Bu sayfada (13 bölüm)
- Terapi nedir?
- Türkiye'de terapiyi kimler uygulayabilir?
- Psikoterapi ile psikolojik danışmanlık arasındaki fark nedir?
- Terapi nasıl işler?
- Terapi süreci adım adım nasıl ilerler?
- Hangi terapi yaklaşımları vardır?
- Terapi işe yarar mı?
- Terapiden nasıl daha fazla verim alınır?
- Çocuk ve ergenlerde terapi nasıl farklılaşır?
- Terapiye başlarken sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ne zaman psikiyatri hekimine başvurmalı?
- Psikolojik danışmanlık görüşmesi için nasıl başvurabilirsiniz?
- Sıkça sorulan sorular
Terapi, tam adıyla psikoterapi, bir ruh sağlığı uzmanıyla düzenli görüşmeler yoluyla duygu, düşünce ve davranışlarda kalıcı değişim hedefleyen, bilimsel yöntemlere dayalı bir süreçtir. Türkiye'de psikoterapi klinik psikolog ve psikiyatri uzmanının yetki alanındadır. Psikolojik danışmanlık ise hastalık olarak tanımlanmayan yaşam sorunlarında daha kısa ve hedef odaklı yürüyen bir destektir. İkisinde de belirleyici olan, güvene dayalı bir çalışma ilişkisi, net hedefler ve düzenli görüşmedir.
Psikolog Burak Uysal tarafından hazırlandı ve gözden geçirildi · Son güncelleme: 14 Ekim 2026“Terapiye gitsem mi?” sorusu çoğu zaman uzun bir düşünme döneminin sonunda sorulur. Kimi zaman bir yakının önerisiyle, kimi zaman uykusuz geçen haftaların ardından, kimi zaman da ilişkide aynı tartışmanın onuncu kez yaşanmasıyla gelir. Bu rehberde terapinin ne olduğunu, nasıl işlediğini, Türkiye'de kimlerin uygulayabildiğini ve psikolojik danışmanlıkla arasındaki farkı sade bir dille bulacaksınız.
Terapi nedir?
Terapi, günlük dilde psikoterapinin kısaltılmış adıdır ve bir ruh sağlığı uzmanıyla kurulan düzenli, gizli ve amaçlı görüşmeler yoluyla kişinin duygu, düşünce ve davranışlarında değişim hedefleyen bilimsel bir süreçtir. Amerikan Psikoloji Derneği (APA) psikoterapiyi, kişi ile uzman arasındaki ilişkiye dayanan, iş birliğiyle yürütülen ve araştırmalarla desteklenen bir süreç olarak tanımlar.
Terapi bir sohbet ya da akıl verme değildir. Bir arkadaşla dertleşmek rahatlatıcıdır, ama terapide uzman belirli bir kuramsal çerçeveye göre çalışır, kişinin yaşadığı zorluğu nasıl sürdürdüğünü anlamaya çalışır ve değişim için planlı adımlar önerir. Görüşmelerin yapısı, süresi ve sınırları baştan konuşulur. Gizlilik, yasal istisnalar dışında, sürecin temelidir.
Terapi ile destek almak aynı şey mi?
Her psikolojik destek terapi değildir. Psikoeğitim, ebeveyn rehberliği, kriz anında ilk yardım ve psikolojik danışmanlık da psikolojik destek kapsamındadır ama hepsi psikoterapi sayılmaz. Bu ayrım hem yasal açıdan hem de doğru beklenti kurmak açısından önemlidir; aşağıdaki bölümlerde ayrıntısıyla anlatılmıştır.
Türkiye'de terapiyi kimler uygulayabilir?
Türkiye'de psikoterapi, 1219 sayılı Kanun'un Ek 13. maddesine göre klinik psikolog ve psikiyatri uzmanının yetki alanındadır. Klinik psikolog, hastalık olarak tanımlanmayan durumlarda psikoterapi uygulayabilir; hastalık durumlarında ise ancak uzman hekimin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak çalışır. Tanı koymak, tedavi planlamak ve ilaç yazmak yalnızca hekimlerin yetkisindedir.
- Psikiyatri uzmanı: Tıp eğitimi üzerine psikiyatri uzmanlığı yapmış hekimdir. Tanı koyar, ilaç tedavisi planlar ve psikoterapi uygulayabilir.
- Klinik psikolog: Psikoloji lisansı üzerine klinik psikoloji yüksek lisansı ya da doktorası yapmış sağlık meslek mensubudur. Yukarıdaki koşullarla psikoterapi uygular.
- Psikolog: Psikoloji lisans mezunudur. Mevzuata göre hastalık olarak tanımlanmayan durumlarda klinik psikoloğun ya da psikiyatri uzmanının sorumluluğunda psikolojik destek hizmeti verir, sertifikalı olduğu testleri uygular.
- Psikolojik danışman: Rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümü mezunudur; çoğunlukla okullarda ve eğitim kurumlarında çalışır.
“Terapist” ve “psikoterapist” Türkiye'de yasal meslek unvanı değildir. Bir uzmanla çalışmaya başlamadan önce diplomasındaki unvanı ve aldığı eğitimleri sormak en doğal hakkınızdır. Meslekler arasındaki farkı daha ayrıntılı merak ediyorsanız psikolog ile psikiyatrist farkı rehberine göz atabilirsiniz.
Psikoterapi ile psikolojik danışmanlık arasındaki fark nedir?
Psikoterapi daha derin ve uzun soluklu bir değişimi hedefleyen, ruhsal bozukluklarda da kullanılabilen yapılandırılmış bir süreçtir; psikolojik danışmanlık ise hastalık olarak tanımlanmayan yaşam sorunlarında daha kısa, hedef odaklı ve beceri kazandırmaya yönelik bir destektir. İkisi birbirinin rakibi değildir; hangisinin uygun olduğu yaşanan zorluğun türüne ve şiddetine göre değişir.
| Ölçüt | Psikoterapi | Psikolojik danışmanlık |
|---|---|---|
| Temel amaç | Kalıcı duygu, düşünce ve davranış örüntülerinde köklü değişim | Belirli bir yaşam sorununa uyum, karar verme ve beceri kazanma |
| Uygun olduğu durumlar | Hekim tanısı konmuş ruhsal bozukluklar (hekim yönlendirmesiyle) ve derin, uzun süreli güçlükler | Ebeveynlik, ilişki ve iletişim sorunları, okul uyumu, sınav kaygısı, iş stresi, ayrılık gibi yaşam dönemi zorlukları |
| Kimler yürütür | Klinik psikolog ve psikiyatri uzmanı | Psikolog ve psikolojik danışmanlar, kendi yetki alanlarında |
| Tanı ile ilişkisi | Hastalık durumlarında uzman hekimin teşhisine bağlıdır | Tanı koymaz; tanı gerektiren durumlar hekime yönlendirilir |
| Süre | Çoğunlukla aylara yayılır, yaklaşıma göre değişir | Çoğunlukla daha kısa, birkaç haftadan birkaç aya |
| Yöntem | Belirli bir psikoterapi kuramına dayalı teknikler | Görüşme, psikoeğitim, problem çözme, iletişim ve baş etme becerileri |
| Örnek | Uzun yıllardır süren ve hekimin tanı koyduğu bir kaygı bozukluğu için yapılandırılmış psikoterapi | Ergen çocukla sık yaşanan tartışmalar için ebeveyne yönelik görüşmeler |
Ofisimizde yürütülen görüşmeler psikoterapi değil, psikolojik danışmanlık kapsamındadır. Görüşmelerde tanı ya da ilaç tedavisi gerektiğini düşündüğümüz durumlarda bir psikiyatri hekimine başvurmanızı öneririz. Bu ayrım bir eksiklik değil, yaşadığınız zorluk için doğru kapının hangisi olduğunu birlikte bulmanın yoludur.
Terapi nasıl işler?
Terapi, güvenli bir ilişki içinde kişinin yaşadığı zorluğu anlamlandırması, bu zorluğu sürdüren düşünce ve davranış döngülerini fark etmesi ve yeni yolları seans içinde ve dışında denemesiyle işler. Araştırmalar, hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın uzman ile kişi arasındaki çalışma ilişkisinin, yani terapötik ittifakın, sonucu etkileyen en güçlü etkenlerden biri olduğunu gösterir.
- Anlamlandırma: Kişi neyi neden yaşadığını daha net görür; “bende bir sorun var” duygusunun yerini “bu döngü böyle işliyor” anlayışı alır.
- Fark etme: Zor anlarda otomatik olarak devreye giren düşünceler, kaçınmalar ve tepkiler görünür hâle gelir.
- Deneme: Yeni bir konuşma biçimi, korkulan bir duruma adım adım yaklaşmak ya da sınır koymak gibi davranışlar önce seansta konuşulur, sonra günlük hayatta denenir.
- Pekiştirme: İşe yarayan adımlar tekrarlanır, işe yaramayanlar birlikte gözden geçirilir.
Bir seansta neler olur?
Bireysel bir seans çoğunlukla 45 ile 50 dakika sürer ve genellikle haftada bir yapılır. Seans, son görüşmeden bu yana neler olduğunu konuşmakla başlar, o günün odak konusuyla devam eder ve bir sonraki görüşmeye kadar denenecek küçük bir adımla kapanır. Bazı yaklaşımlar oldukça yapılandırılmıştır, bazıları ise kişinin o gün getirdiği konuyu izler. İlk görüşmenin akışını merak ediyorsanız ilk psikolog görüşmesi rehberi bu süreci ayrıntılı anlatır.
Terapi süreci adım adım nasıl ilerler?
Terapi süreci çoğunlukla başvuru, değerlendirme, hedef belirleme, çalışma dönemi ve sonlandırma aşamalarından geçer. Aşamaların süresi kişiye ve yaklaşıma göre değişse de genel akış birbirine benzer.
- Başvuru: Telefon ya da form üzerinden kısa bir ön bilgi verilir, uygun gün ve saat planlanır. Bu aşamada ayrıntılı bir anlatım beklenmez.
- İlk değerlendirme: İlk bir ya da iki görüşmede başvuru nedeni, yaşam koşulları, geçmiş deneyimler ve güçlü yönler konuşulur. Gerekirse ölçekler kullanılır.
- Ortak hedef: “Daha iyi hissetmek” gibi genel bir istek, “sabahları işe giderken yaşadığım sıkışmanın azalması” gibi gözlenebilir hedeflere çevrilir.
- Çalışma dönemi: Seanslar düzenli aralıklarla sürer. Seans aralarında küçük denemeler, gözlem notları ya da ev çalışmaları yapılabilir.
- Ara değerlendirme: Belirli aralıklarla hedeflere ne kadar yaklaşıldığı konuşulur, gerekirse plan değiştirilir.
- Sonlandırma: Hedeflere ulaşıldığında seanslar seyreltilir, olası zorlanmalar için bir plan yapılır ve süreç birlikte kapatılır.
Sonlandırma aşaması sık atlanan ama önemli bir adımdır. Görüşmeleri aniden bırakmak yerine son seansları kazanımları özetlemeye ve gelecekte zorlanıldığında neler yapılacağını konuşmaya ayırmak, değişimin kalıcı olmasına yardım eder.
Hangi terapi yaklaşımları vardır?
Psikoterapide yüzlerce farklı ekol tanımlanmıştır, ancak uygulamada en sık karşılaşılanlar birkaç ana yaklaşımın etrafında toplanır. Her biri insanın zorlanmasını farklı bir açıdan açıklar ve farklı araçlar kullanır.
- Bilişsel davranışçı terapi: Düşünce, duygu ve davranış arasındaki bağlantıya odaklanır, yapılandırılmıştır ve ev ödevleri kullanır. Ayrıntısı bilişsel davranışçı terapi rehberindedir.
- Psikodinamik yaklaşımlar: Geçmiş yaşantıların, bilinç dışı süreçlerin ve ilişki örüntülerinin bugünkü zorluklara etkisini inceler.
- Kişilerarası psikoterapi: Yas, rol değişiklikleri ve ilişki çatışmaları gibi kişilerarası alanlara odaklanan, süreli bir yaklaşımdır.
- Sistemik aile ve çift terapileri: Sorunu tek bir kişide değil, aile ya da çift ilişkisinin işleyişinde arar. Çift terapisi bu ailenin en bilinen örneğidir.
- Travma odaklı yaklaşımlar: Travma odaklı bilişsel davranışçı terapi ve EMDR gibi yöntemler travmatik anıların işlenmesine odaklanır.
- Kabul ve kararlılık terapisi, şema terapi ve diğerleri: Bilişsel davranışçı geleneğin içinden çıkan, farklı vurgulara sahip yaklaşımlardır.
Yöntemin adı kadar uzmanın o yöntemde aldığı eğitim, süpervizyon deneyimi ve sizinle kurduğu çalışma ilişkisi de önemlidir. Bir yaklaşımın sizin için uygun olup olmadığını ilk görüşmelerde sormak ve gerekçesini dinlemek, sürece güvenle başlamanızı sağlar.
Terapi işe yarar mı?
Evet, araştırmalar psikoterapinin depresyon, kaygı bozuklukları, travma sonrası stres ve ilişki sorunları gibi pek çok alanda etkili olduğunu tutarlı biçimde gösterir. Örneğin İngiltere'nin ulusal sağlık kılavuzlarını hazırlayan NICE, yetişkinlerde hafif ve orta düzey depresyonda bilişsel davranışçı terapi gibi psikolojik yöntemleri ilk basamak seçenekler arasında sayar. Ancak etki herkes için aynı değildir ve süreç kişiden kişiye değişir.
Terapiden alınan faydayı belirleyen başlıca etkenler; uzmanla kurulan güven, hedeflerin net olması, görüşmelerin düzenli sürdürülmesi, seans aralarında yapılan küçük denemeler ve kişinin yaşadığı zorluğa uygun yöntemin seçilmesidir. Bazı durumlarda psikoterapinin hekimin planladığı ilaç tedavisiyle birlikte yürütülmesi en iyi sonucu verir.
Terapiden nasıl daha fazla verim alınır?
Terapiden en fazla verimi, görüşmelere hazırlıklı gelen, seans aralarında küçük denemeler yapan ve uzmanıyla açık konuşan kişiler alır. Uzmanın bilgisi kadar sizin günlük hayatınıza dair gözlemleriniz de sürecin ham maddesidir.
- Görüşmeden önce birkaç dakika ayırıp bu hafta sizi en çok zorlayan anı not edin.
- Seans içinde anlamadığınız bir öneri olursa hemen sorun; “neden bunu yapıyoruz” sorusu çok değerlidir.
- Önerilen küçük adımı yapamadıysanız bunu saklamayın; neyin engel olduğu da konuşulacak önemli bir konudur.
- Görüşmelerin aynı gün ve saatte olmasına özen gösterin; düzen, değişimin zeminini oluşturur.
- Seans sonrası hemen yoğun bir işe geçmek yerine birkaç dakika kendinize zaman tanıyın.
Değişim düz bir çizgide ilerlemez. Bazı haftalar belirgin rahatlama olurken bazı haftalar eski duygular yeniden yükselebilir. Bu dalgalanma sürecin olağan bir parçasıdır ve çoğu zaman yeni bir şeyin işlenmeye başladığını gösterir. Önemli olan tek tek haftalara değil, birkaç aylık genel eğilime bakmaktır.
Çocuk ve ergenlerde terapi nasıl farklılaşır?
Çocuk ve ergenlerle yapılan çalışmalarda yöntem, çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre uyarlanır ve ebeveynler sürecin doğal bir parçası olur. Küçük çocuklar duygularını kelimelerden çok oyunla ve resimle anlatır; bu nedenle oyun temelli yaklaşımlar sık kullanılır. Ergenlerde ise gizlilik, özerklik ve gencin sürece gönüllü katılımı daha fazla önem kazanır.
Çocukla yapılan çalışmalarda ebeveyn görüşmeleri, değişimin eve taşınmasını sağlar. Çocuğun her şeyi tek başına seans odasında çözmesi beklenmez; evdeki rutinler, ebeveynin tepkileri ve okul ortamı da sürecin parçasıdır. Çocuğunuzla ilgili bir endişeniz varsa hangi işaretlerin destek gerektirdiğini çocuk psikoloğuna ne zaman gidilir rehberinde bulabilirsiniz.
Terapi kimler için uygun olmayabilir?
Akut bir kriz, ağır madde kullanımı ya da gerçeklik algısını bozan belirtiler varsa haftalık görüşmeler tek başına yeterli olmayabilir; önce hekim değerlendirmesi ve gerekiyorsa daha yoğun bir tedavi planı gerekir. Şiddet içeren bir ilişkinin içinde yaşayan biri için de ilk öncelik güvenliğin sağlanmasıdır. Bu durumlarda terapi, güvenlik ve tıbbi değerlendirme sağlandıktan sonra sürecin bir parçası hâline gelir.
Terapiye başlarken sık yapılan hatalar nelerdir?
Terapiye başlarken en sık yapılan hata, sürecin tek bir görüşmede çözüm üretmesini beklemektir. Aşağıdaki hatalar çok yaygındır ve çoğu, baştan doğru bilgiyle kolayca önlenebilir.
- Hızlı sonuç beklemek: Yıllar içinde oluşmuş bir örüntünün birkaç haftada tamamen değişmesini beklemek hayal kırıklığı yaratır. Küçük ama düzenli ilerleme daha gerçekçi bir hedeftir.
- Uzmanın unvanını sormamak: Sosyal medyada “terapist” olarak tanıtılan her kişi psikoterapi yetkisine sahip değildir. Diploma ve eğitim bilgisini sormak sizin hakkınızdır.
- Önemli konuları saklamak: Utandırıcı bulunan konular çoğu zaman sorunun anahtarıdır. Hazır olduğunuzda paylaşmak, uzmanın doğru çerçeveyi kurmasına yardım eder.
- Seans aralarını boş geçirmek: Değişim çoğunlukla seans dışında olur. Önerilen küçük denemeleri yapmamak süreci uzatır.
- Uyumsuzluğu konuşmadan bırakmak: Uzmanla anlaşamadığınızı hissediyorsanız bunu dile getirmek, sessizce görüşmeleri bırakmaktan çok daha verimlidir.
- İlaç gerektiren durumu yalnızca konuşarak çözmeye çalışmak: Ağır depresyon gibi durumlarda psikiyatri hekiminin değerlendirmesini atlamak, iyileşmeyi geciktirebilir.
- Kendi kendine tanı koymak: İnternetteki testler ve videolar fikir verebilir ama tanı yerine geçmez.
Ne zaman psikiyatri hekimine başvurmalı?
Günlük işlevlerinizi belirgin biçimde bozan, haftalardır süren ya da giderek ağırlaşan belirtiler varsa ilk adım olarak bir psikiyatri hekimine başvurmanız önerilir. Hekim tanı koyar, gerekiyorsa ilaç tedavisini planlar ve psikoterapi için yönlendirme yapar. Psikolojik destek, hekimin planladığı tedaviyle birlikte de yürütülebilir.
- Kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme düşünceleri
- Haftalarca süren yoğun mutsuzluk, isteksizlik ve uyku ya da iştah değişiklikleri
- Gerçeklikle bağın zayıfladığını düşündüren deneyimler, örneğin başkalarının duymadığı sesler duymak
- İşe, okula gidememe ya da ev işlerini sürdürememe gibi belirgin işlev kaybı
- Alkol ya da madde kullanımının kontrolden çıkması
Psikolojik danışmanlık görüşmesi için nasıl başvurabilirsiniz?
Yaşadığınız zorluk bir hastalık tanısı gerektirmiyorsa ve iş, ilişki, ebeveynlik ya da yaşam dönemi geçişleri gibi alanlarda destek arıyorsanız psikolojik danışmanlık iyi bir başlangıç olabilir. Psikolog Burak Uysal, Serdivan'daki ofisinde ve uygun durumlarda online olarak yetişkinlerle, çocuk ve ergenlerle, ebeveynlerle ve ailelerle görüşür. Yetişkinlere yönelik görüşmelerin nasıl yürüdüğünü yetişkin psikolojik danışmanlığı sayfasında bulabilirsiniz.
Görüşme planlamak için randevu talep formunu doldurabilir ya da 0554 125 42 23 numaralı telefondan ofisimize ulaşabilirsiniz. Formu doldurmak bir ödeme yükümlülüğü doğurmaz; ofisimiz sizi arayarak uygun gün ve saati birlikte planlar.
Sıkça sorulan sorular
Terapi ne kadar sürer?
Süre, yaşanan zorluğa, hedeflere ve kullanılan yaklaşıma göre değişir. Belirli bir soruna odaklanan yapılandırılmış yaklaşımlar birkaç ay sürebilirken, köklü ilişki örüntülerine odaklanan çalışmalar daha uzun soluklu olabilir. İlk değerlendirme görüşmelerinden sonra uzmanınızla gerçekçi bir süre öngörüsünü konuşmanız faydalıdır.
Terapi seansları kaç dakika sürer?
Bireysel seanslar çoğunlukla 45 ile 50 dakika sürer. Çift ve aile görüşmeleri ya da ilk değerlendirme görüşmeleri biraz daha uzun planlanabilir. Görüşmelerin sıklığı genellikle haftada birdir, süreç ilerledikçe seyrekleştirilebilir.
Terapide anlattıklarım gizli kalır mı?
Evet, gizlilik psikolojik çalışmanın temel ilkesidir. Paylaştıklarınız sizin onayınız olmadan üçüncü kişilerle paylaşılmaz. Bunun istisnaları sizin ya da bir başkasının hayatının ciddi tehlikede olduğu durumlar ve yasal zorunluluklardır; bu sınırlar ilk görüşmede açıkça konuşulur.
Online terapi yüz yüze görüşme kadar etkili mi?
Araştırmalar pek çok durumda görüntülü görüşmelerin yüz yüze görüşmelere yakın sonuçlar verebildiğini gösteriyor. Ancak kriz durumları, ağır belirtiler ya da evde rahat konuşulamayan koşullar yüz yüze görüşmeyi gerektirebilir. Ayrıntılar için online görüşme işe yarar mı rehberine bakabilirsiniz.
Terapist ile psikolog aynı şey mi?
Hayır. Türkiye'de “terapist” yasal bir meslek unvanı değildir. Psikolog, psikoloji lisans mezunudur; psikoterapi yetkisi ise klinik psikolog ve psikiyatri uzmanına aittir. Bir uzmanla çalışmadan önce diplomasındaki unvanı sormanız en doğrusudur.
Terapiye gitmek için sorunun çok ağır olması mı gerekir?
Hayır. Pek çok kişi ağır bir ruhsal bozukluk yaşamadan, yalnızca hayatındaki bir zorlukla daha iyi baş etmek için destek alır. Sorun büyümeden destek almak çoğu zaman süreci kısaltır ve kolaylaştırır.
Terapide ilaç verilir mi?
Psikologlar ve klinik psikologlar ilaç yazamaz. İlaç tedavisi yalnızca hekimler, ruh sağlığı alanında çoğunlukla psikiyatri uzmanları tarafından planlanır. Bazı durumlarda psikoterapi ile ilaç tedavisi birlikte yürütülür; bu karar hekimle birlikte verilir.
Uzmanımla anlaşamıyorsam ne yapmalıyım?
Önce bu duygunuzu bir sonraki görüşmede açıkça dile getirmeyi deneyin; çoğu zaman bu konuşma sürecin kendisi için de değerlidir. Uyumsuzluk sürüyorsa başka bir uzmana geçmek tamamen olağandır ve iyi bir uzman bu kararı saygıyla karşılar.
Acil bir durumdaysanız kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa hemen 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun. Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi yerine geçmez.

Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu. Serdivan'daki ofisinde çocuklar, ergenler, ebeveynler, yetişkinler ve çiftlerle psikolojik danışmanlık görüşmeleri yürütür.
