır. Pek çok kişi için en iyi yol ikisinin birlikte yürümesidir.
Psikolojik danışmanlık depresyonda nasıl bir rol oynar?
Dünya Sağlık Örgütü, depresyonda psikolojik yaklaşımları ilk basamaktaki seçenekler arasında sayar; davranışsal aktivasyon, bilişsel davranışçı terapi, kişilerarası psikoterapi ve problem çözme odaklı yaklaşımlar bunların başlıcalarıdır. Hafif depresyonda psikolojik destek tek başına yeterli olabilir; orta ve ağır depresyonda ise hekimin planladığı ilaç tedavisiyle birlikte yürütülmesi önerilir. Psikoterapi kavramını ve psikolojik danışmanlıkla farkını terapi nedir, nasıl işler rehberimizde anlattık.
Psikolog Burak Uysal'ın yetişkin psikolojik danışmanlığı görüşmelerinde ilk görüşme, şu anki güvenliğinizi ve belirtilerinizin hayatınızı ne ölçüde etkilediğini anlamakla başlar. Ölüm ya da kendine zarar verme düşünceleri bu ilk görüşmede açıkça ve yargısız biçimde sorulur; risk görülürse öncelik güvenliğin sağlanması ve hekime yönlendirmedir.
- Gün içine küçük, keyif ya da başarı duygusu veren etkinlikleri yeniden yerleştirmek
- "Hiçbir şey düzelmeyecek", "ben bir yüküm" gibi otomatik düşünceleri fark edip sınamak
- Kayıp, yas, ayrılık ya da rol değişiklikleri gibi depresyonu tetikleyen yaşam olaylarını konuşmak
- İlişkilerde tekrar eden çatışmaları ve yalnızlaşma örüntülerini ele almak
- Uyku, hareket ve günlük düzen üzerine uygulanabilir bir plan yapmak
- İyileşme sonrası dönem için erken uyarı işaretlerini ve bir yeniden başlama planını belirlemek
Görüşmelerin sıklığı ve süresi kişiden kişiye değişir; ilk görüşmelerde hedefler birlikte belirlenir ve belirli aralıklarla gidişat gözden geçirilir. Psikolojik danışmanlık sırasında belirtiler ağırlaşırsa ya da yeni bir risk ortaya çıkarsa, psikiyatri hekimine başvurmanız önerilir.
Depresyon ve kaygı birlikte olduğunda
Depresyon yaşayan pek çok kişi aynı zamanda yoğun endişe, huzursuzluk ya da panik atak da yaşar. Bu iki tablo birbirini besleyebilir: kaygı uykuyu bozar ve kişiyi yorar, yorgunluk da çökkünlüğü derinleştirir. Kaygı belirtileriniz ön plandaysa kaygı ve panik atak sayfamız, hangi adımların öncelikli olduğunu ayrıca ele alır.
Psikoloğa gitmek konusunda çekinceleriniz varsa
Depresyondaki pek çok kişi, "başkaları ne der", "kayıtlara geçer mi" ya da "zayıf görünürüm" kaygılarıyla yardım istemeyi erteler. Psikolojik danışmanlık görüşmeleri gizlilik ilkesine göre yürütülür; gizliliğin sınırları ve kayıtların nasıl tutulduğu ilk görüşmede açıkça anlatılır. Bu konudaki sorularınızın yanıtlarını psikoloğa gitmek ileride sorun olur mu rehberimizde bulabilirsiniz.
Serdivan'daki ofisimizde görüşme
Depresyon belirtileriyle başvuran yetişkinlerle Serdivan'daki ofisimizde yüz yüze görüşüyoruz; Sakarya'nın merkeze uzak ilçelerinden gelen ya da enerji kaybı nedeniyle yola çıkmakta zorlanan danışanlar için uygun durumlarda online görüşme seçeneği de vardır. Randevu talebi telefonla ya da sitedeki formla iletilebilir; ancak bu kanallar acil durumlar için uygun değildir. Acil bir durumda 112'yi arayın.
Sıkça sorulan sorular
Depresyon için psikoloğa mı, psikiyatriste mi gitmeliyim?
Belirtileriniz günlük hayatınızı ciddi biçimde kısıtlıyorsa, ölüm ya da kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa ya da daha önce ilaç kullandıysanız önce bir psikiyatri hekimine başvurmanız önerilir. Daha hafif belirtilerde psikologla görüşmelere başlamak da bir seçenektir; gerektiğinde psikolog sizi hekime yönlendirir. Pek çok kişi için hekim takibi ve psikolojik danışmanlık birlikte yürür.
Depresyon kendiliğinden geçer mi?
Bazı hafif depresif dönemler zamanla ve yaşam koşullarının düzelmesiyle hafifleyebilir. Ancak destek alınmayan depresyon uzayabilir, tekrarlayabilir ve iş, ilişki ve sağlık üzerinde iz bırakabilir. Belirtiler iki haftadan uzun sürüyorsa beklemek yerine bir uzmanla konuşmak daha güvenli bir yoldur.
Depresyon ilaçları bağımlılık yapar mı?
İlaçla ilgili soruların doğru adresi ilacı yazan hekimdir. Genel bilgi olarak, depresyonda kullanılan ilaçların çoğu bağımlılık yapan ilaçlar arasında sayılmaz; ancak aniden bırakıldıklarında bazı rahatsız edici belirtiler görülebilir. Bu nedenle ilaç hiçbir zaman kendi başınıza bırakılmamalı, azaltma kararı hekimle birlikte verilmelidir.
İnternetteki depresyon testleri tanı koyar mı?
Hayır. İnternetteki kısa ölçekler belirtilerinizi fark etmenize yardım edebilir, ama tanı koymaz ve bir uzman değerlendirmesinin yerini tutmaz. Yüksek bir puan aldıysanız bunu bir uzmanla görüşmek için bir işaret olarak kabul edin; düşük bir puan ise yaşadığınız zorluğun önemsiz olduğu anlamına gelmez.
Kış aylarında ruh hâlimin düşmesi depresyon mudur?
Bazı kişilerde gün ışığının azaldığı aylarda enerji kaybı, uyku ihtiyacında artış ve çökkünlük belirginleşir ve bahar geldiğinde hafifler. Bu düzenli bir örüntü hâline geldiyse ve günlük hayatı etkiliyorsa bir uzmanla konuşmak önerilir. Gün ışığında zaman geçirmek ve düzenli hareket bu dönemde genel olarak yararlıdır.
Doğum sonrası hüzün ile depresyon arasındaki fark nedir?
Doğumdan sonraki ilk günlerde pek çok annede ağlamaklılık, duygusal dalgalanma ve yorgunluk görülür ve bu tablo genellikle birkaç gün ile iki hafta içinde kendiliğinden geçer. Belirtiler iki haftadan uzun sürüyor, ağırlaşıyor ya da anne bebeğine bakmakta zorlandığını, bebeğe ya da kendine zarar verme düşünceleri yaşadığını hissediyorsa bu durum bir hekim tarafından beklemeden değerlendirilmelidir. Acil bir risk varsa 112 aranmalıdır.
Depresyon nedeniyle iş göremezlik raporu alabilir miyim?
Sağlık raporu düzenlemek hekimin yetkisindedir; psikologlar rapor yerine geçecek bir belge düzenlemez. Bu konuda bir psikiyatri hekimine başvurmanız gerekir. Psikolojik danışmanlık görüşmelerinde ise iş yerindeki zorlanmalarınızı, işe dönüş planınızı ve iş yükünü yönetme yollarını konuşabilirsiniz.
Depresyondaki bir yakınımı görüşmeye nasıl ikna edebilirim?
Baskı yapmak yerine gözlemlerinizi sevgiyle paylaşın: "Son zamanlarda çok yorgun görünüyorsun, seni merak ediyorum" gibi. Randevu almak, ilk görüşmeye eşlik etmek ya da online seçenekleri birlikte araştırmak gibi pratik yardımlar önermek çoğu zaman sözlerden daha etkilidir. Kişi ölüm ya da intihardan söz ediyorsa ikna etmeye çalışmakla vakit geçirmeyin, 112'yi arayın.
Acil bir durumdaysanız kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa hemen 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun. Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi yerine geçmez.

Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu. Serdivan'daki ofisinde çocuklar, ergenler, ebeveynler, yetişkinler ve çiftlerle psikolojik danışmanlık görüşmeleri yürütür.
