Her gün 10.00 ile 19.00 arası, randevu ile @psikologburakuysal
Psikolog Burak Uysal

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Nedir?

Son güncelleme: 14 Ekim 202612 dakikalık okumaHazırlayan: Psikolog Burak Uysal
Bu sayfada (14 bölüm)
  1. Bilişsel davranışçı terapi nedir?
  2. Düşünce, duygu ve davranış birbirini nasıl etkiler?
  3. Bilişsel çarpıtmalar nelerdir?
  4. BDT'de hangi teknikler kullanılır?
  5. Bir BDT seansı nasıl geçer?
  6. BDT hangi sorunlarda kullanılır?
  7. Çocuk ve ergenlerde BDT nasıl uygulanır?
  8. BDT'yi kimler uygulayabilir?
  9. BDT'nin sınırları nelerdir?
  10. BDT hakkında sık yapılan hatalar nelerdir?
  11. Günlük hayatta BDT ilkelerinden nasıl yararlanabilirsiniz?
  12. Ne zaman bir psikiyatri hekimine başvurmalı?
  13. Serdivan'da psikolojik danışmanlık görüşmesi nasıl planlanır?
  14. Sıkça sorulan sorular
Kısaca

Bilişsel davranışçı terapi (BDT), düşünceler, duygular ve davranışlar arasındaki bağlantıya odaklanan, yapılandırılmış ve hedef odaklı bir psikoterapi yöntemidir. Temel fikir, bir olayın kendisinden çok o olayı nasıl yorumladığımızın duygularımızı ve tepkilerimizi belirlediğidir. BDT kaygı, panik, depresyon ve takıntılar gibi pek çok alanda araştırmalarla en çok desteklenen yöntemlerden biridir. Türkiye'de psikoterapi olarak BDT, klinik psikolog ve psikiyatri uzmanının yetki alanındadır.

Psikolog Burak Uysal tarafından hazırlandı ve gözden geçirildi · Son güncelleme: 14 Ekim 2026

Aynı sınav sonucunu alan iki öğrenciden biri “bu sefer olmadı, nerede hata yaptığıma bakarım” der, diğeri “ben zaten hiçbir şeyi başaramam” diye düşünüp kitabı bir haftalığına kapatır. Olay aynıdır, ama yorum farklı olduğu için duygu ve davranış da farklı olur. Bilişsel davranışçı terapi tam olarak bu farkla ilgilenir. Bu rehberde BDT'nin ne olduğunu, nasıl işlediğini, hangi tekniklerle çalıştığını ve kimlerin uygulayabileceğini anlatıyoruz.

Bilişsel davranışçı terapi nedir?

Bilişsel davranışçı terapi, kişinin zorlandığı durumlarda devreye giren düşünce kalıplarını ve bu düşünceleri sürdüren davranışları fark etmesine ve değiştirmesine yardım eden, yapılandırılmış, süreli ve iş birliğine dayalı bir psikoterapi yöntemidir. Kısaca BDT olarak anılır. Kökleri 1950'lerde Albert Ellis'in ve 1960'larda Aaron T. Beck'in çalışmalarına dayanır; davranışçı kuramın öğrenme ilkeleriyle birleşerek bugünkü biçimini almıştır.

BDT'nin ayırt edici yanı “şimdi ve burada” odaklı olmasıdır. Geçmiş yaşantılar yok sayılmaz, ama görüşmelerin ağırlığı bugünkü sorunu sürdüren döngülere verilir. Uzman ile kişi ortak bir ekip gibi çalışır, birlikte hedef belirler ve seans aralarında küçük denemeler yapılır. Amaç, kişinin süreç sonunda bu becerileri kendi başına kullanabilmesi, bir anlamda kendi sorunlarına çözüm üretebilen biri hâline gelmesidir.

BDT'nin temel varsayımı nedir?

BDT'nin temel varsayımı, duygularımızı olayların kendisinden çok o olaylara yüklediğimiz anlamın belirlediğidir. Bu, yaşanan zorluğun “kafanızda” olduğu anlamına gelmez. Gerçek bir kayıp ya da gerçek bir haksızlık elbette üzer. BDT'nin söylediği şudur: zor bir olayın üzerine eklenen “bu hep böyle olacak”, “benim suçum” ya da “dayanamam” gibi otomatik yorumlar, acıyı büyütür ve kişiyi işe yaramayan davranışlara iter.

Düşünce, duygu ve davranış birbirini nasıl etkiler?

Düşünce, duygu, bedensel tepki ve davranış birbirini besleyen bir döngü oluşturur; bir halkadaki değişiklik diğerlerini de etkiler. Aşağıdaki tablo, gündelik bir durumun iki farklı yorumla nasıl bambaşka sonuçlara varabileceğini gösteriyor.

HalkaZorlayıcı yorumlaDengeli yorumla
DurumYakın bir arkadaşınız mesajınıza saatlerdir yanıt vermedi.Yakın bir arkadaşınız mesajınıza saatlerdir yanıt vermedi.
Otomatik düşünce“Bana kızgın, artık benimle görüşmek istemiyor.”“Muhtemelen yoğun bir günü var, akşam döner.”
DuyguKaygı, kırgınlık, utançHafif merak, sakinlik
Bedensel tepkiMide sıkışması, huzursuzluk, odaklanamamaBelirgin bir tepki yok
DavranışArka arkaya mesaj atmak ya da tamamen geri çekilmekGünü sürdürmek, akşam yeniden yazmak

Döngü yalnızca düşünceden başlamaz. Örneğin kaygı duyan biri korktuğu ortamlardan kaçındıkça kısa süreli rahatlar, ama “bunu yapamam” düşüncesi her kaçınmayla biraz daha güçlenir. BDT bu nedenle hem düşünce hem de davranış halkasında çalışır: bazen önce yorumu sorgular, bazen de kişiyi küçük ve güvenli adımlarla kaçındığı duruma yaklaştırır.

Bilişsel çarpıtmalar nelerdir?

Bilişsel çarpıtmalar, özellikle stres altındayken zihnin kestirme yollarla ürettiği, gerçeği olduğundan daha olumsuz ya da daha katı gösteren düşünme alışkanlıklarıdır. Herkes zaman zaman böyle düşünür; sorun, bu kalıpların sıklaşıp kişinin hayatını yönetmeye başlamasıdır. BDT'de en sık konuşulan çarpıtmalar şunlardır:

  • Felaketleştirme: Bir olayın olası en kötü sonucunu kesinmiş gibi düşünmek. “Sunumda takılırsam işimi kaybederim.”
  • Ya hep ya hiç düşüncesi: Durumları yalnızca iki uçta görmek. “Tam başaramadıysam tamamen başarısızım.”
  • Zihin okuma: Başkalarının ne düşündüğünü kanıtsız bildiğini sanmak. “Kesin beni sıkıcı buldular.”
  • Aşırı genelleme: Tek bir olaydan genel bir kural çıkarmak. “Bir kez reddedildim, kimse benimle ilgilenmez.”
  • Etiketleme: Bir davranış yerine kişinin tamamına hüküm vermek. “Ben bir beceriksizim.”
  • Meli ve malı cümleleri: Kendine ve başkalarına katı kurallar koymak. “Asla yorulmamalıyım.”
  • Olumluyu yok sayma: İyi giden şeyleri “şanstı” diyerek önemsizleştirmek.
  • Kişiselleştirme: Kontrolünüz dışındaki olayları kendi hatanız gibi görmek.

Bu çarpıtmaları fark etmek tek başına sihirli bir değişim yaratmaz, ama düşünce ile gerçek arasına küçük bir mesafe koyar. “Bu düşünce bir gerçek mi, yoksa bir yorum mu?” sorusu, BDT'nin belki de en sık sorulan sorusudur.

BDT'de hangi teknikler kullanılır?

BDT'de kullanılan teknikler iki ana grupta toplanır: düşünceleri fark edip sınamaya yönelik bilişsel teknikler ve kaçınmayı azaltıp yeni deneyimler kazandırmaya yönelik davranışsal teknikler. Hangi tekniğin seçileceği, yaşanan soruna ve kişinin hedeflerine göre belirlenir.

  • Düşünce kaydı: Zorlanılan anda durum, otomatik düşünce, duygu ve davranış not edilir; ardından düşüncenin lehine ve aleyhine kanıtlar yazılır.
  • Sokratik sorgulama: Uzman doğrudan cevap vermek yerine “Bunun başka bir açıklaması olabilir mi?” gibi sorularla kişinin kendi sonucuna varmasına yardım eder.
  • Davranışsal deneyler: Bir inancın doğru olup olmadığı gerçek hayatta küçük bir denemeyle sınanır.
  • Kademeli maruz bırakma: Korkulan durumlara, kolaydan zora sıralanmış bir liste üzerinden adım adım yaklaşılır.
  • Davranışsal etkinleştirme: Depresif dönemlerde azalan, keyif ve anlam veren etkinlikler planlı biçimde yeniden hayata eklenir.
  • Problem çözme: Büyük ve dağınık görünen bir sorun, tanımlanabilir parçalara ayrılır ve seçenekler tek tek değerlendirilir.
  • Gevşeme ve nefes çalışmaları: Bedensel gerginliği azaltmaya yönelik destekleyici beceriler olarak kullanılır.

Teknikler bir reçete gibi sırayla uygulanmaz. İyi bir BDT süreci, kişinin yaşadığı sorunun nasıl sürdüğünü açıklayan bireysel bir vaka formülasyonuna dayanır ve teknikler bu haritaya göre seçilir.

Teknikler bir örnekte nasıl bir araya gelir?

Kurgusal bir örnek düşünelim: 30 yaşında, iş toplantılarında söz almaktan kaçınan ve her toplantıdan önce günlerce gerilen biri. İlk görüşmelerde döngü çıkarılır: “Konuşursam saçmalarım, herkes yetersiz olduğumu anlar” düşüncesi kaygıyı, kaygı sessiz kalmayı, sessizlik de “demek ki gerçekten yapamıyorum” inancını besler.

Ardından düşünce kaydıyla bu tahminin kanıtları incelenir ve kolaydan zora bir basamak listesi hazırlanır: önce küçük bir toplantıda tek bir soru sormak, sonra kısa bir görüş bildirmek, en son birkaç dakikalık bir sunum yapmak. Her basamak bir davranışsal deney gibi ele alınır; kişi neyin olacağını tahmin eder, dener ve gerçekte ne olduğunu not eder. Zamanla tahmin ile gerçek arasındaki fark, inancın kendisini yumuşatır.

Bir BDT seansı nasıl geçer?

Bir BDT seansı, gündemi baştan belirlenen, önceki haftanın ödevinin gözden geçirildiği ve yeni bir küçük adımla kapanan yapılandırılmış bir görüşmedir. Bu düzen bazı kişilere ilk başta okul dersi gibi gelebilir, ama sürenin verimli kullanılmasını ve ilerlemenin izlenmesini sağlar.

  1. Kısa durum değerlendirmesi: Son görüşmeden bu yana genel ruh hâli konuşulur; bazı uzmanlar kısa ölçekler kullanır.
  2. Ödevin gözden geçirilmesi: Geçen hafta denenen adım, ne işe yaradığı ve neyin zorladığı birlikte değerlendirilir.
  3. Gündemin belirlenmesi: O gün üzerinde çalışılacak bir ya da iki konu ortak kararla seçilir.
  4. Konu üzerinde çalışma: Seansın ana bölümünde bir düşünce kaydı incelenir, bir maruz bırakma basamağı planlanır ya da bir beceri prova edilir.
  5. Yeni ödevin planlanması: Seans aralarında yapılacak, gerçekçi ve küçük bir deneme kararlaştırılır.
  6. Özet ve geri bildirim: Kişi o gün neyi öğrendiğini kendi cümleleriyle özetler ve seansla ilgili görüşünü paylaşır.

İngiltere'nin ulusal sağlık hizmeti NHS'in bilgilendirmesine göre bir BDT süreci çoğunlukla 5 ile 20 seans arasında sürer; seanslar haftada bir ya da iki haftada bir yapılır ve 30 ile 60 dakika arasında değişir. Bu sayılar bir ortalamadır. Uzun süredir devam eden ya da birden fazla alanı etkileyen zorluklarda süreç daha uzun sürebilir.

BDT hangi sorunlarda kullanılır?

BDT, kaygı bozuklukları ve depresyon başta olmak üzere pek çok ruhsal sorunda etkinliği araştırmalarla en iyi gösterilmiş psikoterapi yöntemlerinden biridir. İngiltere'nin ulusal sağlık kılavuzlarını hazırlayan NICE, aşağıdaki alanların önemli bir kısmında BDT'yi ya da BDT temelli yöntemleri önerilen seçenekler arasında sayar.

  • Depresyon: Özellikle hafif ve orta düzey depresyonda bireysel ya da grup BDT ve davranışsal etkinleştirme.
  • Yaygın kaygı ve panik: Endişe döngüsünü ve bedensel duyumlara verilen felaket yorumlarını hedefleyen çalışmalar.
  • Sosyal kaygı: Başkalarının değerlendirmesine dair korkulara ve güvenlik davranışlarına odaklanan bireysel BDT.
  • Takıntılar ve zorlantılar: Maruz bırakma ve tepki önleme adı verilen, BDT içinde yer alan özel bir yöntem.
  • Travma sonrası stres: Travma odaklı BDT, olayın anlamını ve kaçınmayı ele alan yapılandırılmış bir yaklaşımdır.
  • Uykusuzluk: Uyku alışkanlıklarını ve uykuyla ilgili kaygıları hedefleyen, uykusuzluk için uyarlanmış BDT.
  • Yeme sorunları: Bazı yeme bozukluklarında, yeme davranışına ve beden algısına odaklanan uyarlanmış BDT programları.

Bu listede adı geçen durumların çoğu tanı gerektirir ve tanı bir psikiyatri hekimi tarafından konur. Kaygının ve panik ataklarının nasıl göründüğünü kaygı ve panik atak sayfasında, depresif duygu durumunun işaretlerini ise depresyon belirtileri sayfasında ayrıntılı olarak ele aldık.

Çocuk ve ergenlerde BDT nasıl uygulanır?

Çocuk ve ergenlerde BDT, yaşa uygun somut araçlarla ve ebeveynin etkin katılımıyla uygulanır. Soyut düşünce kaydı yerine düşünce baloncukları çizilir, duygular renklerle ya da “duygu termometresi” ile derecelendirilir, korkulan durumlara yaklaşmak küçük bir macera planı gibi kurgulanır. Ergenlerde ise gizlilik ve gencin hedeflerin belirlenmesine katılması daha da önem kazanır.

Küçük çocuklarda ebeveyn çoğu zaman bir “koç” rolü üstlenir: evde yapılacak adımları hatırlatır, çabayı fark eder ve kendi kaygılı tepkilerini düzenlemeyi öğrenir. Okul öncesi yaşlarda bilişsel teknikler sınırlı kalır, bu yüzden oyunla harmanlanmış yaklaşımlar öne çıkar. Bu yaklaşımları oyun terapisi nedir rehberinde anlattık.

BDT'yi kimler uygulayabilir?

Türkiye'de bilişsel davranışçı terapi bir psikoterapi yöntemi olduğu için 1219 sayılı Kanun'un çerçevesinde klinik psikolog ve psikiyatri uzmanının yetki alanındadır. Bu uzmanların BDT'de ayrıca kuramsal eğitim almış ve süpervizyon altında uygulama yapmış olması beklenir. Hastalık olarak tanımlanan durumlarda klinik psikolog, hekimin tanısı ve tedavi için yönlendirmesi doğrultusunda çalışır.

Psikolojik danışmanlık görüşmelerinde düşünce ve davranış arasındaki ilişki üzerine bilgi vermek, yani psikoeğitim yapmak mümkündür. Ancak bu, belirli bir tanıya yönelik, formülasyona dayalı ve seans seans yapılandırılmış bir BDT süreciyle aynı şey değildir. Meslekler arasındaki yetki farklarını psikolog ile psikiyatrist farkı rehberinde daha ayrıntılı bulabilirsiniz.

BDT'nin sınırları nelerdir?

BDT güçlü bir yöntemdir, ama herkes ve her sorun için en uygun seçenek değildir. Yöntemin sınırlarını bilmek, gerçekçi bir beklentiyle başlamayı ve gerekirse farklı bir yol aramayı kolaylaştırır.

  • Etkin katılım ister: Seans aralarındaki denemeler sürecin önemli bir parçasıdır. Çok yoğun bir dönemde bu adımları yapacak alanı olmayan kişiler zorlanabilir.
  • Geçmişe sınırlı odaklanır: Köklü ilişki örüntülerini ya da çocukluk yaşantılarını derinlemesine incelemek isteyen kişiler için başka yaklaşımlar daha uygun gelebilir.
  • Tek başına yetmeyebilir: Ağır depresyon ya da gerçeklik algısını etkileyen belirtilerde BDT, hekimin planladığı tedaviyle birlikte yürütülür.
  • Yapı herkese uymaz: Gündemli ve ödevli seans düzeni bazı kişilere fazla okul gibi gelebilir; bu da açıkça konuşulabilecek bir konudur.

BDT'nin içinden gelişen ve “üçüncü dalga” olarak anılan yaklaşımlar da vardır. Kabul ve kararlılık terapisi düşünceyi değiştirmek yerine onunla farklı bir ilişki kurmaya, diyalektik davranış terapisi yoğun duygu düzenleme güçlüklerine, farkındalık temelli bilişsel terapi ise depresyonun tekrarlamasını önlemeye odaklanır.

BDT hakkında sık yapılan hatalar nelerdir?

BDT hakkında en sık yapılan hata, yöntemi “olumlu düşünme” ile karıştırmaktır. BDT kişiye “her şey güzel olacak” dedirtmeye çalışmaz; daha gerçekçi ve dengeli bir bakış hedefler. Aşağıdaki yanlış anlamalar çok yaygındır.

  • Olumlu düşünmek sanmak: Gerçekten üzücü bir durumu iyimser cümlelerle örtmek BDT değildir. Amaç düşünceyi güzelleştirmek değil, doğruluğunu sınamaktır.
  • Düşünceyi bastırmaya çalışmak: “Bunu düşünmemeliyim” demek, düşünceyi çoğu zaman daha da güçlendirir.
  • Ödevleri önemsiz görmek: Seans aralarında hiçbir şey denenmediğinde değişim yavaşlar.
  • Kendini suçlamak: Çarpıtmaları fark eden bazı kişiler “demek ki hep yanlış düşünüyorum” diye kendine yüklenir. Bu da yeni bir çarpıtmadır.
  • Erken bırakmak: İlk rahatlamayla görüşmeleri kesmek, becerilerin yerleşmesine fırsat vermez.
  • Kendi başına ağır maruz bırakma denemek: İnternetteki tekniklerle en korkulan durumla bir anda yüzleşmek kaygıyı artırabilir; maruz bırakma kademeli ve planlı yapılır.

Günlük hayatta BDT ilkelerinden nasıl yararlanabilirsiniz?

Günlük hayatta BDT ilkelerinden yararlanmanın en kolay yolu, zorlandığınız anları kısa notlarla kayda geçirmek ve düşüncenizi bir gerçek değil, sınanabilecek bir tahmin olarak ele almaktır. Aşağıdaki öneriler bir uzmanla çalışmanın yerini tutmaz, ama pek çok kişinin kendi döngüsünü görmesine yardım eder.

  • Bir hafta boyunca sizi zorlayan anlarda üç şeyi not edin: ne oldu, aklınızdan ne geçti, ne hissettiniz.
  • Sizi en çok zorlayan düşünceye “Bunun kanıtı ne? Karşı kanıtı ne? Bir arkadaşım bunu düşünse ona ne derdim?” diye sorun.
  • Kaçındığınız bir işi beş dakikalık küçük bir parçaya bölün ve yalnızca o parçayı yapın.
  • Ruh hâliniz düştüğünde, keyif ya da anlam veren küçük bir etkinliği takvime yazın ve isteği beklemeden yapın.
  • Bedeninizdeki gerginliği fark ettiğinizde birkaç dakika yavaş ve düzenli nefes alın; ardından düşünceye dönün.

Ertelemenin sık rastlanan bir kaçınma biçimi olduğunu ve küçük adımlarla nasıl kırılabileceğini erteleme davranışını yenmek yazımızda ele aldık.

Ne zaman bir psikiyatri hekimine başvurmalı?

Belirtileriniz haftalardır sürüyor, giderek ağırlaşıyor ya da iş, okul ve ilişkiler gibi temel alanlarda işlevinizi belirgin biçimde bozuyorsa ilk adım olarak bir psikiyatri hekimine başvurmanızı öneririz. Hekim tanıyı koyar, gerekiyorsa ilaç tedavisini planlar ve uygun psikoterapi için yönlendirme yapar. BDT ile ilaç tedavisinin birlikte yürütülmesi pek çok durumda iyi sonuç verir.

Serdivan'da psikolojik danışmanlık görüşmesi nasıl planlanır?

Psikolog Burak Uysal'ın Serdivan'daki ofisinde yürütülen görüşmeler psikoterapi değil, psikolojik danışmanlık kapsamındadır. Yetişkinlerle yapılan görüşmeler iş ve ilişki stresi, yaşam dönemi geçişleri, karar verme güçlükleri ve uyum sorunları gibi hastalık olarak tanımlanmayan alanlara odaklanır. Ayrıntıları yetişkin psikolojik danışmanlığı sayfasında bulabilirsiniz. Tanı ya da psikoterapi gerektiğini düşündüğümüz durumlarda bunu açıkça paylaşırız.

Görüşme planlamak için randevu talep formunu doldurabilir ya da 0554 125 42 23 numaralı telefondan ofisimize ulaşabilirsiniz. Formu doldurmak bir ödeme yükümlülüğü doğurmaz; ofisimiz sizi arayarak uygun gün ve saati birlikte planlar. Görüşmeler uygun durumlarda online olarak da yapılabilir.

Sıkça sorulan sorular

BDT kaç seans sürer?

Belirli bir soruna odaklanan BDT süreçleri çoğunlukla 5 ile 20 seans arasında tamamlanır. Uzun süredir devam eden ya da birden fazla alanı etkileyen zorluklarda süreç daha uzun sürebilir. İlk değerlendirme görüşmelerinden sonra uzmanla gerçekçi bir süre öngörüsünü konuşmak faydalıdır.

BDT ile psikanaliz arasındaki fark nedir?

BDT bugünkü sorunu sürdüren düşünce ve davranış döngülerine odaklanır, yapılandırılmıştır ve süresi görece kısadır. Psikanalitik ve psikodinamik yaklaşımlar ise geçmiş yaşantıların ve bilinç dışı süreçlerin bugüne etkisini daha uzun soluklu bir süreçte inceler. İkisi farklı sorulara farklı yollardan yanıt arar.

BDT online yapılabilir mi?

Evet, BDT'nin yapılandırılmış ve beceri odaklı yapısı görüntülü görüşmeye görece kolay uyarlanır. Araştırmalar pek çok kaygı ve depresyon belirtisinde online BDT'nin yüz yüze görüşmelere yakın sonuçlar verebildiğini gösterir. Yine de ağır belirtilerde ve kriz dönemlerinde yüz yüze değerlendirme daha uygundur.

BDT'de ödev vermek zorunlu mu?

Seans aralarında yapılan denemeler BDT'nin temel parçalarından biridir, çünkü değişim günlük hayatta pekişir. Ödevler okul ödevi gibi değil, kişinin gücüne göre ayarlanmış küçük adımlar olarak planlanır. Bir ödevin yapılamaması da konuşulması gereken değerli bir bilgidir.

BDT ilaç tedavisinin yerini tutar mı?

Bazı hafif ve orta düzey durumlarda psikolojik yöntemler ilk seçenek olarak önerilir; daha ağır durumlarda ise BDT çoğunlukla ilaç tedavisiyle birlikte yürütülür. İlaç başlamak, sürdürmek ya da bırakmak her zaman hekimin değerlendirmesiyle kararlaştırılmalıdır.

BDT kitaplarıyla kendi kendime çalışabilir miyim?

BDT ilkelerine dayanan kendi kendine yardım kitapları ve rehberli programlar, hafif düzeyde zorlanmalarda faydalı olabilir. Belirtiler yoğunsa, uzun süredir devam ediyorsa ya da kendi denemeleriniz kaygıyı artırıyorsa bir uzmanla çalışmak daha güvenli ve etkilidir.

BDT'de geçmiş hiç konuşulmaz mı?

Konuşulur, ama ağırlık bugündedir. Geçmiş yaşantılar, bugün tekrar eden temel inançların nasıl oluştuğunu anlamak için ele alınır. Örneğin “yeterince iyi değilim” inancının kökenine bakılır, sonra bu inancın bugün nasıl sürdüğü üzerinde çalışılır.

Acil bir durumdaysanız kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa hemen 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun. Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi yerine geçmez.

Burak Uysal
Burak Uysal Psikolog

Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu. Serdivan'daki ofisinde çocuklar, ergenler, ebeveynler, yetişkinler ve çiftlerle psikolojik danışmanlık görüşmeleri yürütür.

Son güncelleme: 14 Ekim 2026 İçerik editörü: destek@burakuysal.org Hakkında daha fazla

İlgili sayfalar

Bu konuda blog yazıları

WhatsApp ile yazın Instagram'da takip et@psikologburakuysal